Turkcell hissedarları için bugünün son derece kritik bir gün olduğunu, zira Çukurova Grubu ile Altimo arasındaki anlaşmazlık konusunda İngiltere’deki Tahkim Mahkemesi’nin (Privy Council) bir karar açıklayacağını dün yazmıştık [1].
Bugün gerçekleşen gelişme ise gerek dış, gerekse iç basında farklı yorumlara neden oldu. Mahkeme beklenen açıklamayı [2] yaptı ama özetlersek, mahkeme “ne şiş yansın, ne de kebab” dedi. Yani bir yanda Altimo’nun rehinli Turkcell hisselerine el koymakla bir suç işlemediğine zira Çukurova Grubu’nun Altimo’ya kredi ödemeleri esnasında en az 1 kez temerrüde düştüğüne hükmetti. Ama diğer yandan Çukurova’nın kötü niyetli olmadığını, krediyi ödemeye çabaladığını belirterek, temerrüde düşme olayını “teknik temerrüd” olarak yorumladı ve bu nedenle de, Çukurova’nın bu hisseleri geri alabilir olabileceğine karar verdi.
Privy Council bugün açıklanan kararında[3], Altimo tarafından el konulan Turkcell hisselerinin rehin durumunun kaldırılması için, bir takım incelemeler yapılması gerektiği belirtiliyor. Dolayısıyla düğüm henüz çözülmüş değil.
Bu çelişki ise, haber organlarında farklı yorumlarla yer buldu. Öyle ki, Habertürk gün içinde üstüste yazdığı haberlerde kendi kendisini yalanlarken, Reuters ile Foxnews birbirinin zıddı yorumlar yaptılar.
Mahkeme yaklaşık 50 sayfalık karar metninde davanın nasıl ortaya çıktığı ve kendi önlerine gelmeden önce gelişen süreçleri de özetliyor[2].
Basın Açıklamaları Karmaşaya Yol Açtı
Tahkim Mahkemesi tarafından alınan karar “şuraya da, buraya da” modunda olduğu ve karar internete biraz geç düştüğü için, bugün yine iki hissedar arasında bir basın açıklaması savaşı yaşandı.
Dolayısıyla net olmayan Privy Council kararı ve de bu kararın internete geç düşmesi sonucunda, ortakların basın açıklamaları ile haber yazan pek çok yayın organı önce “Turkcell’de davayı Ruslar kazandı” yazdılar ancak sonrasında ise tam aksine “Turkcell’e Türk kalma yolu açıldı” şeklinde manşetler atmak durumunda kaldılar.
Bu karışıklığa yol açan basın açıklamaları ise şöyleydi:
Önce Altimo’nun Basın Açıklamasını verelim;
Bugün verdiği karar ile, Privy Council Mahkemesi Cukurova’nin Altimo ile yapmış olduğu kredi sözleşmesini ihlal etmiş olduğunu ve Altimo’nun Turkcell hisselerini haciz yoluna gitmesinin hukuka uygun olduğunu hükme bağlayarak, Altimo’nun Çukurova’nın Turkcell’deki hisselerine el koymasını onaylamıştır.
Privy Council Mahkemesi’nin kararına göre, “Çukurova’nın, Altimo’nun ileri sürdüklerinin yanlış olduğunu gösterme çabalarına rağmen, Altimo’nun iddialarını haksız çıkaracak herhangi bir delil bulunamamıştır.”
Mahkeme ayrıca Çukurova’nın Altimo’nun kötü niyetli olarak hareket ettiği iddialarını da reddetmiştir. Bu meselede söz konusu olan teminatın özel bir durum teşkil etmesini de göz önünde bulundurduğunda, Privy Council Mahkemesi Çukurova’ya, “hisselere el konulması durumunun kaldırılması” olanağını tanımaya karar vermiştir. Bu olanağın uygulanmasının hangi şartlarda olabileceği hakkındaki detaylara Privy Council Mahkemesi yakın bir gelecekte karar verecektir.
