Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bu yıl 15ci yılını kutluyor. Dünya’da devlet telekom firmalarının (incumbent) özelleştirilmesi ve sektörün serbestleştirilmesi başladığında, dev telekom tekellerinin kendi ezici güçlerini, yeni filizlenmeye başlayan firmalar üzerinde kullanmalarını dengelemek için “düzenleyici (regulator)” kurumlar oluşturuldu.
Sektör uzmanları bu kurumları “bir ağır sıklet boksörle, bir tüy siklet boksörün dövüşmesini yöneten hakem”e benzetirler ve tüy sıkletin şansı olabilmesi için de, ağır sıkletin bir elinin arkaya bağlanması gerektiğini söylerler. Acaba bizim BTK böyle mi davrandı? Biz konuyu sektörün her tarafındaki insanlarla –aynı sorular üzerinden– yapacağımız söyleşilerle size sunmaya gayret edeceğiz. Bu ilk bölümde sorularımızı eski BTK 2.Başkanı ve bugünün milletvekili Hüseyin Edis’e yönelttik[1].
turk-internet.com : BTK’nin misyonu size göre nedir?
Hüseyin Edis : BTK’nın misyonunu; yaptığı düzenlemeler ile etkin ve sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak suretiyle tüketicilerin en iyi hizmetleri en iyi fiyatlarla satın almasını sağlamak olarak özetlemek mümkündür.
turk-internet.com : Bu yıl 15ci yılında BTK’nın bu misyonu ne kadar yerine getirdiği düşüncesindesiniz. Hangi konularda başarılı oldu? Hangi konularda olamadı?
Hüseyin Edis : BTK, kurulduğu ilk yıllarda az sayıda ancak nitelikli çalışanları ile misyonun gerektirdiği tüm mevzuatı hazırlamış, GSM İşletmecileri ve Türk Telekom ile imtiyaz sözleşmelerini yenilemiş, uzak mesafe telefon hizmetleri (UMTH) dâhil çok sayıda hizmet için yetkilendirmeler yapmış, pazar analizleri ile etkin piyasa gücüne sahip işletmecileri belirlemiş ve bu işletmecilere uygun yükümlülükler getirmek suretiyle sektörde rekabet ortamını sağlamaya yönelik önemli adımlar atmıştır.
Ancak, BTK’nın kurul üyelerinin tamamının AKP tarafından atanmasının ardından Kurum o güne kadar sürdürdüğü bağımsız ve tarafsız olma özelliğinden uzaklaşarak Hükümete doğrudan bağlı kurumlara benzer bir yapıya bürünmüştür.
Özellikle; Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) BTK bünyesinde kurulması ile BTK, elektronik haberleşme sektöründe rekabet ortamını yaratmasından ziyade telefon dinlemeleri, Youtube gibi popüler internet sitelerine erişimin engellenmesi gibi konularla gündeme gelmeye başlamıştır.
TSK’yı en üst düzeyde mahkûm eden davalar ve siyasetteki kirli kaset tuzakları ile birlikte de BTK “paralel yapılanma” ile beraber anılır olmuştur. Hükümet ve cemaat arasındaki kavganın ayyuka çıkması ile BTK, sektördeki rekabeti artırmaya, teknolojik gelişmeleri teşvik etmeye yönelik ve tüketici lehine yaptığı düzenlemelerden ziyade, tamamen paralel yapının kontrolünde olduğu gibi hususlar çerçevesinde konuşulur olmuştur. Kurum yöneticilerinin baskıyla istifa ettirilmesi, yüzlerce uzman personelin çalıştığı birimlerin bir gecede değiştirilmesi ve bu görev değişikliklerinin süreklilik arz etmesi, her hafta yeni listeler hazırlanarak personelin oradan oraya savrulması gibi konular, Kurumun yapması gereken işlerle değil kadrolaşma ve mobbing ile anılmasına sebep olmuştur.
Şimdilerde ise BTK, yine gerçek misyonuna ilişkin düzenlemelerle değil, paralel yapı olarak adlandırılan cemaat ile mücadelesi ile anılmaktadır. BTK’nın bu hale gelmesinde elbette bütün bu olanlara göz yuman siyasi iradenin de sorumluluğu büyüktür.
Sektörün durumuna baktığımızda, 2015 yılı birinci çeyrek verilerine göre telefon hizmetleri gelirlerinde Türk Telekom’un payı %86 iken STH işletmecilerinin payı ise sadece %14’tür. İnternet servis sağlayıcıların pazar paylarına bakıldığında ise TTNet’in pazar payı %75’in üzerinde iken, diğer internet servis sağlayıcılarının toplam pazar payı %25’in altındadır. Bu rakamlar, sabit hizmetler ve internet hizmetleri pazarında yeterli rekabet olmadığını göstermektedir. Buradan BTK’nın düzenlemelerin etkin olmadığını çıkarmak mümkündür.
Ayrıca, daha geçtiğimiz hafta yapılan 4G (4,5) ihalesine ilişkin olarak BTK, yerel baz istasyonlarının ULAK tarafından üretiminin tamamlanmasına kadar ihalenin ertelenmesi ve böylece 15 milyar doların Ülkemizde kalması sağlanabilirdi.
Yangından mal kaçırır gibi ihalenin bir yıl öne alınarak yapılmasının arkasındaki nedenlerin iyi açıklanması gerekir.
turk-internet.com : BTK’nın organizasyonel yapısını nasıl değerlendiriyorsunuz (bazıları BTK’nın fazla siyasal olduğu görüşünde ve bari RTÜK gibi parlamentodaki partiler oranında seçilsin düşüncesindeler. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?)
