Ülkemizde video oyunlarının genellikle çocuklar tarafından oynandığı düşünülüyor ama Amerika’lı ergenlerin % 49’u oyun oynuyormuş. Muhtemelen ülkemizde de benzer bir sonuç vardır. Pew Araştırma Merkezi’nin araştırması video oyunlar konusunda tartışılan çeşitli konulara değinmiş[1].
Oyunlar konusunda “çocuklar oynuyor” dışında da tartışılan konular var. Son dönemde ABD’de artan “çeşitlilik” kavramı içinde, kadınların özellikle teknoloji alanında geri itildiği tartışılıyor. Bu konu oyunlar alanında da aynı, erkeklere nazaran kadınların daha az oyun oynadığı ve bu nedenle kadınların oyunlarda az ve zayıf tasvir edildiği tartışmaları var. Bir başka tartışma da, şiddet içeren oyunların, oynayanlarda saldırgan tavırlar yarattığı inanışı. Ya da tam tersi, yani oyunların problem çözmeyi, iletişimi ve ekip çalışmasını öğrettiği iddiası var.
Pew’in sonuçları bu konuda önemli notlar içeriyor;
- Amerikalı ergen insanların % 49’u video oyun oynuyor. Bunların % 10’u kendisini sürekli oyuncu olarak tanımlıyor.
- Amerika’lı ergenlerin % 60’ı oyunları en çok erkeklerin oynadığına inanıyor ama araştırmada oyun oynayan erkek oranının % 50 ve kadınların % 48 olduğu belirtiliyor.
- Video oyun oynayan kadın ve erkek sayısının aynı olduğu bulunmuş. Ama kendisini düzenli oyuncu olarak tanımlayan erkek sayısı, kadın sayısının 2 katı.
- Oyun oynayan erkeklerin % 15’i, kadınların ise % 6’sı kendisini düzenli oynayıcı olarak tanımlıyor. 18-29 yaş aralığındaki erkeklerin % 33’ü düzenli oyuncu olduğunu söylerken, aynı yaş grubundaki kadınların % 9’u sürekli oyuncu.
- Video oyunlar genellikle genç işi diye düşünülüyor ama yaşlı olanlar da oyun oynuyor. 30-49 arasındaki kişilerin % 58’i, 50-64 arasındakilerin % 40’ı ve 65 yaş üstünün % 25’i oyun oynuyor.
- Kadınlar daha az oyun oynar miti özellikle yaş büyüdükçe tersine dönüyor. 50 yaş üstü ergenlere bakıldığında, erkeklerin % 29’u oyun oynarken, kadınların % 38’i oynuyor.
- Irk olarak bakıldığında, oyun oynayan sayısında fark yok ama kendisini “oyuncu” olarak tanımlayanlar arasında İspanyol orjinli olanlar daha fazla. Beyazların % 7’si, Siyahların % 11’i, İspanyolların ise % 19’u kendisini sürekli oyuncu olarak tanımlıyor.
- Amerika’lıların % 53’ü “şiddet içeren video oyunların saldırgan hareketlere neden olduğu” düşüncesinde değiller. % 40 ise tam böyle düşünüyor. Bunların % 32’si kendileri şiddet içeren oyun oynamış.
- Araştırmaya katılanların % 26’sı video oyunların zaman kaybı olduğu düşüncesinde. 3’de biri bazı oyunların zaman kaybı olduğuna inanıyor. % 16’nın ise bu konuda fikri yok.
- Oyunların, insanlarda problem çözme, stratejik düşünme gibi kabliyetleri geliştirdiğine inanıp inanmadıklarına dair sorulara ise, katılımcıların % 17’si olumlu cevap verirken, % 16’sı böyle düşünmüyor. % 47 bazı oyunların yararlı olduğunu ama bazıların olmadığını düşünüyor. % 20’sinin ise fikri yok.
- Aynı şekilde oyunların ekip çalışması ve iletişim konusunda yararlı olup olmadığı sorusuna, katılımcıların % 23’ü olumsuz cevap verirlen % 10 bunu doğru olarak cevaplıyor. % 37 bazı oyunların böyle olduğunu düşünüyor. % 28’in fikri yok.
- Toplum, video oyunların kadınları ve azınlıkları kötü gösterdiği sorusuna karşı cevap veremiyor. Katılımcıların % 47’sinin azınlıkların böyle gösterildiği konusunda, % 40’ının ise kadınların kötü gösterildiğine dair fikri yok.
- Oyun oynamayanlar, oynayanların oyunların kötü yönlerini görmediği ve iyi yönlerine ağırlık verdiği düşüncesinde. Oyun oynayanlar da kendilerini oyunlar hakkında pozitif düşünceli olarak yorumluyorlar.

Kaynak : 