Utku Ünal: 2006 yılında geliştirilmiş olan Avuç İçi Damar Tanıma sistemi mevcut biyometrik teknolojiler içinde en güvenilir olanıdır. Damar tanıma işlemi, el üzerinde bulunan deri altı damar görüntüsünün alınması işlemi ile başlamaktadır. Alınan görüntü üzerinden ana damar hatları ayrılır ve özellik çıkarma algoritması uygulanarak her kişi için belirleyici bir şablon oluşturulur. Avuç İçi Damar Tanıma sensörü yaklaşık olarak 7200 mm2 gibi bir alanda tarama yapmaktadır, tarama işleminin son derece hızlı olması ve herhangi bir temas gerektirmemesi üst seviyede hijyen sağlamaktadır.
Son dönemde biyometri uygulamaları tüm dünyada ilgi odağı olmuş durumda. En basit biyometri uygulamalarından birisi olan parmak izi okuma teknolojisi, iPhone 5S ve Samsung Galaxy S5 cihazlarda bile kullanıma sunulmuş durumda. Ancak biyometrinin asıl kullanım alanı hastaneler, hava alanları ve sınır kontrol sistemleri gibi çok daha kapsamlı projeler.
Sosyal Güvenlik Kurumuna üye olan hastaların özel hastanelerde muayenesinde problemleri önlemek için başlatılan “parmak” ya da “avuç içi” damar okuma yoluyla kimlik tanıtımı işlemi ne durumda bakmak istedik. Bu uygulamanın 4 tarafı var: SGK, özel hastaneler, cihaz ve yazılım tedarikçileri ve hastalar. Daha önce özel hastaneler tarafında bir yazı hazırlamış[1] ve ardından bu alan hizmet veren Ölçsan firması ile görüşmüştük [2]. Şimdiyse bu konuda hizmet veren bir diğer şirket olan Fujitsu firmasının Türkiye Servis Direktörü Utku Ünal’la görüştük.
turk-internet.com: Avuç içi ya da parmak damarı okuma arasında ne türlü farklar var?
Utku Ünal: 2006 yılında geliştirilmiş olan Avuç İçi Damar Tanıma sistemi mevcut biyometrik teknolojiler içinde en güvenilir olanıdır. Damar tanıma işlemi, el üzerinde bulunan deri altı damar görüntüsünün alınması işlemi ile başlamaktadır. Alınan görüntü üzerinden ana damar hatları ayrılır ve özellik çıkarma algoritması uygulanarak her kişi için belirleyici bir şablon oluşturulur.
Parmak Damar Tanıma, 2000 yılında geliştirilmiş olan bir teknolojidir. Parmak, okuyucu sensörün üzerine getirildiğinde, kızılötesi ışınlar aracılığı ile parmak ucunda bulunan damar haritası alınır ve veri tabanına kaydedilir, kullanıcı doğrulama yapmak istediğinde parmak damar haritası alınır ve daha önceden kaydedilmiş olan görüntü ile karşılaştırılır. Ancak soğuk havalarda, kan öncelikle parmaklardan çekilmeye başladığı için, sistemin parmağı tanıması zorlaşır. Sistem temaslı çalışmasından dolayı sıhhî değildir, kir, yağ, leke ve izlere karşı duyarlıdır. Sensörün sık aralıklarda özel bir temizlik malzemesi ile temizlenmesi gerekmektedir.
Avuç İçi Damar Tanımada ise herhangi bir temas gerektirmeksizin, elin avuç kısmına doğru yakın-kızılötesi ışınlar gönderir. Bu bölgedeki toplardamarlarda kalbe doğru akan oksijeni azalmış kan, sensörden gönderilen ışını emerek toplardamarların haritasının görüntülenmesini sağlar. Avuç İçi Damar Tanıma sensörü yaklaşık olarak 7200 mm2 gibi bir alanda tarama yapmaktadır, tarama işleminin son derece hızlı olması ve herhangi bir temas gerektirmemesi üst seviyede hijyen sağlamaktadır. Bu yüzden sensör periyodik temizliğe ve temizlik aparatına ihtiyaç duymamaktadır.
