Ne demiştik; ülkemizde artık ARGE bilinci oluşmaya başladı ama marka haline gelmiş ve aranan ürünler yapmak için daha işin başındayız. ARGE yapmak yetmiyor, araştırılan ve geliştirilen konunun, hayatta kalması ve yararlı olmasının şartı ticarileşebilmesi. ARGE yapan firmalar, şimdi bunlarla karşılaşıyorlar. Önlerinde yarattıkları ürünleri yurtiçinde ya da yurtdışında pazara yerleştirebilmenin çeşitli zorlukları bulunuyor.
ARGE konusunda uzun yıllardır, çok uluslu bir telekom üreticisinin (Nortel) temsilcisi olarak, ülkemizde ya da başka ülkelerde satılan ürünlerin ARGE’sini yaparak elde ettikleri tecrübeyi, bugün bir Türk şirketi olarak sürdüren Netaş’ın kıymetli yöneticisi Öner Tekin’in ICT 2013 konferansında dikkatle aktardığı –ama üzerinde çok düşünülmeyen– önemli hususlar var.
Tekin gayet güzel ARGE yapmamıza karşın, kendimize güvenimizin olmadığına işaret ediyor. Bunu hem yapan firma, hem öğrenci ya da çalışan düzeyindeki mühendisler, hem de satın alması beklenen özel ya da kamu kuruluşlarında gözlemlediği anlaşılıyor. Durum böyle olunca da, yani kendi malına güvenen bir ülke olmayınca da bunu yurtdışına yansıtmak, bazen Türk yöneticileri bile olsa yabancı firmalara satmak mümkün olmuyor anlaşılan.
turk-internet.com’un düzenlediği ICT 2013 konferansında aktarılan bu konuyu şimdi konferansa katılamayan turk-internet.com okuyucuları için yayınlıyoruz.
Bu söyleşinin ilk 2 bölümünü ;
- Öner Tekin : ARGE Konusunda Sektör Kendisine İnanmıyor Henüz – 1
- Öner Tekin : 50 Kişilik Projeyi Türkiye’de 19 Mühendisle Gerçekleştirdik, Türk Mühendisliğinin Kalitesi Yüksek – 2
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu son bölümde Öner Tekin’e yapılması gerekenleri sorduk;
turk-internet.com: Evet NETAŞ yılların firması, çok sayıda mühendis var içinde. Yaptıkları çalışmaları da biliyoruz. Öner Bey peki AR-GE sonucunda geliştirilen ürünün telif hakkı, patenti, markası, pazarlaması gibi konular var. Orada bir eksik var mı? Nedir eksiklikler?
Öner Tekin: Kesinlikle eksikliklerimiz var. Bu eksiklikler çok temel eksiklikler. Para kazanmak için, ürün çıkarmak için ve bunu dünyaya pazarlamak için temel eksikliklerimiz var. Türkiye’de hâlâ marka bilinci, patentleme, telif hakları bilinci çok oturmuş değil. Bu nedenle de yapılan birçok ürün ticarileştirilemiyor, devamı getirilemiyor, bir kez yapılmış proje olarak maalesef rafa kaldırılıyor. STK’larda tartıştığımız, konuştuğumuz en önemli maddelerden biri de bu.
Bizim bu bilinci arttırmamız lazım. Bir patent nasıl alınır, fikri mülkiyet hakları nasıl korunur, bir ürün nasıl paketlenir, bir proje nasıl ürün haline getirilir, nasıl ürün aileleri haline getirilir ve daha sonra nasıl pazarlanır; en büyük eksikliğimiz bu.
STK’lar olarak bunu da çok dile getiriyoruz, mümkün olduğunca destekleri de bu yönde yaptırmaya çalışıyoruz. Bu konuda da çalışmalar var açıkçası. İnşallah onlar da destek anlamında hayata geçtiğinde firmalarımız hem bunun bilincine, farkına varacaklar hem de bunu yapabilmek için gerekli destekleri alabilir olacaklar.
Dediğimiz gibi Türkiye’de karşılaştığımız, gördüğümüz onlarca güzel firma onlarca güzel ürün ve fikir var ama bunlar maalesef ürünleştirilemediği için atıl kalmış ve çöpe atılmış durumda.
turk-internet.com: Öner Bey siz bu röportajınızda çok farklı ve de çok önemli bir konuya değindiniz: “Kendine Güven”. Şimdi bize bu konudaki sorunları anlattınız ve tabii ki bu nasıl çözülür diye soracağız son olarak.
Öner Tekin: Bu nasıl çözülür? Bunu hakikaten başarmış firmaların- NETAŞ gibi firmaların- bunu anlatması lazım. Biz NETAŞ olarak bunu sosyal sorumluluk olarak görüyoruz ve yıllardır anlatıyoruz ve anlatmaya da devam edeceğiz. Bunu güzel örneklerle de aslında pekiştiriyoruz. Şöyle örneklerle pekiştiriyoruz, bizim Savunma Sanayi Müsteşarlığımız, Ulaştırma Bakanlığı ile birlikte bizim bu gücümüze inanıp yani Türkiye’nin bu gücüne inanıp; Türkiye’deki üç büyük firma: NETAŞ, ASELSAN ve ARGELA konsorsiyumuna dördüncü nesil haberleşme sisteminin altyapısının geliştirilmesi projesini verdi.
turk-internet.com: Ki bunu biraz daha açalım. Böyle bir proje dünyada ne durumda? Var mı örnekleri?
Öner Tekin: Dünyada örnekleri var tabii. Dünyada örnekleri dördüncü nesil haberleşme sistemleri yapan şirketler…
turk-internet.com: Ama hala üzerinde çalışılan çok yeni bir konu…
Öner Tekin: Evet tabii üzerinde çalışmalar hâlâ devam ediyor. Ve bu projeyi de bir hayata geçirirken bire bir muadilini yapmayı değil hakikaten üzerine bir şeyler koyarak, farklı frekans teknikleri kullanarak çok daha yüksek hızda çalışan sistemler tasarlamayı amaçladık. Bu ürün yerleştirme değil hakikaten bir ürünün araştırmasını ve geliştirilmesinin yapılması projesi. Bu tür örnekleri de çoğaltmak ve sektördeki herkese bağıra bağıra anlatmak lâzım. Tekrar tekrar anlatmak lâzım.
Öner Tekin : ARGE Konusunda Sektör Kendisine İnanmıyor Henüz – Noete.com
turk-internet.com: Kamunun da kendi ürünlerimizi tercih etmekte öncülük etmesi lazım.
Öner Tekin: Kesinlikle. O zaten sektörü ilerletecek, sektördeki katalizör ihtiyacını karşılayacak bir konu. Bu konuda kamu sektöründe daha fazla yerli ürün, daha fazla yerlileştirme ya da belli oranlarda yerlileştirmeyi desteklediği zaman ortaya çıkan ürünler ve bilgi birikimi ile biz çok daha fazla farklı ürünler yapıp bunu yurtdışında da satabiliriz. Bunun dolaylı ama çok önemli katkısı da zaten cari açığın da azaltılması olarak ülkeye ayrıca da fayda sağlayacaktır.
turk-internet.com: Benim sorularım bu kadar sizin başka eklemek istediğiniz, atladığımız bir konu var mı?
Öner Tekin:
turk-internet.com: Biz de bu tür konuların üzerinde özellikle bir misyon gibi duruyoruz ve biz de çok teşekkür ederiz.



Kaynak : 