Altimo’nun Başkan Yardımcısı Evgeny Dumalkin, “Altimo’nun, Çukurova’nın Altimo ile taraf olduğu kredi sözleşmelerine ilişkin olarak defatle temerrüde düştüğüne dair değerlendirmesini teyid eden Privy Mahkemesi kararı bizi tatmin etmiştir. Turkcell’e uzun süredir zarar veren bu ihtilafın nihai olarak çözülmesini ivedilikle bekliyoruz.” demiştir.
Çukurova’nın Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden yaptığı basın açıklaması ise şu şekildeydi :
Londra’daki Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi (Privy Council) Turkcell’de ortak hakimiyet hakkı veren hisselerin mülkiyetine dair Çukurova Grubu ile Rus Alfa Grubu arasında yaklaşık 6 yıldır devam eden davada nihai kararını Çukurova lehine verdi.
Çukurova, 2005 yılında Alfa’nın verdiği bir kredi karşılığında, Turkcell’de dolaylı sahiplik sağlayan hisselerini Alfa’ya rehin vermişti. Alfa 2007 yılında açtığı davada Çukurova’nın kredi sözleşmesi çerçevesinde temerrüde düştüğünü ve bunun sonucunda sözkonusu hisselere el koyduğunu iddia etmişti. Britanya Virjin Adaları ilk derece mahkemesi 2010 yılı Mayıs ayında, herhangi bir temerrüt halinin sözkonusu olmadığına, dolayısıyla Alfa’nın el koyma iddialarının geçersiz olduğuna karar vermişti. Doğu Karayipler Temyiz Mahkemesi 2011 yılında bu kararı bozmuştu.
Davayı nihai temyiz mercii olarak 2012 yılının Ekim ayında dört gün süren bir duruşma ile gören Privy Council (İngiltere’deki en yüksek temyiz mahkemesi) Çukurova lehine karar verdi.
Privy Council, 30 Ocak 2013 tarihli kararında, Alfa’nın öne sürdüğü teknik temerrüt iddialarından bir tanesinin gerçekleştiğini ancak bu temerrüdün bilinçli olmadığını ve Alfa’ya herhangi bir zarar vermediğini belirtti ve Çukurova’nın krediyi geri ödeyerek hisseleri geri alma hakkına sahip olduğuna hükmetti. Mahkeme hisseler üzerindeki rehnin çözülmesinin nihai şartlarını henüz belirlemedi.
Privy Council, ayrıca kararında, Alfa’nın 2005 yılındaki kredi işlemine sözkonusu Turkcell hisselerini ele geçirme amacıyla girdiğini ve Çukurova’nın krediyi geri ödemesini engellemek için bilinçli olarak adımlar attığını da teyit etti.”
155 – 950 Milyon $ Nedir?
Karmaşa yaratan bir diğer konu da, Çukurova’ya bir tazminat ödeneceği şeklindeydi. Bu konuda bazı yayın organlarında belirtilen ifade şu şekilde;
- “Mahkeme, Çukurova’ya ödenecek tazminat miktarının asgari 155 milyon dolar olacağını, miktarın 955 milyon doları bulabileceği belirtildi.”
Oysa Tahkim Mahkemesinin orjinal karar metninde şöyle deniliyor:
“The judge accepted that if it had been established that ATT had formed the opinion that the Award and its announcement satisfied clause 17.16, it could not have been challenged. This finding was not surprising in light of the evidence that damages payable as a result of the Award were likely to exceed $155m, and quite possibly be as much as $950m”
Burada atlanan konu; yukarıda bahsedilen “Judge”ın Privy Council
hakimi olmadığı gerçeği. Privy Council söz konusu maddede daha önce BVI’da görülen Yüksek Mahkeme kararını açıklıyor. Oradaki “Award” sözcüğü de Çukurova’ya verilecek bir ödül veya tazminat değil.
Tam aksine, “Award” denilen şey TeliaSonera’nın yine 2007 yılında Çukurova aleyhine açtığı davada Cenova tahkim mahkemesinin %52,91 oranındaki Turkcell hisselerinin 3,1 milyon Dolar karşılığında Telia’ya devri ile ilgili.
