Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Kişisel Verilerin Korunması ile ilgili konferansta konuşulan konuları, düzenleyicilerden Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Yard.Doç.Dr.Elif Kuzeci’ye sorduk.
Bu söyleşinin ;
- İlk bölümünü Yard.Doç.Dr. Elif Kuzeci : Hep Önümüzdeki Sene Artık Kişisel Veriler Yasası Olur ve Bunu Tartışırız Diyoruz ama Maalesef – 1
- İlk bölümünü Yrd.Doç.Dr.Elif Kuzeci : BTK Yönetmeliği Yürürlülükten Kalktı Çünkü Temel Hak ve Özgürlükler Mutlaka Yasa ile Düzenlenmelidir – 2
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Bir önceki bölümde, düşünceyi ifade etmenin, bazen kişisel verilern korunması ile çeliştiği noktasına gelmiştik. Kaldığımız yerden devam ediyoruz :
Yard.Doç.Dr.Elif Kuzeci : Bizim konferansta tartıştığımız bazı konulara da gelecek olursak, son dönemde çok gündemde olan ‘unutulma hakkı’ da bu açıdan değerlendirilebilir.
Dolayısıyla önemli olan, ideal olan bir dengenin sağlanması. Elbette ki internet üzerinde kişilerin özel yaşamını ihlal eden, sadece o değil, hele ki insanların birtakım mahrem görüntülerinin yer aldığı, insanların bilmesini istemeyecekleri özel bilgilerinin paylaşıldığı, cinsel yönelimlerine ya da başka tercilerine ilişkin –istekleri dışında bilgilerin paylaşıldığı durumlar, istediğimiz durumlar değil yani hukuken de buna karşı bir düzenleme olması gerekir ama ayarı kaçırırsak eğer, yani orada dengeyi bozarsak, bu durumda da düşünceyi açıklama özgürlüğü zarar görecektir. Yani ‘Unutulma Hakkını’ da benzer bir eksende tartışabiliriz.
turk-internet.com : “Unutulma Hakkı” konusunda ne düşünüyorsunuz? Çünkü bir yandan bazı şeylerin 15 yıl sonra insanların karşısına çıkması çok hoş olmuyor ama bir yandan da bu kullanılarak daha çok sansüre gitme olasılığı var. Hatta belki bazı bilgilerin bilinmesinin de gerekli olduğu durumlar var. Çünkü Google ‘41 bin tane içerik çıkarıldı o günden bu yana. Bu 41 bin içeriğin içinde çocuk pedofili mahkûmiyeti almış birisi var’ gibi açıklamalar yapıyor. Ne düşünüyorsunuz Unutulma Hakkı konusunda?
Yard.Doç.Dr.Elif Kuzeci : Aslında Unutulma Hakkı çok çok yeni bir hak alanı değil. Avrupa’da verilerin korunmasına ilişkin düzenlemelere baktığımızda bizi bu sonuca götüren düzenlemeler aslında eskiden beri var. Fakat Avrupa Birliği verilerin korunması alanında bir reform düzenlemesi içerisinde. Önümüzdeki sene yürürlüğe girmesi beklenen bir reform çalışması var ve bunun içerisinde bu isimle yer aldı. Aslında bunu da belirtmek istedim, Unutulma Hakkı insanların çok hoşuna giden ve bilmiyorum tabir doğru mu ama bir slogan gibi kullanılmasından hoşlanılan bir tabir. Aslında o kadar yeni değil, zannettiğimiz kadar yeni bir şey değil. Fakat son yıllarda daha popüler hale geldi ve bu reform çalışmaları içinde de tartışıldı. En son Avrupa Adalet Divanı’nın Google’a ilişkin verdiği karar sonrasında, tabi artık pratikte uygulanması gereken somut bir düzenleme olarak da değerlendirildi.
