Son 5-10 yıldır konuştuğumuz 5-6 Bilişim trendinden birisi “büyük veri”. Temelde bu bilişim departmanlarından çok pazarlamanın konusu. Bilişim “büyük veri”nin, “bu veriyi nasıl depolayacağız”, “nasıl hızlı bir şekilde kullanabileceğiz”, “nasıl yönetebileceğiz” ya da “nasıl kaybetmeyeceğiz” gibi teknik tarafında. Ama asıl heyecan verici olan, bu verinin değerlendirilme süreci ve yukarıda da bahsettiğimiz üzere, bu süreç pazarlamacıların konusu. Çünkü gelişen ve globalleşen ticari ortamda, rekabetin artması, kar marjlarının küçülmesi, pazarlamanın bireyselleşmesi biraraya gelince, pazarlamacıların elindeki en önemli fırsat, verilerin verimli bir şekilde yönetilmesi oluyor.
turk-internet.com’ya yayınlanan “büyük veri” konusundaki söyleşilerimize bakarsanız, ülkemizde henüz büyük veri kullanımının tam da anlamlandırılamadığı ya da yapılmadığı şeklinde düşünceler var. Bunun bir tarafında dünyadakiler de dahil “analitik” yazılım çözümlerinin henüz yeni gelişmekte olması varsa, diğer tarafında pazarlamacıların bu verilerin nasıl yönetilebileceğini tam anlayaamaması yatıyor.
Ülkemizde, pazarlama amaçlı kullanılacak büyük veri toplama anlamında 2 örneği HOPİ ve PARO olarak düşünebiliriz. HOPİ bildiğiniz gibi Beymen grubunun yarattığı bir uygulama. Alışverişlerle puan kazanılıyor ve belli dükkanlarda indirim sağlıyor. Diğeri ise Koç grubunun PARO’su. Ayrıca Migros ve Macro Center’larda kullanılan sadakat kartı MoneyCard’lar bulunuyor.
Bugünlerde buna yeni bir oyuncunun gelmekte olduğunu duyuyoruz. Doğuş grubunun, resturant’tan, otomotive, konserlerden, perakendeye kadar 7-8 alandaki faaliyetlerinin müşterilerini tek elden yönetecek olan ve alanının uzman kişilerini bir araya getirip, yetkin bir kadro ile yola koyulan Doğuş Müşteri Sistemlerinin (DMS) kurulduğunu öğrendik.
DMS’nin, web sayfasına bakılırsa, mobil ağırlıklı çalışmalar yaptığı görülüyor[1]. DMS’nin henüz lansman yapmadığını öğrendik, bu nedenle daha detaylı bilgi şimdilik veremiyoruz. Ama yakında duyurulacağını belirttiler. Ancak gördüğümüz kadarı ile müşteri tabanını çalışmalarının yukarıda bahsettiğimiz uygulamalardan bir kaç adım daha önde olduğunu, analitik çözümlerin de kullanılacağını görüyoruz.
Pazarlama Kültürümüz 1980 Sonrasında Gelişiyor
Ülkemiz serbest piyasaya geçişi yani pazarlama – halkla ilişkiler – reklam gibi alanları ancak 1980 sonrasında hakkıyla girmeye ve öğrenmeye başladı. Bugünün global dünyasında, satış yapmak, para kazanmak isteyen firmalar için bunlar olmazsa olmazlar. Dolayısıyla Doğuş Müşteri Hizmetleri ilgimizi çekti. Kendileri ile bir söyleşi için söz aldık, lansman sonrasında yayınlayacağız. Şimdilik bu kadar haber verelim.
Ancak büyük veri ile ilgili olarak şunları belirtelim; büyük veri hayatımızda hep vardı. Örneğin 81 ile yayılmış şubeleri olan bankaların, ya da bilmemkaç milyon abonesi olan GSM firmalarının ellerindeki veriler bu tür verilerdi. Ancak bu verilerden anlam çıkarılmıyor ve sadece depolanıyordu.
Anlam çıkarmayı akla getiren, bedava hizmetler veren Google, Facebook, Twitter gibi firmalar sayesinde akla geldi. Bu firmalar uzak mesafelerdeki insanları çekmek için “ücretsiz” –mesela Gmail gibi– servisler verdiler ve buna karşılık gelirlerini başka türlü kazanmayı akıl ettiler[2].
Önce müşterilerini cinsiyetleri, hareketleri ve diğer özellikleri ile sınıflandırarak reklamlarını buna göre satmaya başladılar. Daha sonra bu büyük veri olayı iyice moda oldu. Çünkü, yaklaşık son 5 yıldır büyük veriyi depolamaya, yönetmeye ve son 2-3 yıldır da analiz etmeye yönelik donanım ve yazılımları geliştiren bilişim firmaları, etkinlikler yoluyla da bu sektörü büyütmeye ve tanıtmaya çalışıyorlar.
Ancak hem dünyada, hem ülkemizde hakkıyla büyük veri yönetimi pek gözükmüyor. Onun yerine elinde verileri tutup, sonra gelişigüzel hareket eden yani analiz yapmayan firmalar var. Örneğin CRM konusunun uzmanı Uğur Özmen hocanın anlattığı gibi, “Anneler gününde, önceki yıllarda vefat etmiş annesiyle yemek önerisi yapan” GSM firması gibi.
Bu nedenle büyük veri konusundaki oluşumları yakından takip ediyoruz.
Kişisel Veri Kullanan Firmalarının Çekincesi – Big Data = Big Problem
“Parasız kullanıyorsan, ürün sensin” [2] türü ya da müşteri olduğumuz, para ödediğimiz ve uzantısında uygulama kullanarak ya da elle doldurulmuş form üzerinden bilgilerimizi verdiğimiz firmaların önemli bir sorumluluğu, “kişisel verilerin gizliliği ve korunması” olacaktır.
Kişisel verilerin “ancak amaç doğrultusunda kullanılabilir” ya da “rıza olmadan kullanılamaz” ya da “yetki olmadan 3cü partilerle paylaşılamaz” ya da “bir yerden, diğer yere transfer edilemez” türü dertleri var. Dolayısıyla kolay işler olmadığını da kaydedelim.
Bugünlerde TBMM’ye gelen ve Avrupa Birliği’nin zorladığı “Kişisel Verilerin Korunması” kanun taslağı inşallah yürürlülüğe girer ve büyük veri sektörü de daha iyi bir altyapıya kavuşur..



Kaynak : 