Ülkemizde girişimci ortamı geliştikçe, yatırımcı ortamı da hareketleniyor. Büyük fon anlamında var olanların dışında, henüz yeni harekete geçen firmalara yönelik “erken teknoloji fonu” formatındaki Revo Capital ile yaptığımız söyleşinin ilk bölümünde Cenk Bayrakdar : Revo Capital’in Yurtiçinden ve Dışından 20 Tane Yatırımcısı Var – I demiştik. İkinci bölümde ise Cenk Bayrakdar : Revo Capital 250 Bin $ – 4 Milyon $ Arasında Yatırım Yapan, Türkiye ve Bölge Odaklı bir Erken Aşama Teknoloji Fonu – II konusunu işledik. Şimdi kaldığımız yerden devam ediyoruz;
turk-internet.com : Önceki bölümlerde şirketi tanıdık ve başvuru aşamasına kadar neler olduğuna baktık. Şimdi, sitenizden başvuru yapan adaylara dair sürecin sonrasında neler oluyor?
Cenk Bayrakdar : Sonra biz o soruları doldurmalarını istiyoruz. O sorular doldurulunca, ilk toplantıda zaten o soruları soruyoruz. Ondan sonra, bir partner bunlarla ilgileniyor. O sorular doldurulduktan sonra her Pazartesi bizim iç toplantımız var, günlük toplantı diye geçiyor. Herkes o hafta kimler ile görüşmüş ise onları anlatıyor. Bu iyidir, bu kötüdür falan diye görüşmeler yapıldıktan sonra “ beni şu heyecanlandırdı” diyor. Biz o zaman o heyecanlandıran ile ilgili bir formatımız var, onu doldurması gerekiyor. Yani niye heyecanlandırıyor, bizler için önemi nedir falan.
Böylece ilk aşamayı geçmiş oluyor. Sonra biz tamam bunu yapalım dediğimizde, getiriyor firma ile tanıştırıyor, diğer partner ile tanıştırıyor ve 1 ay onlar hep birlikte gerçekten büyüme hikayeleri, nasıl yapılması lazım, ürün stratejileri, yerlerinde ofis ziyaretleri birçok şeyde çok yakınlaşıyoruz. Bu hatta bazen 2 ay falan da sürüyor.
Sonra birlikte güzel bir sunum hazırlanıyor, Hollanda’ya gidiliyor, Hollanda’da bir investment komite var. Bu investment komitede tartışılıyor. Bu investment komite de yatırım yapıp yapmama kararı alıyor.
Bu aşamada ve paralelde o firma ile 2 günlük strateji workshop’u yapıyoruz. Bu “Strateji workshop”unda firmanın eksiklerinin neler olduğunu bulmaya çalışıyoruz hep beraber. Bunu bütün ortakları ile ve üst yönetimi ile birlikte yapıyoruz. Eksikleri bulduğumuzda firma ile neler yapılması gerekir bu eksiklikler ile ilgili, hangi aksiyonları almamız gerektiğini konuşuyoruz.
Bu konuşmalarda el sıkışmamız çok önemli çünkü geleceği birlikte yapacağız. Sonra şirketin stratejisi, ürün stratejisi, organizasyon şeması, nereleri eksik bütün bunlar ile ilgili aksiyon listesi çıkarıyoruz ve 10-12 tane maddeyi tartışıyoruz. O gece firma ile birlikte yemeğe gidiyoruz.
