Maden kazaları ile dolu bir 2014 yılı yaşadık ve yaşıyoruz. Gözümüze çarpan önemli bir eksiklik, madenlerde teknolojinin fazla kullanılmayışıydı. Böyle düşünürken, Ankara’daki Bilişim Kurultay’ına eşlik eden Ankara Bilişim Fuarında rastgeldiğimiz, Taşkömürü Kurumu’nun standında madenlerde kullanılan teknolojileri gördük ve en azından bu bilince varmış bir takım madenler var diye sevindik. Üstelik bu standda görevli arkadaşlar teknolojiyi anlatmak için heyecan duyuyorlardı ve bizi içeri davet edenler de şirketin IT bölümü oldu.
Sistemin kullanıcısı durumundaki proje bölümüne turk-internet.com okuyucuları için sorduk, sağolsunlar enteresan konular anlattılar Madenciliğin nasıl yapılması gerektiğini daha iyi anlamış olduk (bu söyleşi video eşliğinde izlenmelidir. Ancak o zaman anlaşılabilir);
turk-internet.com : Hacı Mehmet Bey, maden konusundaki teknolojileri sizinle konuşmak istiyoruz. Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?
Hacı Mehmet Bardiz : Türkiye Taş Kömürü Kurumu Etüd Tesis Plan Bürosu şefiyim. Projelendirme kısmında çalışıyorum. Aynı zamanda bu yeraltındaki galeri açıklıklarını takip eden birisiyim. Onların kodlarının, güzergâhlarının vesaire o tip konularının incelenmesi ve takibi.
turk-internet.com : Şimdi buradaki ekranda, Cad uygulaması görüyoruz. Bunu anlatır mısınız?
Hacı Mehmet Bardiz : Bu bizim bütün yer altı işlemlerimizin sayısal ortamdaki yansımasıdır. O şekilde izah edeyim. Bizim şirketimizin, Zonguldak’ta, yer altına giriş için kullanılan 6 tane ana kuyumuz var. Yalnız bunların hepsi tabii aynı tip kuyular değil. Örneğin, bir tanesi havalandırma maksadıyla kullanılan bir kuyu. Diğeri sadece kömürün yeryüzüne çıkarılması için kullanılan bir kuyu.
turk-internet.com : Renkleri ile de galiba belirleniyor?
Hacı Mehmet Bardiz : Evet, yeşil renkler hem malzeme, hem insan nakli için kullanılan kuyu, maviler yani şu iki tanesi de sadece havalandırma maksatlı. Artı yer üstünden direkt eğim ile “desandre” dediğimiz yollar ile yer altına bağlantı sağlanılan yerler var. Bunlar hem havalandırma, hem nakil, hem de yürüyüş yolları olarak kullanılıyor.
turk-internet.com : Burası Zonguldak bölgesinde sadece değil mi? Karadon mu?
Hacı Mehmet Bardiz : Zonguldak, Karadon ocağının verileri.
turk-internet.com : Demin bir çizim gördüm ben. Orada da bütün madenin içi görünüyordu. Onu anlatır mısınız?
Hacı Mehmet Bardiz : Evet, hepsini aşama aşama gösterelim. Genel topografik yapımız ile yer altı kömür damarlarını gösteren 3 boyutlu bir model oluşturduk. Bunlar gerçek koordinat ve kod verilerinden.
turk-internet.com : Renkler nedir?
Hacı Mehmet Bardiz : Şu her bir renk bir kömür damarını temsil ediyor. Bizim Karadon ocağında 24 tane kömür damarı üst üste istiflenmiş durumda. Tabii aradaki formasyonları da işledik. Aradaki faylanmalar, atımlar, zaman boşlukları vesaire hepsi jeolojik verilerin tamamı buraya işlenmiş durumda.
turk-internet.com : Peki, siz bunu nasıl kullanıyorsunuz? Mesela nereyi kazanacağınızı tespit ederken mi kullanılıyor bu? Bir de bunu nasıl çiziyorsunuz?
Hacı Mehmet Bardiz : Bu çizim normal bir Cad programı. Hemen hemen bütün Cad tabanlı programların hepsinde çizim mantığı aynıdır zaten. Bunda fark, 3. boyutun devreye girmiş olması. 3. boyuta geçmek için ekstra bir işleme gerek yok, sadece kod verileri ile birlikte 3 boyutlu bir sonuç alabiliyoruz.
Şu gördüğünüz bizim ne işimize yarar? Bir projelendirme yapacağımız zaman, yer altına açacağımız galerinin kömür damarına en kısa yoldan ulaşmak için – hangi kömürü hedeflediysek artık burada- ona göre projelendirmede bize ışık tutuyor.
turk-internet.com : Peki, bu kömürlerin renkleri arasındaki fark nedir? Mesela, orada bir mavi, sizin aşağı yukarı gösterdiğinizin yakınında bir sarı, bir mavi, bir kırmızı. Niye? Mesela onların hepsi damarlardan mı bahsediyor?
Hacı Mehmet Bardiz :
turk-internet.com : Peki, anlık olarak takip edebiliyor musunuz? Anlık derken; şimdi yeraltında anlık takip etmemiz gereken veriler üretimden ziyade gaz seviyeleri. Onu nasıl takip ediyorsunuz?
