Birleşmiş Milletler’in 6 ay sessiz kaldıktan sonra nihayet ABD istihbarat örgütü NSA ve İngiliz istihbarat örgütü GCHQ hakkında soruşturma açmaya karar vermesi [1], sadece basında değil kamuoyunda da ilgi çekti. Aralarında Türk yazarlar Yaşar Kemal, Murtahan Mungan, Orhan Pamuk gibi isimlerin yanı sıra İzlandalı sanatçı Björk gibi isimlerin de bulunduğu 500’ün üzerinde yazar ve sanatçı BM’ye çağrıda bulunarak uluslar arası dijital hakların belirlenmesi için bir açık mektup kaleme aldılar.
Tüm dünya, Edward Snowden tarafından ortaya çıkartılan NSA teknik takip ve izleme skandalı konusundaki sıcak gelişmeleri takip etmeye devam ediyor. Bu ortamda, aralarında Nobel Edebiyat Ödülü alan 5 ismin de bulunduğu 500’ün üzerinde aydın ise ortak bir metne imza vererek BM’nin bir an önce olaya müdahil olması ve uluslar arası geçerliliği olan bir dijital haklar sözleşmesi hazırlaması gerektiğini açıkladılar. Yazarlar her bir insan için kişisel verilerinin ne ölçüde toplanabileceği, depolanabileceği ve işlenebileceğine karar verme hakkı talep ederek devletlerin imzalayacağı ve sadık kalacağı bir dijital haklar sözleşmesi için çağrıda bulunuyor.
Nobelli yazarlar Orhan Pamuk, J.M. Coetzee, Elfriede Jelinek, Günter Grass ve Tomaz Tranströmer’in yanı sıra Umberto Eco, Margaret Atwood, Don DeLillo, Daniel Kehlmann, Nawal El Saadawi, Arundhati Roy, Henning Mankell, Richard Ford, Javier Marias, Björk, David Grossman, Arnon Grünberg, Angeles Mastretta, Juan Goytisolo, Nuruddin Farah, João Ribeiro, Victor Erofeyev, Liao Yiwu and David Malouf’un gibi yazarların imza verdikleri metin, change.org üzerinde bir imza kampanyasına da [2] dönüştürülmüş durumda ve dün açılan imza kampanyası yalnızca 1 gün içinde 89.000’in üzerinde imza toplamayı başardı. Dijital Çağda Bir Demokrasi Savunması adını alan imza kampanyasının tam metni şu şekilde:
- Gözetleme, özel alan ihlalidir ve düşünce ve ifade özgürlügünü tehlikeye sokar.
- Kitlesel gözetleme her bir vatandaşı potansiyel şüpheli olarak görür. Tarihi miraslarımızdan biri olan masumiyet karinesini alt üst eder.
- Gözetleme, devlet ve şirketler gizlilik içinde hareket ederken bireyi şeffaf kılar. Gördüğümüz gibi bu güç sistemli olarak kötüye kullanılır.
- Gözetleme hırsızlıktır. Bu bilgiler kamu malı değildir: bize aittir. Davranışlarımızı öngörmek için kullanıldığında, başka bir şeyden yoksun bırakılırız: demokratik özgürlüğün olmazsa olmazı olan hür irade ilkesi.
“Kitlesel gözetlemelerin son aylarda arttığı bilinen bir gerçek. Devlet, bir kaç tık ile cep telefonunuza, emailinize, sosyal ağlarınıza ve internette yaptığınız aramalara ulaşılabiliyor.
Politik eğitimlerinize, eylemlerinize ulaşılabiliyor. İnternet şiirketlerinin işbirliği ile bilgileriniz toplanıyor ve depolanıyor, böylece yapacağınız tüketim ve alışkanlıklarınız öngörülebiliyor.
Bireyin dokunulmaz bütünlüğü demokrasinin temel taşıdır. İnsan bütünlüğü bedenin ötesindedir.
Bütün insanların düşüncelerinde, kişisel çevrelerinde ve iletişimlerinde gözetlenmeme ve rahat bırakılma hakkı vardır.
Bu temel insan hakkının içi, kitlesel gözetleme amacı ile, teknolojik gelişmelerin devletler ve şirketler tarafından kötüye kullanımı yoluyla boşaltılmış, hükümsüz kılınmıştır.
Gözetleme altında olan biri artık özgür değildir; gözetleme altında olan bir toplumda ise demokrasi yoktur. Demokrasinin geçerliliğini sürdürebilmesi için, demokratik haklarımız gerçek alanda olduğu kadar sanal alanda da uygulanmalıdır.
Herkesin, demokratik vatandaşlar olarak, kişisel verilerinin yasal yollardan hangi ölçüde ve kimler tarafından toplanabileceğine, saklanabileceğine, işlenebileceğine karar verme; bu verilerin nerede saklandığı ve nasıl kullanılacağı hakkında bilgi sahibi olma; verilerin yasal olmayan biçimlerdetoplanması durumunda silinmesini sağlama HAKKINA SAHİP OLMASINI TALEP EDİYORUZ.
TÜM DEVLETLERİ VE ŞİRKETLERİ bu haklara saygılı olmaya davet ediyoruz.
TÜM VATANDAŞLARI bu haklarını korumaya çağırıyoruz.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİ dijital çağda insan haklarının korunmasının önemini kabul etmeye ve Uluslararası Dijital Haklar Beyannamesi oluşturmaya davet ediyoruz.
TÜM DEVLETLERİ bu anlaşmayı imzalamaya ve bağlı kalmaya davet ediyoruz.”
[1]- BM, Snowden İfşaatları Nedeniyle Amerikan ve İngiliz İstihbarat Birimleri Hakkında Soruşturma Açıyor
[2]- Dijital Çağda Bir Demokrasi Savunması İmza Kampanyası



Kaynak : 