Malum, Çin vatandaşlarının internet üzerinden gönderdiği ve aldığı bilgileri kontrol ediyor ve sansürlüyor. Ama dün Harvard ve Kaliforniya Üniversitesinden araştırmacıların yaptığı açıklamaya göre, sistemin nasıl çalıştığı ortaya çıktı. Araştırmacılar sonuçları bilimsel bir dergi olan Science’da yayınladılar[1].
Bu haber, sansürün ne kadar yönetilebilir ya da yönetilemez olduğunu ve de ülkemizin de gün geçtikçe daha fazla sansüre bulandığı için önemli.
Araştırmacı Gary King, Çin’in internet filtresinin içine sızmak için düzünelerce sahte hesap oluşturup, Çin’in en popüler sosyal networklerine yüzlerce mesajlar yollayarak, nelerin filtrelendiğini tespit etmişler.
Araştırmacılar, bu çalışmanın arkasından bir adım daha ilerleyerek, Çin içinde sahte bir sosyal network oluşturmuşlar ve sansür içeriği taşıyan sitelere bağlanmışlar. Bu sistemin nasıl çalıştığını, “ters-mühendislik” ile tespit etmek anlamına geliyor.
Bunun için bir internet adresi alıp, bir veri merkezinden alan kiralamışlar, Çin’de kullanılan bir yazılım platformunu almışlar ve siteyi oluşturmuşlar. Çin’de kullanılan bu yazılımın mesajları otomatik inceleyerek, postaladığı ya da sansürlediği görülmüş.
Araştırmacılar, yazılılımın dökümantasyonunu, yazılımın destek forumları ve ilave danışmanlık belgelerini de almışlar ve yazılım sahibi şirketten Çin hükümetinin sandartlarına uygun sansürü nasıl uygulayacaklarına dair bilgi alma şansları da olmuş.
Çin’in Twitter’ı olan Weibo ve yaratılmış olan sahte Çin sosyal networkü üzerinden bir seri test uygulayan araştırmacılar, süpriz bir sonuçla karşılaştıklarını belirtiyorlar; buna göre Çin’de hükümeti eleştiren bir mesaj yayınlamak mümkün. Ama başkalarını harekete geçirmeye yönelik bir mesaj gönderildiğinde, sansür işe koyuluyor. Protestoya, fiziksel toplantılara yönelik mesajların genellikle kelime bazlı filitrelere yakalandığı belirtiliyor. Yakalanmayanlar için de, IP adresi bloklamak, kullanıcıyı bloklamak, mesajı silmek gibi elle yapılabilecek opsiyonların olduğu görülüyor.
En çok bloklanan kelimelerin, “kitlesel”, “olay”, “terör”, sokaklara çıkalım” ve “gösteri” vs olduğu belirtildi.
Ekibin lideri Gary King, Çin’in sansür konusundaki yaratıcılık ve rekabeti teşvik eden çalışmalar yaptığını belirtirken, yazılımların kendisinden sansürü oluşturduğunu ve hükümetin merkezi olmayan bu sansürü desteklediğini belirtiyor.
Bunun bir amacı da, Çin hükümetinin sansürü kendisinin yapmadığı algısını yaratmak. Ülke çapındaki yazılım geliştiricileri, devletin standartlarını uygulamak yoluyla bunu devlet adına yapmış oluyor, devlet yapmamış oluyor.
Anlayacağınız devir algı devri; bir şeyleri yapıp, yapmıyormuş gibi gözükmek. Aynen ülkemizde de İnternet Erişim Sağlayıcılar Birliği adını taşıyan, güya sivil toplum örgütü ama devlet tarafından kurulan, yine tüzüğü devlet tarafından yazılan bir kuruluş ile sansürü uygulamak gibi.
[1] Reverse-engineering censorship in China: Randomized experimentation and participant observation



Kaynak : 