Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Kişisel Verilerin Korunması ile ilgili konferansta konuşulan konuları, düzenleyicilerden Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Yard.Doç.Dr.Elif Kuzeci’ye sorduk.
Bu söyleşinin ilk bölümünü Yard.Doç.Dr. Elif Kuzeci : Hep Önümüzdeki Sene Artık Kişisel Veriler Yasası Olur ve Bunu Tartışırız Diyoruz ama Maalesef – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Kaldığımız yerden devam ediyoruz :
Turk-internet.com : Elif Hocam, Konferansın odaklandığı Eğitim, sağlık ve sosyal medyada kişisel verilerin korunması konularını daha detaylı soracağız ama daha önce şunu soralım; Geçtiğimiz günlerde bir gelişme oldu. Anayasa Mahkemesi, BTK’nın kişisel verilerin elektronik ortamda saklanmasına dair bir yönetmeliğini iptal etti.
Neden iptal edildiğini sorduğumuz hukukçular “Bu İdare Mahkemesi tarafından açılmış bir davaydı. Anayasa Mahkemesi 2012 yılındaki Referandum ile Anayasa’ya eklenen kişisel verilerin korunması hakkını bir yönetmelik ile değil, kanun ile düzenle demek istiyor ve 6 ay da süre veriyor.” şeklinde yorumladılar. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı çerçevesinde 6 ay içinde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun çıkarılmasını bekleyebilir miyiz? Siz ne düşünüyorsunuz?
Yard.Doç.Dr.Elif Kuzeci : Şöyle; öncelikle bahsettiğiniz hukuksal süreci açıkçası biraz açmak isterim. Anayasa Mahkemesi geçtiğimiz Nisan ayında Elektronik Haberleşme Kanunu’nu yani 5830 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 51. maddesini iptal etti ama bahsettiğiniz Yönetmenlik, bu maddeye dayanarak çıkartılmış bir yönetmelikti. Dolayısıyla bu iptal, sonuç olarak Yönetmeliğin yürürlükten kalkması ve iptal edilmesini beraberinde getirecektir.
Ancak şunu da söyleyeyim, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı henüz Resmi Gazete’de yayımlanmadı. Dolayısıyla daha yürürlüğe girmedi. Bizim iptalden haberdar olmamızın nedeni Anayasa Mahkemesi’nin internet sayfasında gündemde görüştüğü konuları açıklıyor olması. Dolayısıyla aslında neden iptal ettiği konusu henüz resmiyete dökülmüş değil. Fakat bütün hukukçular herhalde bu düzenlemeye baktıkları zaman, neden iptal edildiğini kolaylıkla anlayabileceklerdir.
Aslında bu yönetmelik Anayasa’nın 20. maddesinde referandum ile kişisel verilerin korunması hakkında olmasaydı da iptal edilirdi çünkü Anayasa’nın 13. maddesine göre temel hak ve özgürlüklere ilişkin düzenlemelerin mutlaka yasa ile yapılması gerekiyor. Oysa bu Yönetmelik’e baktığımızda, bu yönetmeliğin tamamı temel hak ve özgürlüklere ilişkin ama bunun içerisinde özellikle sınırlama getiren hükümler var 13. madde dolayısıyla. Haliyle Anayasa Mahkemesi’nin böyle bir iptal kararı vermiş olması hukukçuları şaşırtmamıştır, beni hiç şaşırtmadı açıkçası.
Turk-internet.com : Çok teşekkür ederiz! Bu konuyu çok güzel açıkladınız; önemli bir konu. Özellikle biliyorsunuz İnternet Kanunu’na ilaveler getiren 6518 sayılı Kanun da hep bu özel hayatı, kişisel verileri ortaya koyuyor. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz; İnternet Kanunu’na gelen bu ilaveler, kişisel verilerin korunması açısından gerekli mi, yeterli mi, bunlar mı olmalı? Ya da Kişisel Veriler Kanunu çıksa internetteki haklarımızı daha mı iyi koruyacak?
Yard.Doç.Dr.Elif Kuzeci : Bunu açıklamadan önce, biraz önceki yanıtım yarım kaldı, onu tamamlamam daha iyi olabilir. ‘ Ne olacak peki Anayasa Mahkemesi’nin iptalinden sonra?’ Açıkçası benim beklentim, yönetmelikteki içeriğe benzer bir içerikte belki bazı düzeltmeler yapılarak kanun şeklinde yani hukuksal metin olarak yasa niteliğinde bir düzenlemenin yapılıp yapılmayacağını bilemeyiz. Yasama organı nasıl takdirini bu noktada kullanacak? Ama Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı açıkça yönetmelik ile düzenlenemeyeceğini ortaya koyuyor. Bu öncesinde de tahmin etiğimiz, bildiğimiz bir şeydi. Ben çeşitli toplantılarda bu düzenlemenin yönetmelik ile yapılmasını açıkçası kişisel olarak da eleştirmiştim, eminim başka kişiler de, hukukçular da eleştirmiştir.
Diğer düzenlemeye gelecek olursak, 5651 sayılı Yasa’da yapılan değişiklikler, özellikle yeni eklenen 9 a hükmü ‘yaşamın gizliliği hakkı’ ile ilgili. Dolayısıyla kişisel verilerin korunmasıyla da bir bağlantı kurabilmemiz mümkün. Bu iyi midir? Kişisel verilerimiz daha iyi mi korunur? Açıkçası, ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Onun düzenleme, koruma alanının orası değil, ayrı yapılacak bir kişisel verilerin korunması yasası olduğunu düşünüyorum. Ama şuna da dikkat çekmek gerek: 5651 sayılı Yasa temel hak ve özgürlükler açısından baktığımızda düşünceyi açıklama özgürlüğüyle ilgili de bir düzenlemedir. Düşünceyi açıklama özgürlüğü ile kişisel verilerin korunması ise çeşitli durumlarda çatışma halinde olabiliyor.
Turk-internet.com : Yüzyılımızın herhalde çelişkisi bu! Düşünmeyi Özgürce İfade Etmek mi? Kişisel Verilerin Korunması mı?
Söyleşinin 3cü bölümünü ve videosunu yarın yayınlayacağız.

Kaynak : 