Bir süre önce yayınladığımız bir haberde [1], İstanbul Belediyesinin, İstanbulKart’ın minibüslerde ve taksilerde de kullanılması için altyapı çalışmalarının yaptığını bildirmiştik. Şimdi bunun Türkiye geneline de yayılacağı görülüyor. Vergi kayıplarının önüne geçmek için kolları sıvayan hükümet, taksi ve minibüslerde elektronik ödemeyi getirecek düzenlemeyle ilgili çalışmalara başladı.
Vergi kayıplarının önüne geçmek adına birçok çalışma gerçekleştiren ve son dönemde adım adım buna yönelik uygulamaları devreye alan hükümet, şimdilerde taksi ve minibüslerde de nakit parayla ödemeyi kaldıracak ve elektronik yani kayıtlı ödemeyi devreye alacak sistem üzerinde çalışıyor.
Bu sistemle, taksi, minibüs ve halk otobüslerinin ücretleri elektronik ortamda tahsil edileceği için vergi kayıp ve kaçağının da ortadan kaldırılacağı öngörülüyor.
Giderek, alışveriş ve diğer ödemelerde de nakit para azaltılacak. Banka kartı, kredi kartı, EFT ve havale gibi ödeme sistemleri yaygınlaştırılacak.
Maliye Bakanlığı son yıllarda, ülkemizin en önemli sorunlarından birisi olan bu “vergi dengesizliği” konusunda epeyce mesafe katetti. En son, “saha hizmetleri” diye tanımlanan otopark, cafe, resturant gibi işyerlerine yönelik sistemler tanımlanmıştı[2]. Futbol maçlarına girişte kullanılması için geliştirilen Passolig de benzer bir uygulama.
Nakitsiz Hayat ama Dijital Uçurumu Arttıracak
Ülkeler yavaş yavaş nakitsiz hayata doğru yöneliyorlar[2]. Avrupa ülkeleri, bu yıl dahil, nakitsiz hayata geçiş için tarih ilan etmeye başladılar. Çünkü nakitsiz hayat hükümetlere bir çok avantaj sağlıyor.
Bunların başında, para basımı ile ilgili maliyetlerden kurtulunması geliyor. Ama daha önemli avantaj, yukarıda da belirttiğimiz üzere, vergi kaçaklarının azalması. Elektronik ödemeler aynı zamanda kayıtlı ödemeler olacağı için, ödemeler de belli noktalara yapılacağı için, taksi ve minibüs gibi ulaşım araçlarında yüksek olan vergi kaçırma imkanları yokolacak. Devlet buralardan kolaylıkla vergi toplayabilir hale gelecek.
Bu sistemin hükümet için diğer bir avantajlı yönü de, ekonomide dolaşan paranın büyük bir kısmının hükümetin elinden geçmesine olanak sağlaması olacak. “Elektronik para” olarak tanımlanan kartlar, kredi kartları gibi değil, “önceden ödeyip, sonradan harcama” prensibine dayanıyor. Önceden ödenen paralar, lisans almış operatörler tarafından toplanıyor. Ulaşım alanında İstanbul Belediye’sinde olduğu gibi yerel ya da merkezi hükümete ait operatörler mi olacak henüz belli değil ama kartlara ödenen paralar, –geceleri koruma hesabına alınsa da– önceden toplanmış oluyor. Bu da hükümet tarafında önemli bir avantaj olacaktır.
Ancak Avrupa Birliği’nde konuya ilişkin en önemli eleştiri; “digital uçurumu derinleştirir mi?” sorusu. Elektronik kartların kullanımına yönelik süreçler (doldurması, temin edilmesi vs) yaşlılar ve engelliler tarafında zorluk çıkarıyor olabilir. Tartışmalar sürüyor[3].
[3] Yeni Ödeme Sistemlerinin Gelişmesiyle Nakitsiz Topluma Gidilirken, Acaba Uçurum Derinleşiyor mu?



Kaynak : 