turk-internet.com Notu : Elektrik kesintisini yorumladığımız Elektrik Kesintisi, Siber Güvenlik, Özelleştirmeler, Risk Yönetimi ile Düşünce Sığlığı ve Sorgulama Üzerine…. başlıklı yazımız üzerine bizi arayan HPA Başkanı Dursun Yıldız benzer endişeleri taşıdığını iletti ve HPA Bölgesel Güvenlik Başkanı Ediz Ekinci ile birlikte, 31 mart 2015’de, büyük elektrik kesintisinden 2 saat sonra yayınlanmış olan yazılarını bize gönderdiler. Aşağıda okuyacağınız bu yazının aslını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Türkiye’nin tümünde 31 Mart 2015 saat 10.36 itibariyle başlayan elektrik kesintisi, ülkemizin elektrik sisteminin arz güvenliği konusunda hazırlık seviyesinin yeterli olmadığını ortaya koyması açısından çok önemli bir deneyim yaşattı.
Daha önceki toplu kesinti 2012 yılında 6 ildegerçekleşmiş ve arz talep dengesizliği nedeniyle oluştuğuaçıklanmıştı.Bu son dönemde yaşadığımız en yoğun elektrik kesintisiydi.
Bugün saat 10.36 da tüm Türkiye çapında başlayan bu kesinti saatler 12.36 olduğunda TEİAŞ’ın resmi açıklamasında İstanbul ve Ankara’nın sadece %15’ine elektrik verilebildiği şeklindeydi. Kentlerdeki yaşamı tüm sektörlerde etkileyen bu kesinti Türkiye sanayisinin enerjisinin %35’ini elektrik enerjisinden sağlaması nedeniyle bu sektörü de büyük oranda etkiledi.
Elektrik üretiminde değil iletimde sıkıntı oldu….
Türkiye’nin elektrik üretiminin yaklaşık %26’sı hidroelektrik sistemlerden, %44’ü doğalgaz santrallerinden, %25’i linyit santrallerinden,%3’ü rüzgar, %2’si de diğer santrallerde üretiliyor.Bu santrallerin enerji kaynağı temininde sorun olmadığı biliniyor. Bu durum enerji kesintisi sorununun enerji kaynağı sebepli üretim sorunu değil üretilen elektriğin iletilememesi sorunu olduğunu ortaya koyuyor.
Bu yaklaşımımızı elektriğin saatler içinde kentlere yeniden verilmeye başlanması da doğruluyor. Ancak hemen yeni bir soru gündeme geliyor.Bu sorunun nedeni ne?
Bu sorunun nakil hatlarından kaynaklandığı yorumlarını doğru kabul edebilmek şimdilik zor. Çünkü elektriğin iletim ve dağıtım sistemlerinde elektrik iletimini toplu halde engelleyebileceksorunun sadece iletim hatlarında oluşmayacağı biliniyor.
Sorunun oluşma şekli elektrik iletiminin“elektronik beyni”nin yani komuta-kontrol sisteminin bir sorun ve/veya saldırı ile karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.Bu beynin, iletim fonksiyonunu düzenleyememesi şeklinde bir sorunla karşı karşıya geldiği açık.
Bu durum, Türkiye’nin enerjiarz güvenliğinde sadece üretim güvenliğinin yeterli olmadığı, bununyanısıra iletim ve dağıtım güvenliğinin de çok önemli olduğunu ortaya koymuştur.
Elektrik iletimi ve dağıtımı için kullanılan stratejik önemi haiz komuta-kontrol sisteminin siber/fiziki bir saldırı ya da müdahaleye maruz kalmış olması kuvvetle muhtemel.
Yeni Yüzyılda Sorunların Çözümü
20’nci yüzyılın son çeyreğinden itibaren devletler veya devlet dışı yapılar arasındaki sorunların çözüm şekli esaslı olarak değişmiş ve değişmeye devam etmektedir. O halde, tehdidin doğası ve değişen yapısının iyi anlaşılması gerekmektedir. Artık sorunların çözümü için silahlı/ateşli çatışma neredeyse son çare olarak başvurulan ya da diğer harp vasıtalarını destekleyen bir yöntem olarak kullanılmaktadır.
