web analytics
Cumartesi, Temmuz 18, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa YENİ TEKNOLOJİLER ARGE - Inovasyon Eğitim

İTÜ Öğretim Üyesi Prof.Dr.Naci Görür : Bilimsel mi Yerine, Bizden mi, Değil mi diye Bakılıyor

Büyük İstanbul depremi tehditi, başımızın üzerinde "Demokles'in Kılıcı" gibi duruyor ama ülkemiz önemli bir deprem bilimcisini küstürmüş gibi gözüküyor. Cumhuriyet Gazetesinin haberine göre, 9 eylülde yaş haddinden emekli olacak olan İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, "Üniversitelerin Bilimden Uzaklaştığı"nı belirterek, 9 Eylül’den itibaren akademisyenliği ve başında bulunduğu Marmara Denizi’nde süren deprem araştırmalarını bırakma kararı aldı(1). Bu araştırma sayesinde Marmara Denizindeki fay'ın detayları ortaya çıkmıştı. Görür, eğitimin yanısıra "Kentesel Dönüşüm" konusundaki yanlışlıklara da dikkat çekiyor.

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
30 Ağustos 2014
- Eğitim
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Büyük İstanbul depremi tehditi, başımızın üzerinde “Demokles’in Kılıcı” gibi duruyor ama ülkemiz önemli bir deprem bilimcisini küstürmüş gibi gözüküyor. Cumhuriyet Gazetesinin haberine göre, 9 eylülde yaş haddinden emekli olacak olan İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, “Üniversitelerin Bilimden Uzaklaştığı”nı belirterek, 9 Eylül’den itibaren akademisyenliği ve başında bulunduğu Marmara Denizi’nde süren deprem araştırmalarını bırakma kararı aldı(1).

Görür’ün açıklamalarında, İTÜ’nün artık eskisi gibi olmadığını, bir bilim insanının taşıması gereken evrensel ölçütlerin tehdit olarak görüldüğü gibi hayli düşündürücü ifadeler var. Görür, Cumhuriyet Gazetesi’ne yaptığı açıklamada şunları söyledi:


    “İTÜ, inanılmayacak ölçüde geriye düşen öğretim üyesi profiliyle inanılmayacak düzeyde fukaralaşan üniversiteye dönüştü. Genel olarak üniversitelerde insanlar, uluslararası standartlardaki başarıları ile, araştırmaları ile algılanmıyor. Bizden mi bizden değil mi, hangi toplululuğa, hangi düşünceye aidiyeti var gibi saçma sapan bir yolun içine girildi. Eğer belirli bir düşüncenin insanı değilseniz sizi görmezlikten geliyorlar. Öyle olunca da gerçek bilim adamları küstürülüyor. İnsanlar artık kendi üniversitelerine aidiyetlerini yitirdiler.”


Kendi fakültesindeki 40 akademistenden sadece 3ünün Avrupa ve Amerika’da çalışabilecek niteliğe sahip olduğunu düşünen Prof.Dr.Görür, İTÜ’nün kendi asistanlığının başlangıcı olan 1971’den bu yana hiç bu kadar siyasallaşmadığına işaret etti ve şöyle dedi :


    Değerler ne kadar sulandırılırsa profesör, doçent olmak, kadro almak daha kolay oluyor. İşin bu hale gelişinde siyasetin büyük etkisi var. Üniversiteler siyasallaştı. Her dönemde bu oldu ama benim asistanlığımdan, yani 1971’den bu yana hiçbir dönemde bu son 10 senedeki gibi üniversiteler siyasallaşmadı”


Prof.Dr.Görür, öğrencilerle ilgili olarak da, bu kokuşmuş üniversite düzeni içinde daha kolay nasıl mezun olacağına bakıldığını ve birçok öğrencinin neredeyse hiç çalışmadan diploma aldığını düşünüyorı.

Prof.Dr.Görür, depremle ilgili Marmara Denizi’nde yaptıkları çalışmalar nedeniyle de hedef haline geldiklerini söyledi :


    “Türkiye’de deprem araştırmaları fazla yapılmıyordu. Uluslararası kaynaklar, projeler bulup biz yaptık. İTÜ’de deprem araştırmaları yapılıyor, kurumsal desteği var gibi anlaşılıyor ama öyle değil. Biz fazla etkin oluyoruz diye üniversitemiz rahatsız. Laboratuarımızı elimizden almaya bile çalıştılar.

    Üretmeyeceksin, çalışmayacaksın. Üretirsen fark yaratıyorsun. O farkı yarattığın zaman da rahatsız oluyorlar. O fark oluşmasın istiyorlar. Marmara’yı dünyanın en iyi bilinen denizi haline getirdik. Bunun için sürekli yurtdışından gemiler getirdik, araştırmalar yaptık, aletler yerleştirdik, bizzat çalıştık. Kendi kurumlarımızdan destek istedik, çoğu kez de alamadık.”


Deprem Şiddetini Bile Sadece AFAD Açıklayabiliyor

Deprem konusunda bu açıklama aklımıza geçen hafta gazetelerden okuduğumuz bir tartışmayı getirdi. Burdur’da geçtiğimiz hafta meydana gelen deprem üzerine Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Deprem Araştırma Enstitüsü ile AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) arasında, “deprem şiddeti” ve “merkez üssü” konularında bir açıklama kavgası yaşandı. Kandilli 5,1 derken, AFAD 4,8 dedi. Kandilli merkez üssü için İsparta Kadılar derken, AFAD Burdur Ağlasun dedi. Üstüne yetmiyormuş gibi, “sen açıklayamazsın” tartışması oldu.

