Hatice Kalyoncu: Teknolojiler arasındaki en önemli fark, doğrulama işlemlerinin nerede yapıldığıdır. Örneğin K!M pozitif cihazımızda, doğrulama cihaz üzerindedir. Morpho sensörü, kendi özel algoritmasıyla kriptoladığı şablonu kendi içerisinde (sensör üzerinde) açabilmektedir. Bu da veri şablonunun, en kötü senaryoda, yetkisiz kişilerin erişimi söz konusu olsa bile hiçbir şekilde kullanılamayacağı anlamına gelir.
Son dönemde biyometri uygulamaları tüm dünyada ilgi odağı olmuş durumda. En basit biyometri uygulamalarından birisi olan parmak izi okuma teknolojisi, iPhone 5S ve Samsung Galaxy S5 cihazlarda bile kullanıma sunulmuş durumda. Ancak biyometrinin asıl kullanım alanı hastaneler, hava alanları ve sınır kontrol sistemleri gibi çok daha kapsamlı projeler.
Sosyal Güvenlik Kurumuna üye olan hastaların özel hastanelerde muayenesinde problemleri önlemek için başlatılan “parmak” ya da “avuç içi” damar okuma yoluyla kimlik tanıtımı işlemi ne durumda bakmak istedik. Bu uygulamanın 4 tarafı var: SGK, özel hastaneler, cihaz ve yazılım tedarikçileri ve hastalar. Daha önce özel hastaneler tarafında bir yazı hazırlamıştık [1]. Şimdi işin cihaz ve yazılım tedarikçileri tarafına eğiliyoruz. Bu konuda hizmet veren Ölçsan Kurumsal İlişkiler Yönetmeni Hatice Kalyoncu’yla görüştük.
turk-internet.com: Avuç içi ya da parmak damarı okuma arasında ne turlu farklar var?
Hatice Kalyoncu: Avuç içi ya da parmak damarı biyometrileri, ikisi de damar biyometrisi alınmasına dayanır. İster avuç içi ister parmak damar biyometri cihazlarının hepsinin kullandıkları yazılım ve donanım bileşenleri farklıdır ve bu farklılık güvenlik ve başarı değerlerini etkiler.
Avuç içi veya parmak damar biyometri cihazlarında görülen alan farkıdır. Avuç içi daha büyük bir alanda çalışır. Ancak bilinmelidir ki; biyometri verimliliği ve güvenilirliğinin kullanılan yüzey alanın genişliği ile ilgilisi yoktur, sadece kullanıldığı yerlerde daha çok yer kaplar. Örneğin, K!M pozitif’te yüksek nitelikli biyometrik veri alınabilmesi için en gelişmiş kameralar kullanılır.
Teknolojiler arasındaki en önemli fark, doğrulama işlemlerinin nerede yapıldığıdır. Örneğin K!M pozitif cihazımızda, doğrulama cihaz üzerindedir. Morpho sensörü, kendi özel algoritmasıyla kriptoladığı şablonu kendi içerisinde (sensör üzerinde) açabilmektedir. Bu da veri şablonunun yetkisiz kişilerin erişimi söz konusu olsa bile hiçbir şekilde kullanılamayacağı anlamına gelir. Morpho sensör üzerinde çift ARM9 işlemci bulunmaktadır. Oysa diğer teknolojilerde doğrulama işlemleri cihazın bağlı olduğu bilgisayar veya istemci üzerinde yapılabilir.
Biyometride başarı, daha çok üreticinin bir biyometri firması olup olmamasına, saha tecrübesinin seviyesine dayalı olarak da ortaya çıkmaktadır. Çünkü tüm bunlar teknolojinin gelişimine bire bir etki eden kavramlardır. Biyometride dünya Lideri olan Morpho 50 yılı aşkın bir süredir ve 100’ün üzerinde ülkede kimlik, pasaport, sağlık projelerinde yer almış bir firmadır.
turk-internet.com: Hastanelerdeki yazılım ve donanımın uygulamalarında sorun yaşanıyor mu? Ne tür sorunlar yaşanıyor?
