Bu makalenin
- ilk bölümünde Tanımlar ve Giriş konusunu buraya tıklayarak
- ikinci bölümünde “Fikri Hukuk Bakımından Dijital Eserlerin Korunması” konusunu buraya tıklayarak
- üçüncü bölümünde, Dijital Oyunları Eser Olarak Değerlendirilmesi konusunu buraya tıklayarak
okuyabilirsiniz.
B.Eser Sahibinin ve Oyuncuların Hakları Açısından Güncel Sorunlar
1.Çeviriler : Dijital oyunların yaygınlığı ve özellikle online oyunlara erişimin kolaylıkla sağlanabiliyor olması, yaratılan oyunların farklı dillere çevrilmesi gereğini doğurmuştur. Çeviri hakkı, Bern Sözleşmesinin 8. maddesi uyarınca,
“Bu sözleşme ile korunan edebiyat ve sanat eserlerinin sahipleri özgün eserleri üzerindeki hakların koruma süresi içinde, eserlerin çevirilerini yapmak ya da yapılmasına izin vermek hususunda inhisari hak sahibidir.”
şeklinde tanımlanmaktadır.[29]
Kara Avrupası hukuk sisteminin benimsediği bu yöntemden farklı olarak, çeviri hakkı Türk hukukunda ayrık olarak tanımlanmamakla birlikte, FSEK md. 6 kapsamında tercümeler işlenme eser olarak sayılmaktadır. Bu durumda, dijital oyunların lokalleşmesi esnasında yine FSEK md. 6 uyarınca “İşleyenin hususiyetini taşıyan işlenmeler, bu kanuna göre eser sayılır.” denmekte, bir bakıma tercüme yapan kişinin de işlenme eser sahibi olarak bir takım haklara sahip olabildiği sonucu doğmaktadır.
Bize göre de, dijital oyunlarda yapılan tercümeler (oyun metninin, senaryosunun diğer dillere çevrilmesi vb.) işleme eser niteliğini haiz olup, tercüme yapan kişi de bu eseri üzerinde mali ve manevi haklara sahip olacaktır.
2.Oyuncunun yaptığı geliştirmeler: Mevcut bir eserden ilham alınarak ve işleme eser sahibinin hususiyetini taşıyan eserler işleme eser sayılmaktadır. Oyuncu tarafından geliştirilen oyun mekanizması ve karakter orijinallik taşıyan bir eser niteliği taşıyamaz. Zira, bilgisayar programını oluşturan yazılımın kodlarında bu seçeneklerin doğuracağı her türlü ihtimal önceden yaratılmıştır. Dolayısıyla, oyuncunun herhangi bir telif hakkı iddiasında bulunması mümkün değildir.
Belli sayıda senaryo her oyun için önceden belirlenmiştir. Oyuncunun bu senaryoların gerçekleşmesini sağlayacak seçimler yaparak, geliştirmelerde bulunması oyuncuyu yaratıcı bir pozisyona yerleştirmekten ziyade, sadece oyun için işlevsel hale getirmektedir[30]. Nitekim farklı yargılama alanlarında verilmiş mahkeme kararları da bu görüşü destekler niteliktedir. 1982 tarihli Georgia yerel mahkemesi kararında da belirtildiği üzere[31]; Oyun içindeki görüntü sekansları her ne kadar oyuncu tarafından seçilebiliyor olsa da, bu görüntüler oyunun devreleri içinde önceden belirlenmiş olarak bulunmaktadır[32]. Bu düşünceden yola çıkarak, oyuncu aslında bir makina veya alet olarak değerlendirilebilir[33].