Açıklamayı yapan AFAD Başkanı Fuat Oktay, kanuna göre haklı(2). Ama neden böyle bir kanun gerekiyor? Yani üniversiteler gibi bu konuda ciddi araştırmalar yapan kurumlar neden açıklama yapamıyor? Şiddeti ya da merkez üssünü saklama çabası mı var?

Prof.Dr.Naci Görür Tweetleri : Depreme Karşı Sihirli Formül ; Kentsel Dönüşüm Halkın Değil, Müteaahitin Mal Varlığını Sağlıyor(3)

Aşağıya Prof.Dr.Görür’ün 1999 depreminin yıldönümü olan 17 ağustosta gönderdiği tweetleri aldık. Bu tweetlerde Görür önemli bir noktaya parmak basıyor; “Kentsel Dönüşüm” denilen faaliyetin asıl amacının depreme karşı yeniden yapılanma olması gerekirken, işin rant boyutunda ele alındığı ikazını yapıyor.

  • Bugun 17 Agustos. 17 000′ den fazla insanimizi deprem nedeniyle topraga verdigimiz gun. Depremin ilk gunlerinde hicbirsey eskisi gibi…
  • Cak dedik. 17 agustosu milat olarak ilan ettik. Dogal afetlere karsi duyarliydik. Aradan 15 sene gecti. Deprem İstanbul icin hala tehdit…
  • Yani deprem acisindan birsey degismedi ama biz degistik. Depremi unuttuk. Belki de toplum olarak depremi hicbir zaman ciddiye almadik…
  • Ne toplum olarak kendimizi ne de yonetimler olarak kentlerimizi depreme hazirlayabildik. Depremden sadece korktuk.
  • Her depremde… Sokaga firlamak disinda baska birsey yapmak aklimiza gelmedi. Hatta siyasilerden bu konuda bir talebimiz bile olmadi…
  • Siyasi ayrismalara taraf oldugumuz kadar can guvenligimizin talep edilmesine taraf olmadik. Bir gecede kaybettigimiz binlerce cani telef eden carpik anlayisa dur demedik.
  • Bugun de kendi can guvenlgimiz konusundaki duyarsiz anlayisa sessizce teslim olmus durumda olacaklari. ..
  • Bekliyoruz. Saat ilerliyor. Yarin gene binlerce cani yitirdigomizde kader der gecistiririz.
  • Yoneticilerimiz depreme hazirlik diye sihirli.. Bir formul buldular: kentsel donusum.
  • Oyle bir cozum ki ne hikmetse halktan cok muteahhitlerin mal guvenlgini sagliyor. Bu donusumun nereye, ne zaman ve nicin ugrayacagini kimse bilmiyor. Ama ugradigi yerler nedense oteden beri herkesin agzinin suyunu akitan yerler…
  • Sizin de oyle ranti yuksek bir konumunuz varsa sansliziniz. Kapinizi muteahhitler calar. Aksi halde korkarim ki deprem calacaktit.

Marmara Denizi Deprem Araştırması

Prof.Dr.Naci Görür, Çökelbilim (sedimantoloji) konusunda uzman. 1975-1988 yılları arasında ülkemizin hemen hemen her çökel havzasında araştırmalar yaptı. Bu havzaların petrol potansiyelinin açıklığa kavuşturulmasına katkıda bulundu. 1988 yılından itibaren de deniz araştırmaları üzerine yoğunlaştı. Aynı yıl uluslar arası bir proje olan ”Okyanus Tabanlarını Delme Programı” (Ocean Drilling Program-ODP) kapsamında Hint Okyanusu’nda Avustralya’nın kuzeybatı şelfinde çalıştı. Daha sonra Karadeniz, Marmara Denizi ve Ege Denizi’nin çeşitli jeolojik problemleriyle ilgilendi. 1993-2003 arasında TÜBİTAK deniz araştırmaları koordinatörü olarak çok sayıda deniz araştırmaları projesi içerisinde yer aldı veya koordine etti. Karadeniz’in ne zaman oluştuğu ve günümüze kadar nasıl bir evrim geçirdiği konusunda araştırmalar yaptı. 1999 depremlerinden sonra araştırma faaliyetlerini Marmara Denizi’ne kaydırdı. Kuzey Anadolu Fayının bu denizin altındaki devamını inceleyen çok sayıda araştırma projesini koordine etti. Bu araştırmalarda birçok yerli ve yabancı gemi kullanıldı. Bu gemilerin bazıları da insansız ve insanlı denizaltılardı. Prof. Görür Nautile adı verilen insanlı bir denizaltıyla Marmara’nın 1240 m dibine daldı ve İstanbul’u tehdit eden fayı inceledi. Marmara Denizi’nde yapılan bu uluslar arası çalışmalar sonucu bu deniz jeolojik açıdan dünyanın en iyi bilinen bir iç denizi haline geldi.

(1) Bilim Akademisi / Prof. Dr. Naci Görür – Yer Bilimleri – İstanbul Teknik Üniversitesi

(2) 6525 Sayılı Torba Kanun

(3) Twitter / Naci Görür

Etiketler: Haber
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed.
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Çin’deki Bir Üniversitede “Yapay Zekayı Yanıltma” Sınavı Yapıldı
  • CarbonNature, Yapay Zekâ ve Uydu Verileriyle Doğanın Karbon Değerini Gelire Dönüştürüyor
  • Nato’nun Ankara’daki Zirvesinin “Siber Savunma” Boyutu
  • Palantir’in Siyasi Yaklaşımı, Müşteriler, Yetenekler ve Uzun Vadeli Büyüme Konusunda Endişelere Yol Açıyor
  • Yapay Zeka Halka Arz Patlaması, SBF Döneminden Sonra “Effective Altruism”e İkinci Bir Hayat Verebilir

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile Karşılaştırmak Kaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Bildirimi.