Borsa İstanbul 100 endeksi açıklanan Nisan ayı enflasyon rakamlarının aylık bazda yüzde 1,40’lık beklentiye karşın yüzde 1,63 oranında açıklanmasıyla birlikte sert satış yedi. Endeks 83.800 puandan bir anda 83.275 puana düştü. Enflasyon oranları yıllık bazda 7,61’den 7,91 seviyesine yükselmiş oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan açıklamaya göre, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2015 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre %1,43 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %4,06 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %4,80 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %7,36 artış gösterdi.
ALB Forex Analisti Enver Erkan açıklanan Nisan ayı enflasyon verilerini yorumladı. İşte Enver Erkan’ın yorumu:
Nisan ayında enflasyon, yıllık bazda yüzde 7.91 ile, aylık bazda ise yüzde 1.63 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Nisan ayında beklenen olumlu baz etkisine karşılık sıradışı faktörler enflasyonun yüksek kalmaya devam etmesine yol açıyor. Burada iki önemli etken ön plana çıkıyor. Bunlardan birincisi gıda enflasyonundaki oynaklık.
Gıda fiyatları aylık bazda yüzde 1.63, yıllık bazda da yüzde 14.36 artarak yüksek seyrini sürdürdü. Gıda enflasyonu halen yeterince çalışma yapılmamış ve önlem alınmamış olması nedeniyle yüksek. Nisan ayında aylık enflasyona en buyuk katkıyı yapan giyim ve ayakkabı grubunda ise mevsimsel etkiler söz konusu.
İkinci önemli etken de kur geçişkenliği olarak önümüze çıkıyor. Türk Lirası dolara karşı Nisan 2014 – Nisan 2015 döneminde yuzde 21 değer kaybederken, yıl başından Nisan sonuna kadar olan değer kaybı yüzde 13, Nisan 2015 içindeki değer kaybı ise yüzde 3 olarak gerçekleşti. Mevcut tablo ithal mallar kanalı üzerinden enflasyon üzerinde önemli bir risk oluşturuyor. Kurdaki yüzde 10’luk yükselişin enflasyona 1 – 1.5 puanlık bir katkısı olduğu biliniyor. Gıda ve enerjinin hariç bırakıldığı çekirdek enflasyonda devam eden düşüşün Nisan ayında sınırlı kalması da kur geçiskenliği ile açıklanabilir.
Merkez Bankası’nın mevcut duruşunu yeterince sıkı olarak nitelendiriyor olması kurdaki yukarı yönlü eğilimin devamına neden olmaktadır. Kurdaki yukarı yönlü harekete karşı halen “faiz” silahının telaffuz edilmemiş olması ve Merkez’in bu konuda nötr kalması kurun geçişkenliği konusundaki endişeleri artırabilir. Bunun kurun yanı sıra borsa ve faiz tarafinda da olumsuz fiyatlanması olası. Zorunlu karşılıklar gibi değişik politika araçlarını kullanarak sıkılaştırma yapmak veya likiditeyi dengeleyici önlemler almak ise kur geçişkenliği riskini tam anlamıyla elimine etmeyecektir.
Merkez Bankası geçtiğimiz hafta yayınladığı enflasyon raporunda enflasyon tahminlerini yükseltip, orta noktayı da yüzde 6.8 olarak belirlemişti. Ancak yıl sonu enflasyonunun bu noktanın da üzerinde gerçekleşmesini bekleyebiliriz. Gıda enflasyonu ve kur geçişkenliği sorununun yansımalarının enflasyon göstergeleri üzerindeki etkisinin devamını öngörmekle beraber, kurum olarak yüzde 7.30 yıl sonu enflasyonu tahminimizi koruyoruz.

Kaynak : 