Parmak Damar tarama ise parmak açısının değişimine karşı çok hassastır. Kontrol edebildiği alan 900 mm2 gibi bir alandır.
turk-internet.com: Bu uygulamalar kişisel mahremiyet açısından bir sorun teşkil ediyor mu? Ya da kişisel mahremiyet konusunda nasıl güvenceler var?
Utku Ünal: PalmSecure biyometrik kimlik tanıma sisteminin kullandığı veri, kişinin avuç içi damar haritasıdır. Bu veri, parmak izi gibi kişinin temas ile ortamlara bırakabileceği bir veri değildir. Ayrıca alınan veri sensörden çıkmadan önce ileri bir şifreleme alagoritması ile şifrelenerek veri tabanında saklanır ve başka hiçbir yerde kullanılamaz. Bu sebeple yüksek güvenliklidir.
turk-internet.com: Hastanelerdeki yazılım ve donanımın uygulamalarında sorun yaşanıyor mu? Ne tür sorunlar yaşanıyor?
Utku Ünal: Avuç içi kimlik doğrulama sisteminin hayata geçirilmesinde çok başarılı bir süreç yaşadık. Mart sonu itibarıyla Bin 332 hastanede avuç içi kimlik doğrulama sistemi kurulmuş durumda. Özel Sağlık Hizmet sunucularından sonra sırada üniversite ve devlet hastaneleri var. Sistemin uygulanmasına baktığımızda vatandaşlarımızın ortalamada 50 saniyenin altında ilk kayıtlarını yaparken, işlem sırasında ise ortalamada 2 saniyenin altında doğrulama süresine ulaştığımızı görüyoruz. Bu durum da, kurulan sistemin hatasız, çok süratli ve yüksek güvenilirlik içerdiğini bize gösteriyor.
turk-internet.com: Test süresi sizce yeterli miydi, testler esnasında ne gibi sorunlarla karşılaşıldı?
Utku Ünal: Avuç içi damar kimlik doğrulama sisteminin tam faaliyete geçişi ile kavram testleri arasında iki yıllık bir çalışma yatıyor. Yukarıda bahsettiğimiz gibi öncelikle Özel Sağlık Hizmetleri sunucularında uygulama gerçekleşiyor, ardından üniversite ve devlet hastaneleri sırasının takip edilmesi planlanıyor. Bugüne kadar yukarıda bahsettiğimiz bin 332 hastaneye toplamda 4 bin 360 cihaz kurduk. 365 gün 24 saat üzerinden hatasız servis veriyoruz. Bu durum da, kurulan sistemin hatasız, çok süratli ve yüksek güvenilirlik içerdiğini bize gösteriyor. Kurulumların ardından yaptığımız müşteri memnuniyet anketlerinden olumlu dönüşler aldık, yüksek bir müşteri memnuniyet oranına sahibiz.
turk-internet.com: Avuç içi okuma ve damar okuma uygulamaları sadece hastanelerde mi geçerlidir yoksa başka kullanım alanları var mıdır? Örnek verebilir misiniz?
Utku Ünal: PalmSecure avuç içi kimlik doğrulama teknolojisi, şu anda dünyanın en güvenilir sistemi olarak kabul ediliyor. Bu bağlamda, yüksek güvenlik gerektiren her yerde bu sistemi hayata geçirmek mümkün. Bankaların ATM makinelerinden, savunma sanayine kadar bir çok alanda çözüm sunabiliyoruz.
turk-internet.com: Dünyada bu alanda nasıl bir sektör gelişmiş durumda (iş hacmi, sektörün parasal büyüklüğü, yaygın olan ülkeler gibi) ?
Utku Ünal: Bu soruya Fujitsu üzerinden yanıt vermek isterim. Fujitsu’nun yakın zamanda Japonya’da piyasaya sürdüğü yeni dizüstü bilgisayarı Celsius H730’da çeşitli biyometrik özellikler var. Cihazı açmak için avuç içinizi algılayıcıya doğru tutunca yazılım damarlarınızı tarıyor ve bilgisayar açılıyor. Bu örnekte de görüldüğü gibi önümüzdeki dönemde bu alanın gelişeceği öngörülüyor.

Kaynak : 