Telekomünikasyon sektörünün düzenleyicisi olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), bugün yaptığı açıklamada, Türk Telekom’un sabit telefon hizmetleri alanında arıza giderme ve uluslararası kurulum sürelerinde sapma olduğunu bildirdi. Kurumdan yapılan açıklama şu şekilde;
TTAŞ’ın Sabit Telefon Hizmeti Hakkında Kamuoyu Duyurusu
Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin 2013 yılı Ocak-Şubat-Mart dönemine ait sabit telefon hizmetine ilişkin hizmet kalitesi ölçümlerinin yer aldığı hizmet kalitesi ölçüm tablosu ve tabloya ilişkin açıklama raporu incelenmiş, yapılan inceleme sonucunda; TTAŞ’ın arıza giderme ölçütüne ilişkin tüm geçerli arızaların en hızlı karşılanan %95’inin giderildiği süre verisinin en fazla 48 saat olması gerekirken, 2013 yılı Ocak ayında 86,7 saat, Şubat ayında 68, 72 saat ve mart ayında 54, 79 saat olarak, uluslararası ortalama kurulum süresi verisinin en fazla 3 saniye olması gerekirken Ocak ayında 3,28 saniye, Şubat ayında 3,41 saniye ve Mart ayında 3,90 saniye olarak gerçekleştiği görülmüştür. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
BTK, telekomünikasyon firmalarının hizmet kalitesini denetliyor ve
“Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi” Yönetmeliğinin 9’uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İşletmecinin bir raporlama döneminde hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin bir veya daha fazla hedef değeri sağlayamaması durumunda, işletmeci yazılı olarak uyarılır ve ilgili raporlama döneminde hizmet kalitesi yükümlülüklerini yerine getirmediği Kurum internet sayfasında bir ay süreyle duyurulur.”
hükmünü uyguluyor.
Özelleştirmenin İnsan Boyutu
BTK’nın ocak ayında da benzer bir “arıza sürelerine uymama” açıklaması olmuştu. Peki bu durum nerden kaynaklanıyor? Özelleştirmenin başladığı 2005 kasım sonrasında, şirketin eleman sayısı hızla azaltıldı. Bu azaltılmaya yönelik bazı eleştiriler var.
Özelleştirme hareketlerinin başlaması öncesinde 72.000’lere tırmanan eleman sayısı ile (ki toplam çalışan maliyetinin 1 milyar $ civarında olduğu hesaplanıyordu) Türk Telekom bir hayli hantal durumdaydı. Devlet şirketi iken rekabet olmadığı için de, fazlalık eleman maliyetini — diğer maliyetler gibi– zam yaparak, vatandaşın cebinden karşılıyorlardı.
Ancak serbestleşmenin başladığı 2004 yılında Türk Telekom sabit telefon tarifelerinde %80 indirim yapıldı. Dolayısıyla da bu eleman maliyetini taşıyamayacak hale geldi. Eleman sayısı 2005 kasımında 54.000’e ve ondan sonra kademeli olarak bugün 20.000’lerin altına kadar düşürüldü.
Buraya kadar normal; Ancak uzmanlara göre –Ülkemizde Özelleştirmelerin İnsan Kaynakları Boyutu[1]– başlıklı yazımızdan da göreceğiniz üzere, bu eleman sayısı indiriminin çok planlı yapılmadığı ve hangi elemanların elde tutulmasının tespiti bir yana bazı çok gerekli teknik elemanların da tasfiye edildiği ve yerlerine tecrübesiz gençler alındığı düşünülüyor.
Türk Telekom ya da Ziraat Bankası gibi özelleştirmelere dikkatle bakıldığında, devletin sadece günü kurtarmaya yönelik– basit önlemlerle yetindiği –örneğin elemanların bir kısmını sözleşmeli kapsama geçirerek tasfiye edilebilir hale getirdiği– ve ne yazık ki, olayın derinlemesine ele alınmadığı ve örneğin eski bir insan kaynakları müdürünün Genel Müdürlüğü üstlendiği bir dönem de var olmasına karşın, tasfiyenin rastgele yapılmasının bugünlere gelinmesine yol açtığı yorumu yapılıyor.
[1] Ülkemizde Özelleştirmelerin İnsan Kaynakları Boyutu



Kaynak : 