Hüseyin Edis : Bildiğiniz gibi RTÜK üyeleri siyasal partiler tarafından TBMM’de seçilmekte ve bu durum seçilen üyelerin partisi adına görev yapmaktadır. Ancak bu durum, son yıllarda gördüğümüz gibi, uzun dönem ve güçlü bir tek başına iktidarın hüküm sürdüğü hallerde, medyanın iktidar tarafından kontrol edilmesi ve muhalif seslerin kendilerini ifade etme imkânı bulamamasına neden olmakta bu durum ise kamuoyunun doğru bilgilendirmesinin önüne geçmektedir.
Dünya uygulamalarına baktığımızda bağımsız idari otoritelerin devlet ve özel sektör arasında tarafsız ve gerektiğinde hakem konumu dikkate alınarak uygulama yapılmaktadır.
Ancak ülkemizde özellikle 2007’den (BTK üyelerinin tamamının AKP tarafından atanmasından) itibaren BTK tamamen siyasi iktidarın emrine girmiş bağımsız idari otarite olma özelliğini hukuken olmasa da fiilen kaybetmiştir.
BTK gibi Bağımsız idari otoriteleri, bırakın RTÜK gibi olmayı, tam aksine daha bağımsız olabilecek şekilde düzenleme yapılmalı ve uygulamada bu yönde olmalıdır.
BTK’nın Kurul yapısında; alternatif işletmecilerin ve tüketicilerin gerçek anlamda temsil edilmemesi sektörün sorunlarının ana kaynağıdır. Daha da açmak gerekirse, mevcut durumda iktidara yakın isimlerin Kurula atanması sebebiyle iktidarın kontrolündeki ya da etkisinin olduğu işletmecilerin menfaatlerinin korunması söz konusu olurken, sektörü temsilen üye de atanmasına rağmen, özellikle alternatif işletmecilerin menfaatlerinin korunması pek mümkün olamamaktadır. Aynı zamanda, tüketicileri temsilen üye de atanmasına rağmen, yine atanan kişilerin iktidara yakın olması nedeniyle, iktidarın gözettiği hususları göz önüne almakta ve yapılan işlerde tüketici menfaati göz ardı edilebilmektedir.
Bu çerçevede benim düşüncem, Kurulda, doğrudan alternatif işletmecileri ve tüketicileri temsil eden üyelerin bulunması gerektiğidir. Alternatif işletmecilerin temsilcisi olan Kurul üyesi doğrudan alternatif işletmecilerin birlikleri tarafından, tüketici temsilcisi Kurul üyesi de tüketici hakları dernekleri tarafından belirlenmelidir. Bunların gerçekleşebilmesi için de gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekecektir.
Tüm menfaat gruplarının Kurulda temsili ile çok daha dengeli kararlar çıkacağı ve bu menfaat gruplarının uzlaşısı ile çıkan kararların da sektöre ve ülkeye çok şey katabileceği düşüncesindeyim.
turk-internet.com : Önümüzdeki dönemde BTK için beklentileriniz nelerdir?
Hüseyin Edis : BTK’dan beklentim, iyi yetişmiş uzman personelin hak ettiği değeri vererek, atamaları ve görevlendirmeleri liyakat esasına göre yaparak elektronik haberleşme sektörünün gerçek sorunlarını çözmeye yönelik düzenlemeler yapması ve siyasi konulardan ziyade yaptığı işlerdeki yetkinliği ile anılmasıdır.
BTK’da uzun yıllar Kurum Başkan Yardımcılığı, Kurul Üyeliği yapmış ve BTK’nın yapısı ile sorunlarını iyi bilen bir siyasetçi olarak, iktidar olmamız halinde Düzenleyici kurumları yeniden düzenleyeceğiz.
turk-internet.com : Başka söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Hüseyin Edis : Sizleri yakından ilgi ile takip ettiğimi bilmenizi isterim ve düşüncelerimi ifade etme fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Hem ülkemizin hem de sektörümüzün daha iyi koşullara kavuşacağına inandığımı belirtmek isterim.
turk-internet.com : TBMM’de neden bilişim-telekomcu milletvekili yok?
Hüseyin Edis : TBMM’de bilişim sektöründen benim dışımda milletvekili olmamasının nedeni;
- Sektör kendi içinden çıkan az sayıda uzman kişilere yeterince sahip çıkmaması.
- Az sayıda yetişmiş bilişim uzmanlarının siyasetle fazla ilgili olmaması.
- Bilişimden elde edilen faydanın siyasette bulunamayacağının bilinmesidir.
[1] Hüseyin Edis Kimdir?
Hüseyin Edis 1960 Bafra doğumlu. Evli, 4 çocuk babası.
1978 Bafra Lisesi, 1984 Ankara Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunu. Amerika Boston Üniversitesi’nde 2007 yılında 1 yıl eğitim gördü.
1985 Yılında PTT Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı Müfettiş Yardımcılığı, 1986 Yılında Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Denetçi Yardımcılığı, 1989 Yılında Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Denetçi, 1999 Yılında Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Baş Denetçi, 2000-2002 Yılında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (Telekomünikasyon Kurumu Kurucu Kurum Başkan Yardımcısı (Genel Müdür), 2002-2007 Yılında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (Telekomünikasyon Kurumu) Kurul Üyesi (Bakanlık Müsteşar Yardımcısı), 2005-2006 Yılında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (Telekomünikasyon Kurumu) Kurul 2.Başkanı, 2007-2010 Yılında Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başdenetçi olarak görev yaptı. 2010 Yılından 7 haziran seçimleri öncesine kadar da Sayıştay BaşkanlığıUzman Denetçi (Enerji Sektörünün Denetlenmesi) görevini sürdürdü.
7 Haziran 2015 seçimlerinde Samsun’dan Milliyetçi Hareket Partisi milletvekili seçildi.



Kaynak : 