Yemekte biraz mahsus birbirlerine düşürecek şeyler yapıyoruz ve orada gerçek lideri anlamaya çalışıyoruz. Aralarında nasıl karar veriyorlar? Kim baskın çıkıyor? Bunları anlamaya çalışıyoruz. İnanın, ileride en önemli konu aslında o yemekteki birbirlerine olan davranışları. İnsan. Yani nasıl asılıyorlar konuya, nasıl gerçekten fikirlerini yapıyorlar.
turk-internet.com : Sayfanızda belirtmişsiniz zaten ekip önemli diye
Cenk Bayrakdar : Ekip bizim için çok kıymetli. Bizim ekip yüzünden aşık olduğumuz fakat yatırım yapmadığımız firmalar var ve tam tersi de var bu arada. Yani, biz o ürünü nasıl olsa güçlendiririz ama ekip (iyi değildi) yatırım yapmadık. Sonra o yemekten sonra ertesi 2. gün el sıkışmaya çalışıyoruz. Eğer okey derler ise…
turk-internet.com : El sıkıştığınız konu nedir? Mesela, biz size şu kadar yatırım yapacağız gibi mi?
Cenk Bayrakdar : Biz size şimdi şöyle yapacağız; siz parayı şöyle kullanacaksınız. Organizasyon şemanızda bakın biz şu adamlar ile görüştük bu 2 günde ama şunları beğenmedik, değişmesi gerekecek. Biz sizden şu raporlamayı isteyeceğiz. Yapamaz iseniz, 3 ay sonra kendi CFO’muzu koyarız. İşte, bu ürünün şöyle gelişmesi lâzım. Satış kanalları olarak bunların olması lazım, şöyle bir kanal ekibi kurmanız lazım.
Yani, bayağı içine giriyoruz. Buralarda el sıkışır isek, ondan sonra investment komite’ye “ bizce uygundur” diye bir mesaj söylüyoruz. Investment Komite kararını veriyor ve şu şartlarda şöyle bir yatırım yapılması gerekiyor diyor. Onun üzerinden Term Sheet’i veriyoruz ve due diligence süreci. Due diligence’da tamamlamış oluyoruz.
turk-internet.com : Burada baştan bir equity ile falan da çalışılıyor mu?
Cenk Bayrakdar : Mutlaka her şirketi- bu tabii bizim kendi arka taraftaki sözlerimiz- her şirketi satın alırken onun 3 tane potansiyel alıcısını mutlaka belirliyoruz ve hatta mümkünse gidip onlar ile sohbet de ediyoruz. Yani, bir ilgi var mı? Biz kafadan ilgi olabilir diye düşübebiliriz ama…
turk-internet.com : O 3 tane alıcı derken?
Cenk Bayrakdar : Yani o firmanın ilerde satılabileceği insanlar… Türkiye’de tabii ki…
turk-internet.com : Süre bitiminde, hisselerini kendisi alamaz mı?
Cenk Bayrakdar : O ancak halka açılma ile olur. Halka açılarak yapılabilir. O tabii daha uzun bir süredir. Genelde en ideali private equity’e satmaktır ama private equity’ler teknoloji yatırımlarını çok az yapıyorlar. Hep eski sanayi yatırımı yapıyorlar.
turk-internet.com : Neden?
Cenk Bayrakdar : Biz de konuşuyoruz arkadaşlar arasında, hep diyorlar ki, “ bize firma gelmiyor. Bize teknoloji firması, bizim büyüklüğümüzde firma gelmiyor”.
Firmalarda o sürecin çok başındayız. Daha bütün olay bizde daha 3-4 yıllık. Büyüyecek. Amerika’da 150 yıldır böyle. O yüzden bunlar gittikçe büyüyecek ve iyileşecek.
Ben çok umutluyum ama private equity’ler de teknoloji yatırımı yapmayı çok daha fazla istiyor çünkü bunun çarpanları çok daha yüksek. Ve şimdi bizim amacımız, onlara bu tür firmalar yetiştirmek.
İkinci eksik türümüz stratejik bir alıcı olması. Dünyaya baktığınızda stratejik alıcılar neler? Genelde hem service provider’lar, hem bankalar, hem operatörler. Bizde bunların hiçbiri alım yapmıyor. Operatörler her işi kendim yapayım derdinde. Bankalar, aman ben bunu kendim geliştireyim en iyisi. Hepsi kendi teknoloji şeylerini konuşturuyor. Bunlar bir kere yanlış.
turk-internet.com : Ben de aynı düşünüyorum ama sizden öğrenelim, niye yanlış?
