Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın iştiraklerinden biri olan Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş’nin (STM) Genel Müdürü Davut Yılmaz, Türkiye’ye yönelik siber saldırıların arkasında Rusya’nın olma olasılığının düşük olmadığını ve saldırıların mesai saatleri içinde düzenlenmesini de “manidar” bulduğunu söyledi.
Saldırının organize ve hedef odaklı olduğunu belirten Davut Yılmaz, saldırı için seçilen hedeflerin, rastgele ya da sıradan bilgisayarlara değil, Türkiye’nin “.tr” uzantılı alan adları için hizmet veren sunucularına yöneldiğini ve buralarda yaklaşık 400 bin alan adının yönetildiğini, böylece 400 bin web sitesine ayrı ayrı saldırmak yerine, bunları yöneten sunuculara saldırmasının, üstelik daha çok zarar verebilmek için mesai saatlerinde bunları gerçekleştirmesinin çok manidar olduğunu vurguladı.
Yılmaz, “bugünlerde DDOS için 400 Gbps büyüklüğündeki saldırılar bile normal karşılanırken, 40 Gbps büyüklüğündeki bir saldırıyla tüm ülke trafiğinin durma noktasına gelmesi, ülkemiz adına hiç iyi bir durum değil. İleride daha büyük sorunların yaşanmaması için ilgili uzmanların da yakından bildiği birtakım sorunların acilen çözülmesi gerekiyor” dedi.
Ancak Yılmaz’ın belirttiği 40 GB saldırının ilk 2-3 gün boyunca sürdüğü ve daha sonra karşılandıkça saldırının yükseldiği, zaman içinde 3 ana arterden 120 GB ile karşılandığını ve zaman zaman 250 GB büyüklüğe ulaştığı belirtiliyor.
Diğer yandan saldırının 40 GB bile olsa hissedilmesinin arkasında, Türkiye’nin fiber altyapısının zayıflığı yatıyor. Bu alt yapının, Türkiye büyüklüğündeki bir ülke için bugün 3-4 milyon km olmasının normal olacağını ama sadece 250.000 km düzeyinde kaldığını ve son 5 yıldır fiber yatırımların engellendiğini belirtelim.
Yılmaz, Nato için de şunları belirtti :”24 Kasım’da Rusya ile başlayan krizden beri, devlet destekli Rus hacking gruplarının ülkemize siber saldırılar yapabileceği yönündeki tahminleri dikkate almak gerekiyor. Rusya, yıllardır NATO’nun askeri gücünü değil, stratejisini yenmek için minimum ölüm ve fiziksel hasarla sonuçlanacak, fait accompli ya da ‘oldu bitti’ denilebilecek aksiyonlara başvuruyor. NATO’nun karşılık veremeyeceği, verse bile çok sesini çıkartamayacağı bu aksiyonların arkasındaki temel mekanizmalardan biri de siber güç. Sosyal medyadan, internet haberciliğine, hacking saldırılarına kadar çok geniş bir spektrumdan oluşan siber güç, Rusya’nın geleneksel savaş stratejisinin önemli bir parçası ve bunu 2007’de Estonya’da, 2008’de Gürcistan’da, 2014’de Ukrayna’da gördük.”

Kaynak : 