WikiLeaks’in kurucusu Jullian Assange, bazı ülkelerin aktif olarak internet iletişim takibi yaptıklarını ve Google ile Facebook gibi şirketlerin bu konuda devletlere yardımcı olduklarını ileri sürdü. Ekvador’dan siyasi sığınma hakkı elde eden ve son 5,5 aydır Londra’daki Ekvador Büyükelçiliği binasında yaşayan Assange, Rus kanalı RT’ye verdiği röportajda büyük teknoloji şirketleriyle ilgili endişe verici iddiaları bir kez daha gün yüzüne çıkartmakta.
Assange, söz konusu röportajda pek çok devletin siber casusluk faaliyeti yaptığına inandığını söylerken, böyle bir faaliyeti tek tek bireyler üzerinden yapmaktansa geniş kitleler için yapmanın daha ucuz ve kolay olacağını açıklıyor. Assange internet iletişimi takibinde DPI (Deep packet Inspection) yönteminin giderek yaygınlaştığını söylüyor. Wikileaks kurucusu örneğin AMESYS adlı Fransız firmanın bunun için geliştirdiği “Eagle” adlı ürüne dikkat çekerken bu ürünün Suriye Hükümeti’ne de satıldığını anlatıyor. AMESYS hakkında bu nedenle Fransa’da geçtiğimiz aylarda bir soruşturma başlatılmıştı.
Julian Assange, günümüzde hükümetler tarafından gerçekleştirilen internet takibinin DPI ile de sınırlı kalmadığını düşünüyor ve verdiği röportajda Facebook, Google gibi şirketlerin hükümetlere bu konuda yardımcı olduklarına inandığını belirtiyor. Google ve Facebook’un kamuya yararlı birer firma olarak işe başladıklarını ancak hükümetler ile de (özellikle ABD hükümeti) yan projeler geliştirdiklerini ifade eden Assange, günümüzde sıklıkla tekrarlanan bir komplo teorisinin gerçekten de var olabileceğine işaret ediyor. WikiLeaks kurucusu, Google ve Facebook’un şu anda istihbarat örgütleri için bulunmaz nimetler sunduğu görüşünde.
Elbette Assange’ın bu konuda tüm söyledikleri, henüz kanıtlamamış iddialardan oluşmakta. Ancak, NSA ile Google’ın 2010 yılında bir işbirliğine gitmiş olmaları ve bu işbirliğinin kapsamının “ulusal güvenlik” gerekçe gösterilerek açıklanmıyor oluşu şüpheleri arttırmakta. Google, 2010 yılında Çin’de siber saldırıya uğradıktan sonra bazı ABD resmi kurumları ie irtibata geçtiklerini ve işbirliği yürüttüklerini açıklamıştı. NSA ise söz konusu işbirliğini ne doğruladı ne de yalanladı. Bilgilendirme Yasası çerçevesinde konuyla ilgili bilgi talep eden Elektronik Mahremiyet Bilgi Merkezi’nin (EPIC) çabaları ise mahkeme tarafından reddedildi.



Kaynak : 