TelecityGroup Türkiye Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Emre Narin ile söyleşimizin son bölümüne, kaldığımız yerden devam ediyoruz. Önceki bölümleri;
- Emre Narin : Sadece Hosting’i Satın Alan Telecity Group 3,5 Milyar Pazar Değeri olan Bir Firma – 1
- Emre Narin : Çok Uluslu Veri Merkezi Firmalarının Dünya Yatırımları Milyar $ Düzeyinde – 2
- Emre Narin : Kamu Veri Merkezinin Yapı Maliyetinden Önce Operasyonel Maliyetine Bakmak Lazım – 3
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Bir önceki bölümde Narin’e Devletin kamu kurumları için oluşturmayı düşündüğü “ortak veri merkezi” konusundaki yorumlarını sormuştuk. Bu soruya verdiği cevaba kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Emre Narin : Benim hep söylediğim bir şey var, iki şeyin maliyeti dünyada ve Türkiye’de hiçbir zaman azalmayacak. Bir tanesi arsa maliyeti. Siz bir veri merkezi dizayn ettiğiniz zaman binlerce metrekare bir alanı önümüzdeki yirmi, otuz yıl kullanacağınızdan bahsediyorsunuz. Dolayısıyla o veri merkezinin maliyeti arsa maliyeti çok ciddi bir boyutta olacaktır.
İkincisi enerji maliyeti. Dünyada ve Türkiye’de hiçbir zaman enerji fiyatları düşmeyecek. Bunu en iyimser bakış açısıyla bile önümüzdeki otuz, kırk senede enerji maliyetlerinin artacağını öngörüyor bütün dünya. Dolayısıyla siz çok enerji harcayan bir veri merkezi dizayn ettiyseniz, önümüzdeki otuz sene boyunca da bunun masraflarına katlanmak zorundasınız.
Hep söylediğimiz bir şey var, mesela yine bir örnek vereyim size. Türkiye’deki en iyi dizayn edilmiş veri merkezinde elektrik utilization oranı ikinin üzerindedir. Bu şu demek: siz enerjiyi efektif kullanmıyorsunuz. Oysa Facebook’un yaptığı data centerların, örneğin İsveç’te, PUE değeri 1.1. Yani siz neredeyse bütün enerjiyi geri dönüşümle sağlıyorsunuz demek.
Şimdi buradaki maliyete yirmi seneyle baktığınız zaman operasyon maliyetine çok ciddi bir boyuta geliyorsunuz. Yapım maliyetinin çok daha üstüne çıkıyorsunuz. Dolayısıyla bunların hepsine Türkiye’de önümüzdeki dönemde veri merkezi dizayn edecek, tasarlayacak herkesin, devlet dahil, çok önemsemesi gerekiyor. Çok iyi tasarlaması ve çok iyi yapması gerekiyor. Dolayısıyla da bunu tabii ki kendisinin yapmaması gerekiyor. Aslında sorunuzun cevabı buraya çıkıyor.
turk.internet.com: Veri Merkezleri sektöründe 2014 ve 2015’de ne bekliyorsunuz? Türkiye’de ve dünyada..
Emre Narin: Türkiye’de yavaş yavaş sektörleşme bekliyorum. Türkiye’ye veri merkezi yatırımcılarının daha fazla girmesini bekliyorum. Türkiye çok önemli bir ülke. Seksen milyon nüfustan bahsediyoruz. Bugün kırk milyonunun genç nüfus olduğundan bahsediyoruz. Az önce söyledim, Facebook’u en çok kullanan dünyadaki üç ülkeden biriyiz. Çok aktif olarak kullanan bir ülkeyiz. Otuz dört milyon bugün internet bağlantısına sahip insan sayımız. Bunu önümüzdeki üç ila dört sene içinde çok daha fazla büyüyeceğini de öngörebiliyoruz.
Dolayısıyla Türkiye’de veri merkezi ihtiyacının ve veri merkezi sağlayıcılarının hem nicelik olarak hem nitelik olarak önümüzdeki üç dört sene içinde çok ciddi artmasını bekliyorum. Dünyadaki gelişmelerde aslında şunu tanımlamak lazım. Bugün dünyada internete bağlı device sayısı altı milyar civarında. 2016-2017 projeksiyonu ‘İnternet Of Things’ dedikleri internete bağlı diğer cihazları da kattığınız zaman on sekiz milyar adetten bahsediliyor. On sekiz milyar cihazın, ki bunlardan sadece altı, yedi milyarının tabletler, bilgisayarlar olduğunu düşünün, geri kalan bütün cihazlarla birlikte datanın çok daha fazla barınma ihtiyacı olacağını çok rahatlıkla öngörebiliyorsunuz.
Burada en önemli konu dijital hub’ların ortaya çıkacağı gerçeği! Türkiye’nin bunlardan biri olması İstanbul’un bunlardan biri olması için aslında yapılması gereken adımlar çok belli. İstanbul çok gözde ve gündemde bir şehir. Ama potansiyel olmaktan çıkıp reel olması için yapılması gereken adımların, atılması gereken adımlar olduğuna inanıyorum. Yoksa çok acı bir şekilde bunu Dubai’ye veya Sofya’ya kaptırıyor olacağız.
Aslında bunun çok iyi irdelenmesi lazım. Bugün Sofya, İstanbul’a dört, beş saat uzaklıkta arabayla gidilecek bir yerden bahsediyoruz, Kapıkule’den geçtiğiniz zaman size o kadar cazip imkânlar sunuyor ki. Bugün dünyada içerik sağlayıcılarının hepsi inanın benim son yedi ayda görüştüğüm bütün kurumlar şunu söylüyor, “İstanbul’un çok ciddi bir potansiyeli var, İstanbul’un ve Türkiye’nin çok ciddi bir ekonomik kalkınma potansiyeli var, ancak bize sağladığı imkânlara baktığınız zaman bizim için Sofya veya Dubai Türkiye’den çok daha cazip ve bir adım önde” diyorlar. Bunu değiştirmemiz lazım.
Biraz önce konuştuğumuz Akamai gibi içerik sağlayıcılarının Türkiye’ye gelmesi için daha fazla özendirici yapılar kurmamız lazım. Gerçekten Telecity Türkiye olarak son yedi ayda tahmin ediyorum, otuzun üstünde yabancı firmayla görüştüm. Ama sadece bizlerin çabaları yeterli değil bu konuda.
turk.internet.com: Çok teşekkür ederiz!
Emre Narin: Ben teşekkür ederim.
Telecity Group – Emre Narin – Veri Merkezlerinin Geleceği from Noete.com on Vimeo.

Kaynak : 