Hatice Kalyoncu: SGK BKDS projesinde biyometrik cihazlar, hastane sisteminden ve yazılımlarından bağımsız çalışan bir uygulama olduğu için sorun yaşanmamaktadır. Biz ürün verdiğimiz yerler de bu tarz bir sorunla hiç karşılaşmadık.
Ancak hemen belirtmek isteriz ki, hastane yazılım ve donanımlarıyla ilgili olmasa da; K!M pozitif, kullanıcılara her türlü bilgilendirme mesajını cihaz üzerinde ve bilgi fişleriyle vermektedir.
turk-internet.com: Test süresi sizce yeterli miydi, testler esnasında ne gibi sorunlarla karşılaşıldı?
Hatice Kalyoncu : Aslında burada farklı iki test süresi var. Projeye ilk giren firmanın test süresi 1,5 yıldı. Sonradan projenin rekabete açılmasıyla projede yer alan firmalar için bu kadar uzun bir test süresi olmadı. Bazı firmalar için 3 ay, bazısı için 1 aydan az süreler söz konusu oldu. Asında biz çok da fazla bir test süresine ihtiyaç duymadık. Ölçsan olarak işi biliyoruz, 16 yıllık bir biyometri tecrübesi söz konusu, ürünümüz zaten bizden de tecrübeli. K!M pozitif ’in sensör üreticisi olan çözüm ortağımız Safran Morpho, 50 yılı aşkın bir biyometri firması olup yüksek saha tecrübesine sahip. 100’ü aşkın ülkede ulusal kimlik, sağlık, biyometrili pasaport ve AFIS projeleri gerçekleştirmiştir.
Bu anlamda en büyük proje, Hindistan’da halen uygulaması süren şu an yaklaşık 650 milyon kişinin on parmak, iris ve yüz biyometri verilerinin alındığı projedir. Düşünün böylesi bir tecrübeye sahip bir sensör üretici ile bir aradayız. Ama elbette işleyişin tanımlanması ve oturması için zamana ihtiyaç duyuluyor.
turk-internet.com: Avuç içi okuma ve damar okuma uygulamaları sadece hastanelerde mi geçerlidir yoksa başka kullanım alanları var mıdır? Örnek verebilir misiniz?
Hatice Kalyoncu: Özellikle 11 Eylül olaylarından sonra, dünya genelinde biyometrik sistemler daha fazla önem kazandı. Biyometrik pasaportlar başta olmak üzere, ulusal ve kurumsal kimlik doğrulama sistemlerinde biyometri kullanımı artış gösterdi. Yoğun kullanımla birlikte, biyometrik sensörün ergonomisi, sistemin genel hassasiyeti (FAR, FRR vb.) ve performansı gibi değişik kriterler daha fazla dikkate alınmaya başlandı.< Geçiş Kontrol, sınır kontrol, e-devlet ve bankacılık bu teknolojiyi en fazla kullanan alanlar. Geçiş Kontrol, Personel Devam Kontrol Sistemleri: Biyometrik geçiş kontrol projeleri, yaklaşık 20 yıl önce başarılı bir şekilde uygulanmaya başlandı. Biyometrik doğrulama, kötü amaçlı kullanımı azaltmakta ve güvenliği artırmaktadır. Dünya genelinde birçok kamu ve özel sektör kuruluşu, çalışanlarına geçiş kontrol hakkı verebilmek için, biyometri ve akıllı kart kullanmaktadır. Personel Devam Kontrol Sistemlerinde ise biyometri kullanımı ile çalışma performansı ve devamlılık, hassas olarak hesaplanabilmektedir. Devlet Uygulamaları: Emniyet kurumları suçluları takip etmek amacı ile yüzyılın başından beri parmak izi yöntemlerini kullanmaktadır. Zamanla bu sistemler elektronik yapılara dönüşmüş – AFIS (Otomatik Parmak İzi Tanıma Sistemi) adını almış ve 100 milyon adet üzerindeki kayıtlar arasındaki sorgulama hızı 1 saniyenin altına