Geçen yılın aralık ayından bu yana “ithal cep telefonu ve tabletlere ek vergi” konusu gündemimizde. Hükümet bunu Ekonomi Bakanlığı’nda yer alan “yerli cep telefonunu koruma” kapsamında sunuyor[1]. Ama konuya yakın kişiler fiyatı ortalama 400-500 $’lara ulaşan akıllı telefonlarla yıllık 15 milyona varan cep telefonu ithalatının ve üstüne tabletlerin meydana getirdiği, 6-7 milyar $ ve üstü yani 15 milyar TL ve üstü nakit açığının asıl sorun olduğuna dikkat çekiyorlar.
Cep telefonlarının ithalat hacmi ile ilgili nakit açığına bir çare olsun diye 2013 sonunda da taksitli cep telefonu satışlarına engel gelmişti[2]. Ancak bunun ithalatı çok etkilemediği görüldü[3]. Çünkü bir yandan operatörlerin kampanyaları, diğer yandan da senetli satış yapan büyük mağazalar bu sınırlamayı aştı. Zaten o konunun “pos tefecileri” konusuyla da ilişkisi vardı. Bu şekilde yani “kredi kartına taksitle cep telefonu yasak” olarak kaldı.
Şimdiki “ithal telefondan doğan nakit açığa ek vergi” şeklindeki uygulamaya, “otomotive baksınlar” ya da “enerji ithalatına baksınlar” ve hatta “kozmetik çılgınlığına baksınlar” gibi çeşitli yorumlar var. Başka bir yorum da “tek taraflı uygulanan ve devamlı zarar ettiğimiz gümrük birliği neden kaldırılmaz” şeklinde.
Sektör ise ek vergiye karşı yerli cep telefonu konusunda 2 noktaya dikkat çekiyor;
- Yerli ama ne kadar yerli ?[3]
- Eğer vergi duvarını yükseltirsek, rekabetsiz kalan yerli cep telefonu sektörü yine de kendini geliştirir mi?
Bunları daha önce yazdığımız yazılarda enine boyuna tartışmıştık. Ancak Reeder markalı tabletler ile tanınan Selekt Bilgisayar CEO’su Uygar Saral konuya farklı bir yaklaşım gösteren bir açıklama yayınlamış. Bu açıklamayı aynen veriyoruz;
Geçen yıl Nisan ayında damping var şüphesi ile bir araştırma başlatılıp, elektronik ürünlere ilave vergi getirilmesi söz konusu edildi.
Uluslararası örgütlere üye bir ülke iken bu tarz bir ilave vergi ancak dampingin tespiti ile mümkünken, ülkemizde hukuken kabul edilmese de devam eden vergiler olduğu hukukçulardan işittiğimdir.
Diğer yandan bu tarz bir verginin Türkiye’de üretimi teşvik amaçlı olduğu ileri sürülmekle birlikte, Türkiye’nin bu sektörde yetiştirdiği en hızlı büyüyen ve en istikbal vaat ettiği söylenen firmalardan birinin kurucusu ve yöneticisi olarak, ben bu tarz bir uygulamanın firmamıza nasıl bir yarar getireceğini tasavvur edemiyorum.
Zira bahsi geçen ve Türkiye’de yapılması teşvik edilen üretimi, mevcutta ülkelerinde yapan Çinli partnerlerimiz bu üretimin, (4) hızlı gelişen teknolojiden kaynaklı stok riski ve (5) üretimde öngörülmesi zor fire yüksekliği ile ciddi zararların olduğu kötü bir yatırım olduğunu samimiyetle aktarmaktadırlar. Zira benim her ay gittiğimde gördüğüm Çin’de üretim yapan pek çok firmanın ardı ardına kapandığıdır.
Karlı olmayan bir yatırımın Türkiye’ye bir faydası olmayacağına göre, bu iaddiayı da mantıklı bulmuyorum.
İstihdam yaratma açısından da telefon üretimi 1 kişinin ayda 2500 adet üretebildiği ve pazarın tümünün aylık 1 milyon adet olduğu düşünüldüğünde 400 kişilik istihdam potansiyeli olan bir üretim alanıdır.
Zaten 1 milyon adet satılan telefonun tümünün TR’de üretilmesi de gerçekçi değildir. Kapalı ekonomilerde bile Apple ve Samsung’un ileri teknoloji ve yüksek fiyat etiketli ürünleri mutlaka tüketiciler tarafından kullanılmaktadır.
Bu tarz bir ek vergi için aklıma gelen diğer bir ihtimal sektörümüzdeki perakendede kanallar arası rekabet olabilir.
Telekom firmaları ile Elektronik zincirler arasındaki rekabette, 1000 lira altındaki ürünleri en çok etkileyip, 250-300TL son fiyatı artıracak ek vergi, bizim gibi 600-800TL’ye telefon satan firmaların fiyatlarını %50’ye yakın pahalı hale getirecekken, yüksek fiyat etiketli Apple, Samsung ürünlerini %10 etkileyecektir.
Zaten taksitin kaldırılması ile ciddi satış kaybetmiş olan elektronik zincirler bu hamle ile şu anda satabildikleri 500-1000 TL fiyat bandındaki ürün satışlarını da kaybedip, tüketici Telekom operatörlerine yönlenip temlikle yüksek fiyatlı ürünleri almak durumunda kalacaktır. Rekabetin kaybı vergi kaybını doğurur diye düşünüyorum.
Böyle bir çalışmanın bana mantıklı gelen tek açıklaması sonuncusu olabilir, ama tabi bu da bizim gibi teknoloji firmalarının gelişimini ve devletin vergi kaybını getireceğinden, istenilenin zıttı yönde netice verecektir.
Yerli için yapılan bu hareket eğer gerçekten yerli içinse ciddi gözden geçirilmelidir.
Bir yandan 15-16 milyar TL’lere varan bir ithalat hacmi, bir yandan telekom sektörünü vergi tahsildarı gibi kullanan hükümetin ilave bir vergi daha getirmesi[6]. Bu hareket yerli cep telefonuna yarar mı? Ya da hükümete yeni gelirler lazımsa, halkın sırtına yeni bir şeyler yükleme yerine ne işe yaradığını bunca yıldır anlayamadığımız gümrük birliği konusuna neden eğilmezler? Onu da okuyucularımızın yorumuna bırakıyoruz.
[3] Taksit Yasağı, Akıllı Telefon Satışlarında % 4 Düşüş’e Neden Olmuş
[6] TELKODER:’Türkiye’de Telekomünikasyon Sektörü 16 Milyar Dolar, Ödenen Vergi 14 Milyar Dolar’



Kaynak : 