Hacı Mehmet Bardiz : Sensörler. Size şöyle göstereyim; şu bizim yer altı galeri şebekemiz. Doğu- batı istikametinde 5 kilometre, kuzey- güney istikametinde 3 kilometre bir alana yayılı toplam 135 kilometre bir açıklığımız var, tünel açıklığı. Bunlar 5 kattan oluşuyor, 160 katından başlıyor, 720’ye kadar iniyor. Şu anda aktif olarak, galeri açıklığı olarak bildiğimiz 540 kotundayız en son. Genel yapımız bu şekilde.
turk-internet.com : Sensörler mi var sürekli içerlerde gaz ile ilgili?
Hacı Mehmet Bardiz : Daha renkli gördüğünüz şu kısımlar üretim yapılan bölgeler, kömür damarları. Biraz önceki (şu tablo ile) entegredir, aynı zamanda. Renkleri aynı lejantı oluşturur. Mesela burada turuncu gördüğünüz renk acılık damarına karşılık gelir, bakınız burada acılık damarları turuncular hepsi üst üste ve fabrik yapılardır, çalışma bölgeleridir.
turk-internet.com : Bu aralar niye boş? Onlar çıkarılmış olanlar mı?
Hacı Mehmet Bardiz : Bunlar… Daha eski üretimler var. Yani bilgi kirliliği olmasın diye onları buraya işlemedik. Daha aktif olan üretimler bunlar. Şimdi sensör şebekemiz şöyle; ana yolların kritik yerleri, yol ayırımları, kömür damarına ulaşan taban yolu dediğimiz ayrım yollarında üst tabanda ve alt tabanda olmak üzere sensörlerimiz var. Bir de ayak içinde, işçinin çalıştığı noktada, kömürün kazıldığı noktada sensörlerimiz var. Bu sensörlerden gelen veriler karbonmonoksit, karbon diyoksit, oksijen ve CH 4 dediğimiz –şimdi adı aklıma gelmedi- bu 4 tip gazı sürekli takip ediyoruz 24 saat.
turk-internet.com : Uyarı veriyor mu? Mesela yükseldiğinde. İnsanlar onu fark edemeyebilir.
Hacı Mehmet Bardiz : Onun için farklı sistemler de var. Bizim yer altında bütün galerilerde elektrik ve telefon şebekemiz çekilmiş durumda. Hatta şurada da göstereyim şu şekilde: Yani hangi noktada, hangi numaralı telefon var, nerede, hangi tip elektrikli cihaz yerleştirilmiş, hepsi burada planlı işlenmiş durumda ve yerleri değiştikçe de sürekli güncelleniyor bunlar. İletişim telefon ve telsiz ile sağlanıyor. Sensörlerden veri gelme olayı kablolu; 24 saat boyunca gaz takip servisinde takip ediliyor ve buradan herhangi bir oranda – her gazın belli bir seviyesi var, tehlike sınırı. O sınıra yaklaşıldığı anda uyarı vermeye başlıyor.- Onun bir arızaya, sekteye uğraması durumunda oradaki ustabaşı telefon ile uyarılarak, ocağın terk edilmesi sağlanıyor. Bu şekilde.
turk-internet.com : Bir de işçilerin takibi için demin röportajdan önce konuşurken, fenerlerde bir işlemci var dediniz.
Hacı Mehmet Bardiz : İşçilerin takip edilmesi için fenerlerinde lambaların bir çip sistemimiz var. Yani hangi işçi nerededir yer altında, onun tespit edilmesi için. Şu anda sadece kuyu diplerinde katlara ayrılan bölümlerde sensörlerimiz mevcut. O sensörler ayak diplerine kadar, en ücra köşeye kadar yerleştirildikten sonra isim isim kimlik bilgisi ile birlikte işçi saat kaçta, nerededir bunu takip edebilir durumda olacağız. Bunun için çalışmalar devam ediyor.
turk-internet.com : Başka ne tür sistemler var teknoloji açısından?
Hacı Mehmet Bardiz : Lokal olarak mesela gaz ile ilgili bizim kendi aramızda işçiler ile tabir ettiğimiz “vak vak” dediğimiz bir cihazımız var mesela bu sensörlerin haricinde böyle fenerlere benzer bir cihaz. Metan oranı belli bir seviyenin üstüne çıktığı zaman…
turk-internet.com : Şu mudur?
Hacı Mehmet Bardiz : Evet, ona benzer bir sistemdir. O bizim, tepe lambaları kullanılmaya başlamadan önce kullanılan, aydınlatma için kullanılan bir cihaz ki, onun da şöyle bir hikayesi vardır. Bu metan oranı yükselince, oradaki ışıkta da bir yükselme – o zamanki işte 1800’lü, 1900’lü yıllarda o şekilde takip ediliyordu. O ışıkta bir yükselme gördüğü zaman ustabaşı, ocağı terk ettiriyordu. Hatta şöyle bir şey de var mesela kanarya, serçe gibi hayvanlar kafes içerisinde ocağa götürülüyor, hayvanlar bir baygınlık geçirdiklerinde ocağı terk ettiriyorlar; o tip şeylerin de kullanıldığı zamanlar da olmuş.
turk-internet.com : Peki, benim sorularım aşağı yukarı bu kadar. Sizin eklemek istediğiniz herhangi bir şey var mı?
Hacı Mehmet Bardiz : Teşekkür ederiz, sağ olun!
Bardiz : Madende İşçilerin Takip Edilmesi için El Fenerlerine Çip Sistemi Uyguladık

Kaynak : 