Rusya’nın Ukrayna’da yürüttüğü harekâtı Rusya Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı Birinci Yardımcısı Orgeneral Gerasimov “Hibrid Harp” veya “Doğrusal Olmayan Harp” kavramıyla açıklamaktadır. Bu harp türünde savaş ve barış arasındaki sınırların giderek bulanıklaştığı ifade edilmektedir. Sadece sınırların değil aynı zamanda harp alanının da tüm yerküreyi ve üzerinde yaşayan tüm varlıkları kapsadığı ve bulanıklaştığı bu dönemde devletler stratejik hedeflerinin ele geçirilmesinde sadece askeri vasıtaları değil milli gücün diğer unsurlarını da yoğun olarak kullanmaktadırlar. Stratejik iletişim yöntemleriyle psikolojik harp/harekât ile düşman kabul edilen devlet ve onun halkının düşünme ve muhakeme yeteneği topyekün bulanıklaştırılmakta, karar verici makamlar üzerinde yoğun etki sağlanmak istenmektedir. Yeni harp dönemi askeri olmayan kaynaklarla bütünleşik askeri gücün kullanımı ile karakterize edilmektedir ve hayatın tüm alanlarını içine almaktadır.
Ağırlık Merkezleri Tehdit Altında-Doğrusal Olmayan Harp
Çatışmaların seviyesini tanımlayan düşük, orta ve yüksek yoğunluk seviyeleri içerisinden düşük yoğunluk tercih edilmektedir. Konvansiyonel ve nükleer savaşı da kapsayan orta ve yüksek yoğunluklu çatışmaların insani, siyasi ve ekonomik maliyetini karşılamak pek çok devlet için mümkün olamamaktadır. Düşük yoğunluklu çatışmada, siyasi, ekonomik ve psikolojik baskıdan istihbarat operasyonları ve terörizme uzanan bir yelpazede tüm araçlar kullanıma sokulmaktadır. Devletler veya ulusötesi yapılar isteklerini karşı tarafa kabul ettirmek ve hedeflerine ulaşabilmek maksadıyla en az maliyetli ancak karşı tarafa en fazla hasarı verecek yöntemlere başvurmaktadırlar. Bu kısıtlar içinde hedeflerini ele geçirmek için karşı tarafın ağırlık merkezlerine saldırıda bulunmaktadırlar. Ağırlık merkezi, bir ülkenin veya bir teşkilin kapasitesini, yeteneklerini, hayatta kalma becerisini aldığı özellikleridir. Etkisiz hale getirilmesi durumunda karşı tarafın dengesini bozacak, zayıflatacak, hayatta kalma olasılığını azaltacak fiziki ve manevi tüm kaynak, kapasite ve yetenekleri kapsar. Nedir bu ağırlık merkezleri? Ağırlık merkezleri; bir ulusun ordusu olabileceği gibi stratejik, ekonomik, politik varlıkları veya değer atfettiği psikolojik etkisi büyük unsurları da olabilir.
Stratejik unsurları içerisinde bilgi ve karar destek sistemleri, elektrik enerjisi üretim ve dağıtım sistemleri, ticari/bankacılık sistemleri yer alır. Ağırlık merkezine saldırı düşman olarak tanımlanan tarafın süratli ve geniş kapsamlı olarak şekillendirilmesine veya felç edilmesine olanak sağlar. Ulusal ve devlet olarak yaşamsal tehdit anlamına gelen ağırlık merkezlerimize saldırıların, müdahalelerin ya da benzer sonuçlar doğuracak arızaların önüne geçmek için bu merkezlerimizin korunması, gerektiğinde savunulması ve eski fonksiyonuna hızla geri dönebilmesine olanak sağlayan önlem ve yeteneklere sahip olunması giderek daha da önem kazanmaktadır.



Kaynak : 