Türkiye’de, “Mutlak Yoksulluk” oranı düşüyor. 2010 yılında Türkiye’de 2.15 doların altında gelirle yaşayan kişi sayısı % 0.21 iken 2011’de bu oran % 0.14’e indi. Günde 4.30 doların altında gelirle yaşayanların oranı 2010 yılında yüzde 3.66 iken 2011’de bu oran % 2.75’e geriledi.
Bu veriler, ayda 64 TL’nin altında geliri olan 10 bin 600; 129 TL’nin altında geliri olan 212 bin kişinin bulunduğu anlamına geliyor. Kır ile kent yoksulluğu arasında derin bir uçurumun olduğu belirtiliyor. Kentlerde 4.30 dolar bir gelirle geçinenlerin oranı % 0.94’e inerken bu oran kırsal kesimde % 6.83 oldu.
Diğer yandan asgari ücret için asgari ücret için zam pazarlıkları başladı. İşçi, işveren ve devleti temsil eden taraflar Ankara’da biraraya geldi. Tespit Komisyonu, yeni asgari ücreti oy çokluğuyla belirleyecek. İşyerleri, asgari ücretle çalıştırdıkları kişilere bu meblağın altında bir ödeme yapamayacak.
Mevcut durumda, 16 yaşından büyük bekar işçi brüt 940, net 739 TL alıyor. 16 yaşından küçük işçiler ise brüt 805, net 643 TL ücret alıyor. DİSK, Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası’na bir çağrıda bulunarak “Asgari Ücret Çalıştayı” düzenledi. Türkiye’de toplam 16 milyon ücretli çalışanın olduğunu ifade eden Dev Sağlık-İş Sendikası Başkanı Arzu Çerkezoğlu, buna karşılık asgari ücretin, mevcut durumda 1000 TL’nin üzerinde açıklanan açlık sınırının altında bir meblağa tekabül ettiğine dikkat çekiyor. Devletin açıkladığı verilere göre ücretli çalışanların yüzde 47’sinin asgari ücretli olduğunu söyleyen Çerkezoğlu, bu çalışanların ailelerinin de hesaba katılması halinde toplamda 40 milyon insanın durumdan doğrudan etkilendiğinin düşünülmesi gerektiğini söylüyor.
Kayıt dışı ekonomi nedeniyle asgari ücrete dahi ulaşamayan kayda değer oranda bir kitlenin olduğunu ifade eden Çerkezoğlu, bu nedenle asgari ücretin belirlenmesinin tahmin edildiğinden fazla kişiyi ilgilendirdiğini belirtiyor. Asgari ücret tespitinin, devletin toplumla yaptığı en büyük sözleşme olduğunu söyleyen Çerkezoğlu, asgari ücret belirlenme sürecinin daha demokratik bir çerçevede yapılması gerektiği temennisini dile getiriyor.
Diğer yandan, Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası’nın dillendirdiği, son günlerde kamuoyunda oldukça ses getiren sağlık çalışanlarının neden sendikalı olmaları gerektiği konusuna resmi web sitesinde açıklık getiriliyor. (1) Sağlık hizmetlerinin giderek daha fazla ticarileştirildiği belirtilen paylaşımda, bir taraftan kamu hastanelerinde devlet memurluğu sona erdirilirken diğer yanda taşeronlaşmanın hem özel, hem de kamu işletmelerinde yaygınlaştığına dikkat çekiliyor.
(1) Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası

Kaynak : 