Ülkemizde son yılların en önemli tartışmalarından birisi “Gazetecilik” konusunda. turk-internet.com’da 15 yıldır içinde bulunduğu teknoloji gazeteciliği konusunda ülkemizin yetersiz kaldığına inanıyor. Geçtiğimiz günlerde bir etkinlikte karşılaştığımız Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya Bölümü’nden Prof. Dr. Aslı Tunç ile ile gazeteciliği, internetle birlikte öne çıkan online gazeteciliği ve Wikileaks sızıntı bilgilerinin haber değeri taşıyıp taşımadığını, yani genel anlamda gazeteciliğin geldiği noktayı konuştuk.
Turk-internet.com: Aslı Hanım, öncelikle şunu sormak istiyoruz; Türk-internet.com’un bulunduğu alana yani teknoloji gazeteciliğinize bakışınız nedir acaba?
Prof. Dr. Aslı Tunç: Asıl teknoloji gazeteciliğinin çok doğru bir şekilde yapılmadığına inanıyorum Türkiye’de ve bu uzun zamandır böyle giden bir şey. Çok spesifik bir alan tabi; aslında teknoloji gazeteciliğini diğer gazetecilik sorunlarından da ayrıştıramıyorum doğrusu.
Pek çok problem; gazetecilik refleksinin kaybolması, etik kuralların kaybolması, gazetecilerin çok fazla özel sektör ile bir arada olması, bütün bunlar reklam üzerinden, reklam ile ya da tanıtım ile haberin birbirine karıştırılması, bütün bu sorunlar teknoloji gazeteciliğini çok yaralayan öğeler. Dolayısıyla ben çok anlamlı, hakkı verilir bir şekilde yapılmadığına inanıyorum. Bunu yapan tabii ki web siteleri var, sizinki gibi ama ana akım olarak yani gazetelerde takip ettiğim, iyi teknoloji yazarı ben düşünemiyorum ya da aklıma gelmiyor şu anda.
Turk-internet.com: Gazetecilik refleksini biraz açabilir miyiz? Neyi tanımlıyorsunuz tam anlamıyla?
Prof. Dr. Aslı Tunç: Gazetecilik doğru yapıldığında bir kere müthiş bir aşk ile yapılması gereken bir meslek. Bazı meslekler işin teknik kısmının ötesine geçmelidir ve ruh ile, büyük bir aşk ile, tutku ile yapılması gereken mesleklerdir. Gazeteciliğin de bunlardan biri olduğunu düşünüyorum ve doğru soruyu sormanın gazeteciliğin en büyük temeli olduğunu düşünüyorum.
Korkusuzca, menfaat ve çıkar ilişkisini bir kenara bırakıp bağımsız, doğru soruyu sorabilen insandır gazeteci.
Bu refleks ne zaman kayboluyor? İşte bütün bu sorular kafanıza girmeye başladığında; acaba … işte, belki bu şirkette ben iş bulabilirim, belki işte benim menfaatim farklı türde olur… gibi sorular sizin kafanızı zehirlemeye başladığı zaman ya da korku ruhunuza işlediği zaman, – bu politik olabilir ya da özel sektörden de gelebilir bu korku- siz doğru soruyu soramamaya başlarsınız.
Ve oto sansüre yol açan bir sürece girersiniz. Bu zaten gazetecilik refleksinin tamamen ortadan kaldırılması demektir.
Turk-internet.com: Peki, on-line gazetecilik bu alanda, gazetecilik alanında neler getirdi, neler götürdü?
Prof. Dr. Aslı Tunç: internet, gazeteciliği çok farklı bir yere taşıdı. Önce, özellikle geleneksel ana akım medya dijital teknolojilere özellikle çok direnç gösterdi ve interneti kendi içine almamakta direndi ama şimdi görüyoruz ki, internetin bu kadar yaygınlaşmasıyla bütün bu ana akım mecralar da kendi içlerine interneti sokmaya başladılar.
Şimdi okuma alışkanlıkları ve tüketici alışkanlıkları değişti bir kere, okurun beklentileri değişti. Artık daha hızlı, daha kısa, daha kristalize haber talebi artmaya başladı. İnternet, çok hızlı tüketilen bir haber akışının platformu. Biz artık ertesi günü uzun uzun bir haber okumayı bekleyecek sabrımız ve zaten hani anlamının da kalmadığı bir ortamda yaşıyoruz.
Sosyal medya ile yani mikro bloglar ile desteklenen bir gazetecilik anlayışı gelişmeye başladı. Önce bloglar ile, şimdi twitter üzerinden de yayılan gazetecilik ile yurttaş gazeteciliğinin de aslında hızla yükseldiği bir ortamda farklı bir medya kulisine girdik.
Ben hiçbir şekilde online, offline diye ayrılması taraftarı da değilim. İyi gazetecilik iyi gazeteciliktir ve her yerde yapılabilir, mecra değişse de.
Ama daha kısa tutulan haberler online’da, manşetlerin farklı atılması, dediğim gibi sürekli değişebilir olması, akışkanlık, haber akışkanlığı, okurun interaktif olması, bunlar farklı dinamikler getirdi. Dolayısıyla, çok zenginleştirdiğini düşünüyorum. Gazeteciliğin işinin hem kolaylaştığını, hem de bir anlamda zorlaştığını düşünüyorum. Çünkü artık çok fazla rakipleri var, çok daha iyi olmak için daha fazla çalışmaları gerektiğini düşünüyorum artık.
Turk-internet.com: Son olarak da şunu soralım size: Biliyorsunuz birkaç yıldır dünyayı sarsan Wikileaks döküman sızdırmaları var. Bu sizce gazetecilik sayılır mı?
Prof. Dr. Aslı Tunç: Şimdi, haber sızdırması ya da bilgi sızdırmak, tek başına gazetecilik eğilimi değildir. Tabii önemli bir haber değeri vardır ama o haber değerini kazandırmak, iyi gazetecilere verilmelidir.
Nedir bu olay? Wikileaks, müthiş bir şekilde bilgi bombardımanına tuttu bizi, öyle değil mi? Mesela sivilleri bombalamak – Amerikan uçaklarının-, ya da Amerikan hükümetinin insan hakları ihlallerini vs. pek çok şey sızdı. Fakat bunları bizim anlamlandırmamız yurttaş olarak, bir okur olarak, iyi gazetecilere düştü.
Yani onları iyi bir kontekste oturtmak, kristalize etmek, iyi bir analiz yazmak. Ne ifade ediyor mesela diplomatik yazışmalar? Biz bunları anlayamayız okur olarak. Ama The Guardian’dan, ya da Der Spiegel’den, The Economist’ten gazeteciler ekibi bunları iyi analiz ile okura sunabilir. İşte o, gazeteciliktir.
Turk-internet.com: Peki çok teşekkür ederiz. Başka eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Prof. Dr. Aslı Tunç: Yok, çok teşekkürler davetiniz için! Sizi okumaya devam edeceğim.
Turk-internet.com: Teşekkürler.



Kaynak : 