VI. Türkiye’de İnternet Konferansı’nda siyasi partilerin internet’e bakışı da ele alındı. Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Tuğrul Türkeş, konuşmasında, “Siyaset, toplumun yaşayışını düzenlediği için çağa uygun fikirleri tanzim etmelidir. Siyasetçiler elektronik ortamı algılamada toplumun çok gerisinde kaldı. Siyasi partilerin internette birer siteleri var. Buradan propaganda yapıyorlar. Bu bir makyaj konusu. Çağı nasıl atlayacaksınız? Bilgisyar kullanmayı bilmeyen genel başkanlarla mı?” Türk siyasetinin belirli hamleler yaşadığını ifade eden Türkeş, sanayi, turizm, tekstil, ihracat hamlelerinin yerine son 4-5 yılda bugünün önceliği olmadığını ileri sürdü: “Hükümet para politikalarıyla, paraya takla attırarak günü kurtarıyor. Oysa, bu dönemde Türkiye’yi kalkındıracak konu bilgi teknolojileri. Gelecekte kalkınabilmenin zemini bilgi teknolojilerine yönelik insan yetiştirmek. Bilgi toplumunda pazar konumundayız, üretici olmalıyız. Güneydoğu Asya, Hindistan nasıl kalkınıyorsa ABD nasıl Avrupa’nın önündeyse Türkiye’nin de bu konuya öncelik vermesi lazım. Siyasetçiler genel başkanından il, ilçe başkanına kadar bilgisayar kullanabilmeli.”
ANAP’lı Ali Talip Özdemir de konuşmasında internet kullanıcılarının sayısında artışlar olmasına karşın sıkıntılar bulunduğunu acil eylem planına ihtiyaç olduğunu söyledi: “Dünyada 400 milyon internet abonesi var bizde bu rakam 1 milyon. Dünyada 20 milyon web sayfası var, bizde 15 binle sınırlı. Devlet telekomu elinde bulunduruyır, sımsıkı tutuyor. Hiçbir şey yapmıyır. Parlamentoda bir ekip oluşturulmalı? Bilişm Bakanlığı kurulmalı, statüsü bilişimciler tarafından oluşturulmalı. Çin’de bile böyle bir bakanlık var. Bir sahibinin olması bu işe ivme kazandırır. Bir devlet bakanı bu işle görevlendirilebilir. E – Avrupa gelişiyor, konunun yetkilileri e – Türkiye’yi devreye soksunlar. Teknoloji devrimini kaçırdık, bilgi toplumunu yakalayabiliriz.”
Liberal Demokrat Parti adına konuşan Tayfun Candan, internetin yazılı ve görüntülü basına üstün bir teknoloji olduğunu enformasyon bombardımanına karşın internetin doğruyu bulmada önemli bir araç olduğunu vurguladı: “İnternet bireysel düşünce ve davranış özgürlüğü sağlıyor. Bilgi ve enformasyon aracı olarak ekonomiye canlılık getiriyor.”
DYP adına konuşan siyasi parti temsilcisi “Türkiye’nin yeni binyılda olmak ya da olmamak idiasının sıkı takip edilip edilmemesiyle ilgili bu konu. Dünya enformasyon teknolojisinde öne geçme yarışında. Türkiye’de öncelikle kısa ve uzun vadeli ciddi bir bilişim politikası geliştirilmesi gerekiyor. Tüm partilerin konsensüsü ile AB’ye girmek için yapılması gerekenler gibi bu sektörde de planımızın olması gerekiyor. 57. Hükümet AB Lizbon Toplantısı’ndan sonra ne yaptı? 2000 yılı sonuna kadar okullara bilgisayar oyacağız. 2002’de öğretmenler bilgisayarla eğitim yapacak, 250 öğretmen yetişecek yeterli insanımız var mı? 25 bin kişi gerekiyor bu hedefleri tutturmak için. Bütçe seferberlik bütçesi gibi ama bu alana ayrılmış kaynak yok. Japonya 8.1 milyar dolar ayırmış biz o kadar olmasa da somut hedefler için kaynak ayırmalıyız. Bakanlık bir an once kurulmalıdır. Hedef yarıştan kopmamak, öne geçmek olmalıdır. Bakanlık hantallaşma getirir, bürokrasi işleri yavaşlatır deniliyor. Her işin bir sahibi olmalı. Türkiye’de internet penetrasyonu yüzde 1.69 çok yavaş olan bu gelişme hızlandırılmalı. Aynı oran ABD’de yüzde 52, Avustralya’da yüzde 50. Bakanlık teknoparkları teşvik yasaları çıkartmalı, bilgi ekonomisinin altyapısını oluşturmalı. Banker. Banka faciası gibi internet faciası yaşanmaması için gereken adımların önceden atılması gerekiyor.”
ANAP’lı Mustafa Taşar, konuşmasında sanayi toplumunu yakalamak için 50 yıl çabalayan Türkiye’nin bilgi toplumuna ayak uydurmakta gecikirse daha ağır bir bedel ödeyeceğini söyledi: “Bilim ve teknolojideki üstünlük ülkelerin refahtan alacakları payı belirleyecek. Toplumun bilgi toplumu projesine destek ve ilgisini sağlamalıyız. İnternetin günlük hayatta kullanımını arttırmalıyız. Yeniliğe olan direnci kırmalıyız. Gündem internete taşınmalı. Kamu hizmetleri, belediye hizmetleri, pasaport, vergi, beyanname gibi uygulamalar internete taşınmalı. Böylece toplumun desteği için ilk adım atılmış olur. Kamu, özel sektör, üniversite, siyasi irade elbirliğiyle bilişim politikası belirlenmeli. Bilişim Şurası düzenlenmeli kararlar alınıp, uygulama takvimi oluşturulmalı. İnternet erişim ücretleri sınırlanmalı. Yazılım devi Hindistan’ın 1 milyın yetişmiş bilişim personeli var. İnsan gücü ihtiyacı karşılanmalı. Donanım, yazılım uzmanlarının önündeki engeller kalkmalı, beyin göçü önlenmeli. Vatandaşın bilgisayar sahibi olması için yüzde 17 KDV kaldırılmalı. İnternet café’ler yasaklarla engellenmemeli. MEB’e bağlı 45 bin okul var Dünya Bankası projesiyle 2000 yılı sonuna kadar 2 bin bir başka ihale ile 3 bin okul internete bağlanabilecek. Bu 9 okuldan birinin bilgisayarlaşması demek. Bu oranın artırılması gerekiyor.”



Kaynak : 