Şimdi insanların, herkesin hayatında beyaz bir sayfa açmaya hakkı olması lâzım. Başka daha klasik bir örnekten gidecek olursak, mesela adli sicil kayıtlarımız açısından. Bazen işe başvururken halk arasında ‘temiz kâğıdı’ denilen bir belge isteniyor. Ve eğer ki bir kişi bir mahkûmiyet aldıysa ve onun üzerinden belirli bir süre geçtiyse, o temiz kâğıdı hakikaten temiz olarak sunuluyor; böylece insanlar hayatlarına devam edebiliyorlar.
Geçmişte yapmış bir hatayı… ve onun cezasını da çekmiş ve daha sonrasında da artık hayatına başlayabilmesi ya da hayatını sürdürebilmesi, hayatına devam edebiliyor olması gerekir. İnternet ortamı pek çok bilgiye ulaşmamızı sağlarken, belki bu notada bir sıkıntı yaratabiliyor çünkü insanların yıllar önce yaptıkları şeyler, işte lisedeki komik bir görüntüsü belki – hani şimdi genç kuşakları düşünecek olursak- ya da yıllar önce hakkında gazetede çıkmış bir haber tekrar tekrar ve sürekli olarak önüne gelebiliyor. Bunun yaratabileceği sıkıntılar olduğu açık.
Zannediyorum pek çok kişi bu görüşe katılacak. Fakat denge konusu biraz önce söylediğim gibi burada da devreye giriyor. Burada çok müdahaleci ve her türlü bilgiyi herkes için kaldırılacak bir noktaya gelirse, zaten Google ya da onun dışındaki arama motorları etkin olarak faaliyetlerini de sürdürmezler. Onun dışında da insanların interneti sevmelerinin temel nedenlerinden biri olan bilgiye hızlı, kolay ve detaylı bir şekilde ulaşabilme durumu da zarar görebilir.
Bir de şunu belirtmem lâzım. Türkiye’deki tartışmalarda çok yer verilmiyor fakat hem Unutulma Hakkı, hem de bunun dışında düşünceyi açıklama özgürlüğü ve özel yaşamın gizliliği ile ilişkisi açısından demokratik batılı devletlerde kabul edilen temel ilke, kamusal figürlerin – ki, bunların içerisine özellikle siyasetçiler ve sanatçılar giriyor; insanların tanıdığı kişiler. Onların özel yaşamlarının daha sınırlı korunacağı ve bu anlamda unutulma hakkı açısından da onların sahip olduğu hak alanının daha dar olduğu kabul ediliyor. Bunun temelinde yatan düşünce de şu: Bu kişiler kendi istekleriyle kamunun önüne çıkıyorlar ve bazı faaliyetleri yürütüyorlar. Kamunun onlar hakkında bilgi almaya ve geçmişteki bir takım hareketlerini öğrenmeye hakları vardır diye düşünülüyor. Elbette ki bu sınırsız bir şey değil yani bu hak alanları ortadan kaldırılıyor anlamına gelmiyor
turk-internet.com : Mahremiyet sınırlar içine girer ama değil mi?
Yard.Doç.Dr.Elif Kuzeci : Tabii ki! Ama mahremiyet içeren kişinin o tarz, cinsel içerikli görüntüleri vs bunlar elbette ki kabul edilmeyecektir. Ama mesela Google kararında yer alan örnekten gidecek olursak, 16 yıl önce gerçekleşen bir olayın artık tekrar karşısına gelmesini istemeyen bir kişi söz konusuydu. Biz siyasetçinin bu anlamda 16 yıl önce yaptığı – bu bir mahkûmiyet olabilir ya da toplum açısından tasvip edilmeyen bir hareket olabilir onu sildirmesi ya da onu ulaşılmaz kılınmasını istemesi halinde muhtemelen mahkeme aynı kararı vermeyecektir Avrupa’da. Demek istediğim şey buydu.
Elif Kuzeci – Kişisel Verilerin Korunması Söyleşisi
Elif Kuzeci ile Kişisel Verilerin Korunması Konferansı sonrasında yaptığımız bu genel söyleşide, son günlerde hastanelerde uygulamaya alınan kimlik tanıma sistemleri başta olmak üzere, sağlıkla ilgili verilerin korunması konusunu da konuştuk. Bu bölümleri gelecek hafta okuyacaksınız..



Kaynak : 