Yani kararda anlatılanlara göre, olay şöyle gelişmiş:
- Alfa Çukurova’ya kredi vermiş. Sonra bu kredi ödemelerinden birisinde temerrüt yaşanmış. TeliaSonera, Çukurova aleyhine bir dava kazanınca, bu davanın sonucunda Çukurova’nın 155 milyon Dolar ile 950 milyon Dolar arasında bir zarara uğrayacağı değerlendirilmiş.
Alfa grubu da bunun üzerine hem temerrüde düşen, hem de 950 milyon Dolar zarara uğrayacak bir firmanın kendilerine kredi ödemesi yapamayacağından endişe duyarak, paranın tamamını geri istemiş. Çukurova’ya da “ya paranın tamamını hemen öderseniz ya da rehinli hisselere el koyarım” demiş.
Buna karşın Çukurova zaman istemiş ve 8 gün sonra da ödemesini gerçekleştirmiş. Ama Alfa çok geç kaldıklarını ve rehinli hisselere el koyduklarını söyleyerek, ödemeyi kabul etmememiş[5]. Olayın teknik temerrüd olarak tanımlanan detayı da budur. Ortada bir tazminat konusu yok.
Alfa’nın parasını geri istemesi konusunu değerlendiren ve isminin belirtilmesini istemeyen bir uzman, Alfa ile TeliaSonera’nın 2007’de gizlice anlaşmış olabileceklerini, TeliaSonera’nın (arka planda Alfa ile anlaşarak) Çukurova’yı sıkıştırmaya çalışmış olabileceğini (temerrüde düşürme veya 950 milyon Doları bulabilecek borç yüküne sokma) yorumu yapıyor. Bu da olaya bir başka bakış açısı. 2 büyük ortağın 2010 kasımında Stockholm’de yapılan bir basın toplantısında, Rusya ve Turkcell’deki varlıklarını ortak yönetmek için bir şirket kuracakları açıklamasını da hatırlarsanız[6], bu yorum akla uygun gelebilir.
Diğer Ortak TeliaSonera Ne Diyor?
Konuyu Turkcell’in diğer büyük ortağı TeliaSonera’ya da sorduk. TeliaSonera Eurasia Genel Müdürü Erim Taylanlar, Privy Council kararının Çukurova ve Altimo’yu ilgilendirdiğini ve konunun direkt muhatabı olmadıkları için bir açıklama yapmayacaklarını söyledi. Bununla birlikte Taylanlar, Turkcell’de Yönetim Kurulu’nu girdiği açmazdan kurtaracak her adımın önemli olduğunu vurguluyor. Taylanlar, Privy Council söz konusu rehinli hisseler konusunda bugün net bir karar (kimin lehine olursa olsun) açıklasaydı sürecin hızlanmış olacağını ve kendilerini daha mutlu edeceğini söylüyor ancak şimdi yaşanan gelişmenin de en azından bir adım atılması açısından olumlu olduğunu belirtiyor.
Bundan Sonra Ne Olabilir?
Sonuç olarak Privy Council, net bir biçimde rehinli hisselerin Alfa’ya veya Çukurova’ya verilmesi gerektiğini söylemiyor. Mahkeme, Altimo’nun “kredi ödemeleri temerrüde düştü ve ödemeleri hızlandırdık” savını kabul ederken, Çukurova’ya kredi borcunun tamamını ödeme ve rehinli hisseleri alma şansı tanınmadığını söylüyor. Şimdi geriye dönük incelemeler ve hesaplamalar yapılacak.
Ondan sonra hisselerin ve Çukurova’nın Turkcell içindeki konumu daha net ortaya konulmuş olacak. Bu konuyu önümüzdeki bir kaç gün içinde daha detaylı analiz edeceğiz.
[1]-Turkcell Hissedarları İçin Privy Council’in Kritik Karar Günü Yarın
[3] Tahkim Mahkemesinin Basın Açıklaması
[4] Habertürk : Turkcell’de Davayı Kim Kazandı?



Kaynak : 