Cenk Bayrakdar : Dünyada da olduğu gibi, inovasyonun ülkede yeşermesini ve büyümesini istiyor iseniz, büyük birkaç tane sektörün alım yaparak büyümeyi, alım yaparak kendi kültürüne dahil etmeyi öğrenmesi ve geliştirmesi gerekiyor.
Binlerce kişinin dışarıdaki inovasyonu kullanmayı yapması lazım ya da “ iyi bir fikir var; bunu biz yaparız” dememeleri lazım çünkü bunu aldıklarında hızlı içselleştirebilirler ise, çok daha hızlı hız kazanma ihtimalleri var, imkanları var.
Kendileri yapmaya kalkarlar ise, çok zor. Ben yıllarca CIO’luk yaptım Türkcell’de, senede 400 tane büyük proje yapıyorduk; büyük yani. Küçük belki 1500 tane. Şimdi o kadar projenin içinde hangi önceliği yapacaksınız da bir startup’ın önceliği ile ya da saldırması ile bir ürünü geliştireceksiniz? İmkânı yok.
O yüzden ne olacak? O iyi bir yeşerdi mi, onu tak diye alması lazım aslında. Dünyada bu böyle işliyor. Bizim de operatörlerimiz, bankalarımız ve servis veren şirketlerimizin bunu öğrenmesi lazım.
turk-internet.com : Firmayı büyütüp, 1. Private equity’ye satmak, 2. bu tür stratejik alıcı bulmak dediniz. 3cü potansiyel alıcı nedir?
Cenk Bayrakdar : Ve 3… IPO yapabiliriz. IPO ile ilgili biliyorsunuz, BİST’te ben de Değerlendirme Kurulu’ndayım, “Özel Pazar” diye bir kurum kuruldu. Bu da aslında bir nevi yatırımcı ile yatırım arayanları bir araya getiren bir özel pazar. O da emekleme aşamasında. İnşallah çok iyi olacak.
Oraya da iyi firmalar, iyi yatırımcılar bulmaya şu anda çalışıyoruz bir şekilde. Yani, bu ekosistemin oluşmasında inanın hiç rekabet yok şu anda. Yani anlamsız bir rekabet şeyi yok. Herkes bir şekilde bir ucundan tutmaya çalışıyor.
turk-internet.com : Çünkü çok yeni.
Cenk Bayrakdar : Evet! Ben Türkiye’de hiç bilmiyordum, 62 tane fon varmış. Ama venture capital dediğinizde hani 3 tane faal venture capital var. Bunlardan bir tanesi biziz, Revo, bir tanesi 212. O zaten bizden önce kurulmuştu; internet odaklı daha çok. Bir de Aslanoba Capital var. O zaten bizim de yatırımcımız. Bu üçü çok aktif. Bunun dışında yeni kurulan Early Bird var. Türkşye’de de inşallah yatırım yapacak. TTS bakıyor, inşallah yapacak. Ama böyle 5 firma falan yani.
62 fon diyorum, ama onlar büyük fonlar. Yani rakamlarınız tutuyor ise, bilançonuz tutuyor ise, 5 milyon’un üzerinde para vermek için millet sizinle yarışıyor aslında. Ama en büyük sıkıntı, bir nevi Angel network’ler de kuruluyor. 250 bin dolar’ın altında kuruyorsunuz; arası yoktu Türkiye’de. İşte bizler bu ara, 250 bin dolar ile 4 milyon dolar; o arayı Revo doldurmaya çalışıyor. Orada yani o tam can suyunun alma dümeni çok önemli şirketlerde.
turk-internet.com : Bu arada Revo ismi nereden geliyor?
Cenk Bayrakdar : Revo, çok üstünde çalıştığımız bir isim. Revo, Esperanto diye sentetik bir dil var biliyorsunuz. Orada aslında “dream” yani “ hayal” demek. Hayallerinizi gerçekleştiren kapital yani.



Kaynak : 