Oyun içindeki görüntü sekansları, oyuncunun seçim yapmasından önce dahi oyunun programındaki mikro-devrelere ve hafıza kartlarına (ROM) yerleştirilmiş bulunmaktadır. Oyunun oluşturulmasındaki yazılım sürecini ve dijital oyunun programcısı ile yayıncı firma arasında genel olarak akdedilen istisna sözleşmelerini incelediğimizde, kurulan bu sözleşmesel ilişki neticesinde dijital oyun üzerindeki tüm mali hakların genel olarak yayıncı şirkete devredildiği görülmektedir. Eğer ki, oyuncu herhangi bir şekilde işlenme eser sahibi olarak sayılmış olsa bile, yapımcı firmalar fazladan önlem almak amacıyla genellikle dijital oyunlara erişimin sağlanması için, son kullanıcılara bir kullanıcı sözleşmesi imzalamayı şart koşmaktadırlar. Bu sözleşme, şüphesiz ki, kullanıcının işlenme eser sahibi olarak kabul edildiği durumda, aynı anda taahhüt ve tasarruf işlemlerinin gerçekleşmesini sağlayan bir mali hakları devri sözleşmesi niteliğinde olacaktır[34].
Ancak, yukarıda da izah ettiğimiz gibi, dijital oyununun yazılımının içerisinde yer alan unsurları bir araya getirerek oyunun içerisinde bir geliştirme işlemi yapan, örneğin bir savaş oyununda kendi seçtiği saç modeli, kıyafet, silah vb. nüanslardan oluşan bir “savaşçı karakteri” yaratan oyuncunun, yapmış olduğu bu “geliştirme” zaten yazılım sürecinde öngörülmüş ihtimallerden sadece biri olduğundan ve oyuncunun hususiyetini taşımadığından[35], herhangi bir telif hakkından (özellikle de eser sahibinin manevi hakkından) bahsetmek mümkün değildir. Bu nedenle, yapımcı firmaların “önlem” mahiyetinde yapmış oldukları bu kullanıcı sözleşmelerinin FSEK’na uygunluğu konusunda da herhangi bir tartışma bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, bu sözleşmeler ile oyuncular, oyunun karakterlerini, senaryosunu vb. özelliklerini değiştiriyor olsalar bile herhangi bir fikri hak talebinde bulunmalarının önüne hukuken geçilmiş olacaktır[236]. Buna rağmen, kullanıcı tarafından oluşturulan içeriğin hukuka aykırılığından yine şahsen kullanıcının sorumlu olduğu neredeyse mutabakatla kabul edilmektedir[37].
Bu makalenin devamında “Eser Sahibi ve Oyuncuların Hakları Açısından Güncel Sorunlar” konusuna devam edeceğiz.. buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
[29] BEŞİROĞLU, Akın, Düşünce Ürünleri Üzerinde Haklar, 1999, s.99.
[30] STAMATOUDI, s. 471.
[31] Atari v. North American Philips Consumer Electronics Corp., 672 F. 2d 607 (7th Cir. 1982).
[32] McKENNA, Patricia K., Copyrightability of Video Games: Stern andAtari 14 Loy. U. CHI. L.J., 1983, s. 391, 405,
[33] CULLER, Mary P., Copyright Protection for Video Games: The Courts in the Pac-Man Maze, (1983-1984), s. 559-60.
[34] TÜYSÜZ, Mustafa, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Çerçevesinde Fikri Haklar Üzerindeki Sözleşmeler, Ankara, 2007, s. 75-76.
[35] Hirsch, eser kavramının bu özelliğini çok aydınlatıcı bir biçimde açıklamaktadır: “Herkes tarafından vücuda getirilemeyen, yani bir özelliği haiz bulunan ürünler korunmaya layıktır ve ancak bunlara eser niteliği verilebilir.” Bkz. HIRSCH, Ernst, Hukuki Bakımdan Fikri Say, C. 2, İstanbul, 1943, s. 12.
Nitekim, Beşiroğlu da eserin bu yönünü, yukarıdaki durumu açıklığa kavuşturacak şekilde şöyle ifade etmektedir: “O eserin önceden bilinmeyen, yeni ve tümüyle özgün bir düşünce ortaya koyması zorunludur.” Bkz. BEŞİROĞLU, Akın, Düşünce Ürünleri Üzerine Haklar, Ankara, 1999, s. 36-37.
[36] KAYNAK KOÇ, Selva, Telif Hakları Yönünden Oyun Hukuku, 2012, http://kumanda.tv/p/telif-haklari-yonunden-oyun-hukuku/ (Erişim tarihi: 08.05.2012).
[37] TEVETOĞLU, Mete, İstanbul Barosu Fikri Mülkiyet Sempozyumu, 27/04/2013.



Kaynak : 