çekilebilmiştir. Yine aynı şekilde, emniyet ve askeri amaçlı sistemler dışındaki sivil uygulamalar ile, ulusal kimlik, seçim sistemleri, ehliyet belgeleri için biyometri teknolojileri kullanılarak vatandaşlara daha güvenli, suistimal ve sahtekarlıkları önleyen birçok yeni servis sağlanmıştır. Sağlık sektöründeki suistimal ve sahtekarlıkları engellemek amacı ile yine benzer biyometrik kimlik doğrulama sistemleri devreye alınmıştır. Bankacılık sisteminde biyometri kullanımı ise gittikçe yaygınlaşmaktadır.Bankacılık sistemlerinde kart veya PIN yerine sadece biyometri kullanarak işlemlere hız kazandırılırken aynı zamanda banka müşterilerinin birden fazla şifreyi aklında tutması veya hatırlayamaması gibi sorunları ortadan kaldırmaktadır. Bu sistemler sağladıkları yüksek güvenlik sayesinde de kopyalanamadıkları için hem müşteri hem de banka açısından verimli çözümler olmaktadır. Bankalarda biyometri kullanılarak müşterilere ATM ler, bankolar ve POS cihazları ile ulaşılmaktadır. ÖLÇSAN, ATM ve POS lar üzerinde özel ve entegre çözümler geliştirmiş ve bunları patentlemiştir. Benzer biyometri çözümleri, bankaların kendi personellerinin bilgi sistemlerine girişi, uygulamalara erişimi, güvenli mesaj gönderme ve dosya şifreleme amaçlı da kullanılmakta ve banka içerisinde güvenlik oranını yükseltmektedir. Banka içi kullanımlarda, tek tip veya çoklu biyometri ile hem geçiş kontrol hem de bilgisayar sistemlerine erişim güvenli olarak sağlanmaktadır. Biyometrik sistemleri kullanan bankacılık sektörü, sahtekarlık ve kimlik hırsızlığına karşı daha başarılı bir kimlik yönetimi çözümüne sahip olmaktadırlar. Sınır Kontrol sistemleri : Seyahat edenlerin, taşıdıkları kimlik belgeleri ile uygunluğunun kontrolünde kullanılmakta ve değişik ülkeler tarafından, parmak izi, iris, yüz tanıma gibi değişik yöntemlerin biri veya birkaçı kullanılmaktadır. Güvenlik kriterlerinden ödün vermeden, artan seyahat trafiği en önemli sonuçlardan… Mülteci ve oturum müsadesi gibi konular ile vize işlemlerinde de aynı şekilde güvenliği en yüksek seviyeye çıkarmakta ve kontrolü kolaylaştırmaktadır. turk-internet.com: Dünyada bu alanda nasıl bir sektör gelişmiş durumda (iş hacmi, sektörün parasal büyüklüğü, yaygın olan ülkeler gibi) ?
Hatice Kalyoncu:11 Eylül 2001 saldırılarından sonra global olarak havacılık sektörü ve güvenliğin gerektiği tüm diğer sektörlerde biyometrik çözümler ön plana çıktı. Havacılık sektörü çalışanları, seyahat eden yolcular, e-devlet uygulamalarına erişim, mobil, sağlık ve bankacılık uygulamaları önde gelmektedir. Fiziksel geçiş projelerinde de biyometrili kullanım artmıştır.
Öncelikle ABD, Avrupa ve Uzak Doğuda yaygın olarak kullanılan biyomerik ürünler, ülkemizde de T.C. Kimlik Kartı Projesi ile ivme kazanacaktır. 2015 yılında biyometrik unsurların da üzerinde yer aldığı akıllı kart pazarı 5 Milyar USD’ı aşması beklenmektedir. Diğer taraftan 2-3 yıl içerisinde mobil biyometri pazarının 1 Milyar USD’ın üzerine çıkacağı, sonrasında çok hızlı bir büyüme görüleceği ve 2020 yılında biyometri pazarının 25 milyar dolar civarında olması bekleniyor.

Kaynak : 