Son zamanlarda büyük tartışmalara yol açan internet güvenliği ve bilgilerin sızdırılması konusu çoğu insanda kaygılara neden oluyor. Çoğu kişi “Gerçekten ben de izleniyor muyum, benim bilgilerim de başkalarının elinde mi?” diye soruyor. Bilgisayar güvenlik uzmanı ve yazar Mikko Hypponen Brüksel’de yaptığı “Hükümetler, İnternet’te Bizi Gözetliyor” yazısını daha önce yayınlamıştık (1). Mikko Hypponen’in 2013 yılında yaptığı konuşmada herkesin risk altında olduğunu, herkesin izlenebileceğini ve insanların haberi olmadan alınan bilgilerin yıllarca saklanabileceğini söylüyor. Mikko Hypponen, internetin ve cep telefonlarının çok büyük bir buluş olduğunu, fakat insanların hakkında bilgi toplama ve insanlar üzerinde denetim yapma yöntemini değiştirdiğini söyledi (2).
Utah’taki 140,000 m2 olan[3] Amerikan İstihbaratı NSA yasal olarak sadece yabancıların data bağlantılarının Amerika üzerinden geçmesi halinde insanları denetleyebileceğini söyleyen Hypponen, aslında durumun bu kadar basit olmadığını sözlerine ekledi. NSA binasının içine sayısız hard drive girebileceğini ve herkesin hakkında topladıkları tüm bilgileri bu merkezde yıllar boyunca saklayabileceklerini söyleyen Hypponen, suçluları bulmaya yönelik bazı denetlemelerin olması gerektiği fikrine katıldığını belirtti.
Hypponen konuşmasında istihbarat ajanlarının görevinin internet trafiğini ve telekomünikasyonu izlemek olduğunu ve bunu şifreli internet trafiğini sabotaj ederek şifreleri kırdıklarını söyledi. Fakat Microsoft, Google, Yahoo gibi servis sağlayıcılarının bu durumu inkar ettiklerini, insanların bilgilerini istihbarat ajanlarına vermediklerini açıkladıklarını söyledi. “O zaman bu şirketler arasında kooperasyon yok ve kendi hükümetleri tarafından hacklendiler ve bu daha da kötü bir durum” dedi.
İnsanlar üzerindeki dinlemelerin ve izlemelerin Amerikan Hükümeti’nin iddia ettiği gibi sadece teröristleri bulmak ve terörle savaşmak olmadığını savunan Hypponen çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“Teröristleri izlemek bu işin sadece ufak bir parçası, Amerikan Hükümeti suçsuz olduğunu bildiği insanları da izliyor. Amerika İstihbaratı, teröristleri izliyorlar diye Amerikan Hükümeti Anayasası’nı, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’ni, insanların özgürlük haklarını ve basın özgürlüğünü çöpe atmaya hazır mı?”
Gizlilik ilkesinin pazarlığa açık bir kavram olmadığını vurgulayan Hypponen, kullandığımız her sistemin içinde gizlilik ilkesinin olması gerektiğini ve bunun da demokrasinin temel taşı olduğunu belirtti. Arama motorlarına karşı çok açık olduğumuzu söyleyen Hypponen,
“Arama motorlarına açık olduğumuz kadar ailemize açık değiliz ve yaptığımız her aramada Amerikan İstihbaratı’na bilgi veriyoruz”
dedi. İzlemelerin yanlış ve kaba olduğunu ve bunun yapılmaması gerektiğini söyleyen Hypponen, çözümün herkese açık, ücretsiz ve güvenli bir sistemin bütün ülkelerce kullanılmasından geçtiğini belirtti :
“Sadece bir ülkenin çözüm araması, ufak bir dalga yapar fakat bütün ülkelerin birlikte çözüm üretmesi denizi kabartır ve hepimizi bu denetim durumunun üstüne çıkarır.”
Mikko Hypponen kimdir?
Mikko Hypponen, Finlandiya’lı bilgisayar güvenlik uzmanıdır. 1991 yılından beri ana merkezi Finlandiya’da olan F-Secure şirketinde CRO (Chief Research Officer) olarak çalışmaktadır. Hypponen, aynı zamanda uluslararası yayınlar olan Scientific American, Foreign Policy, New York Times gibi yayınlarda teknoloji ve internette güvenlik konuları üzerine yazılar yazmaktadır. İnternet güvenliği konusunda ve Amerika, Avrupa ve Asya’da siber suçlar kanunu için önemli çalışmaları olan Mikko Hypponen, uluslararası konferanslarda da görev almaktadır. 2007 yılında PC World Dergisi’nin yaptığı araştırmaya göre, internet dünyasında yer alan en önemli 50 insan arasına girdi ve birçok ödül aldı (4).
Not : Türkiye’deki benzer durumu, diğer bir yazımızda anlatacağız.
1. Mikko Hypponen: ‘Hükümetler, İnternet’te Bizi Gözetliyor’
2. Cyber Arms Race: Mikko Hypponen at TEDxBrussels
3. Wikipedia : NSA’ın Utah Data Center Tesisleri

Kaynak : 