Rusya, internet yönetim hakkının tüm ülkelere verilmesi konusunda geri adım attı. Dubai’de yapılan ITU toplantısında daha önce bir öneri sunan ve BM üyesi tüm ülkelerin internet üzerinde söz sahibi olabilmeleri gerektiğini savunan Rusya, batılı ülkelerden gelen tepkiler sonrasında geri adım atmak durumunda kaldı. Ancak benzer başka tasarıların olduğu ve bu meselenin henüz kapanmadığı uyarısı yapılıyor.
ITU’nun Dubai’deki Genel Kurul toplantısı devam ediyor. Toplantının en önemli gündem maddesi en son 1988’de yani internet henüz yaygın anlamda kullanılmaya başlamamışken yapılan düzenlemelerde yapılması planlanan değişiklikler. Kuşkusuz bu düzenlemeler tüm dünyayı yakından ilgilendiriyor.
Toplantıda 3 cephenin oluştuğu konuşuluyor. İlk cephe ABD, Kanada ve bazı Avrupa ülkelerinin bir araya gelmesi ile oluşuyor ve mevcut internet regülasyonlarının aynı şekilde kalmasını savunuyor. Rusya, Çin ve pek çok Arap ülkesi ise internet kontrolünün tüm ülkeler arasında eşit bir biçimde dağıtılmasını istemekte. Ancak bu talep sansüre neden olacağı gerekçesiyle tepki çekmekte. 3. ve son cephe ise, ITU yani BM’nin regülatif anlamda daha etkin bir rol oynamasını isteyen ülkelerden oluşmakta.
Bu cephelerin görüşleri ve teklifleri ITU toplantılarında gözden geçiriliyor. Şimdiye dek en fazla tartışma yaratan teklif, Rusya’nın verdiği düzenleme teklifiydi. Bu teklif sayesinde her ülkenin internet yönetimi ve kontrolü üzerinde söz sahibi olabilmesini sağlıyordu. Ancak gerek ifade özgürlüğü endişeleri, gerekse de batılı ülkelerin baskıları sonuç verdi ve Rusya bu tartışmalı öneride geri adım atmak zorunda kaldı.
Buna karşın, söz konusu öneriye karşı çıkan delegasyon heyetleri, bunun sadece yanıltıcı bir manevra olabileceği uyarısını yapıyorlar. ABD heyetinin başını çektiği gruplar, Rusya’nın verdiği teklife benzer pek çok teklifin söz konusu olduğunu ve Cuma günü ITU toplantısı sonuçlanana kadar benzer tekliflerin masaya gelebileceğini açıklamaktalar. ITU toplantılarında genellikle oy çokluğu değil, oybirliği geçerli olmakta. Ancak baskılar bazen sonuç vererek oybirliği olmadan da sonuç alınabilmesini sağlamakta. Örneğin DPI konusundaki öneride Almanya’nın çekincelerine ve itirazlarına rağmen ITU, bu teknolojinin kullanılmasını standartlara bağlayarak onaylamıştı.



Kaynak : 