Geçtiğimiz haftasonu, bankalar ve kredi kartı şirketleri, Apple Pay ile ilgili reklam çalışmalarına başladı[1]. Finans sektörünün büyük isimlerinin henüz hizmete açılmamış ve kendilerine özel olmayan bir servis için bu tip bir mücadeleye girmesi ilginç görünebilir. Ancak banka ve kredi kartı alanının büyük isimlerinin Apple Pay sisteminde ön sıraları kapma yarışının arka planında üç önemli sebep yer alıyor.
- Tasarruf : İlk neden, bankaların, kredi kartı yerine dijital cüzdan kullanılması konusunda son derece hevesli olmaları, çünkü bu durum bankalara tasarruf sağlıyor. Böylelikle bankaların her 2 yılda bir, ya da her çalınma ya da kaybetme durumunda gösterişli bir plastik kart basma zorunluluğu ortadan kalkıyor.
Çalınmadan bahsetmişken, birçok banka, dijital cüzdan ve dokunmatik kimlik ya da dijital güvenlik aygıtlarının günümüzdeki kredi kartı sistemini etkileyen birçok dolandırıcılık ve hırsızlığı önemli ölçüde azaltacağına inanıyor. Ancak bankaların Apple Pay konusunda öncü olma yarışındaki en önemli etken, bankaların edeceği tasarruf değil.
- Apple Pay Yaygınlaşacak mı? : İkinci olarak, Apple, diğer şirketlerin başarısız olduğu alanlarda başarılı olabilmeyi başarmış bir şirket. Bankalar yüz milyonlarca insanın iPhone kullandığının farkında. Google Wallet ve PayPal’ın sınırlı kaldığı bu alanda Apple Pay’in en yaygın kullanılan servis olacağına inanıyorlar. Bu inanç geçtiğimiz on yıl içerisinde önce başkaları tarafından çıkarılan ürünlerin (MP3 çalar, akıllı telefon ve tablet) başarısız olmalarına karşın, aynı ürünleri daha sonra çıkaran Apple’a büyük ticari başarı getirmiş olmasına dayanıyor.
- Rekabet : Apple Pay’in çok hızlı yükseleceğinin bir garantisi yok, ancak eğer bu gerçekleşirse bankalar ve kredi kartı şirketleri, kullandığınız ilk firma olmak için her şeyi göze alabilecek durumda. Bu da bizi üçüncü ve en önemli konumuza getiriyor.
Apple Pay, birden fazla kredi, ön-ödemeli ve hediye kartlarını Passbook’a eklemeye olanak sağlayacak. Ancak birçok kişi büyük ihtimalle telefonun ekran kilidini açıp Passbook’tan işlemler yapmak yerine en çok kullandıkları kartı tercih edeceklerdir.
Bu rekabetçi dinamikleri mobil uygulamalar üzerinde de görebilmeniz mümkün. Uygulamalar da telefonunuzun ana ekranında olmak için bir savaş rekabet içerisinde, çünkü ekran kilidini açtığınızda ilk gördüğünüz uygulamalar onlar olacaktır. Daha sonra bu rekabet telefonların kilit ekranlarına da taşındı.
Bir de Touch ID destekli Apple Pay’i ilk ekran olarak düşünün. Telefonunuz elinizde, bir şey satın alıyorsunuz, parmağınız Touch ID üzerindeyken telefonunuzu kaldırıyorsunuz ve ödeme gerçekleşiyor. Hiçbir dokunma işlemine ya da başka bir şeye gerek yok. Bankaların, modern akıllı telefonların en önemli fonksiyonlarından birisi olan ödeme servisi için sergiledikleri bu rekabet sürpriz değil.



Kaynak : 