Sosyal medyanın yükselişiyle birlikte, aktivizm de giderek güçlenmeye başlamış durumda. Sokağa çıkıp haklarını savunmaya çekinen, üşenen veya zaman ayırmayan kişiler artık sosyal medya üzerinden organize oluyor ve yaşadıkları dünyayı bu kanalla değiştirmeye çalışıyorlar. Tüm dünyada yapılan bir anket çalışmasının sonuçlarına göre, sosyal aktivist olarak tanımlanan gençlerin oranı 2010’da %38 düzeyindeyken şimdi ise %70’i geçmiş durumda.
TBWA tarafından gerçekleştirilen anketin sonuçları enteresan veriler ortaya koyuyor. İnfografik haline getirilerek sunulan verilere göre, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya kanallarının sosyal aktivizm üzerine etkisinin her geçen gün arttığı ortaya çıkmakta. Örneğin 20 – 29 yaşa aralığındaki gençlerin %50’sinin sosyal meselelere vakit ayırdıkları, yine her 3 gençten 1’inin sosyal meseleler konusunda şirketlerin takındıkları tavra göre alış veriş alışkanlıklarını düzenledikleri (boykot etmek veya özellikle tercih etmek gibi) görülüyor. TBWA’nın anketine göre genç aktivistlerin %60’ını da bayanlar oluşturmakta.
Söz konusu ankete göre, 20 – 28 yaş aralığındaki gençlerin en çok önem verdikleri sosyal meseleler sırasıyla eğitim kalitesi, eğitim imkanları, kanser, obezite, okur yazarlık, sağlık hizmetlerine erişim imkanı, enerji tasarrufu ve ifade özgürlüğü. Tüm bu meselelerde genç aktivistlerin ilgi oranları %75 – 80 arasında değişmekte. Yani Twitter ve Facebook sayesinde okumayan, öğrenmeyen, fikir sahibi olmayan silik bir kuşak yetiştiği iddiaları ne kadar gerçekçi tekrar düşünmek gerekiyor. TBWA’nın yaptığı çalışma tamamen gönülülük esasına dayalı bir anket olması nedeniyle sonuçların tamamıyla gerçeği yansıttığını düşünmek saflık olur. Ancak en azından durum sanıldığı kadar içler acısı da gözükmemekte.
[1]-TBWA’nın 2012 Social Activizm Anket Sonuçları



Kaynak : 