Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve Dünya Bankası’nın “2016 Dünya Kalkınma Raporu” lansman toplantısı ve Türkiye Yatırım Fonu imza töreni, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla ve 2 panel ile gerçekleşti.
Mehmet Şimşek : Maliye Bakanı Olarak Yapamadığım Şey; İletişim Vergilerini Geri Çekmekti
Toplantıda yaptığı konuşmada Yeni Zelanda’da bir şirket kuruluşunun sadece yarım gün ve sermaye gerekmeksizin kurulduğuna ve ülkemizde de benzer kolaylaştırmalar yapılması gerektiğine dikkat çeken Mehmet Şimşek şunları söyledi :
“Raporda en çok ilgimi çeken hususlardan bir tanesi engelli insanların önemli bir kısmı maalesef gelişmekte olan ülkelerde. Bu teknolojide dijitalleşmeyle birlikte aslında onlar evden oldukları yerden inanılmaz bir şekilde katma değer üretimine katkıda bulunabilirler.
Küresel krizden sonra yatırımlarda maalesef ciddi bir yavaşlama söz konusu. Birçok ülkede yatırımlarda hiçbir artış yok. Bu aslında dünyada büyüme potansiyelini ve büyüme performansını aşağı çekiyor. Yatırımların arttırılması lazım. O nedenle yatırımları dünya gündemine paralel bir şekilde oturtmuştuk. Reformdan bahsetmeyen kimse yok. Ama burada önemli olan uygulamadır. Bugünkü raporla, bizim G-20 dönem başkanlığında önceliklendirdiğimiz hususlar arasında bu anlamda çok önemli bağlantılar söz konusu.
Türkiye’de yatırım hususu özellikle son yıllarda bizde de yavaşlama döneminde. Faizlerin son derece düşük olduğu dönem yaşadık. Biran önce yatırım iklimini iyileştirmekle birlikte Türkiye’yi daha öngörülebilir hale getirmemiz gerekiyor.
Hemen hemen tüm alanlarda mümkün olduğunca geniş alanı, esnekliği, dinamizmi öldürmeyecek şekilde geniş alanı özel sektöre bırakmak lazım. Anayasa için de bu böyledir. Oturup bir asgari ücret konusunu anayasa konusu yapmak akıl karı değil. Çünkü anlamı yok.
Sadece özgürlüklerin devletin vatandaşa olan sorumlulukları, vatandaşın devlete ve diğer bireylere olan sorumluluklarının bir çerçevesinin çizilmesi, esas itibariyle özgürlüklerin en geniş şekilde tanımlanması, sistemin net bir şekilde ortaya konulması. O nedenle bütün yaptığımız düzenlemelerde özel sektörle birlikte çalışarak yapmamız lazım. Mümkün olduğunca az düzenleme, etkili düzenleme.“
Önümüzdeki dönemde meslek liselerinin önceliklendirileceğini bildiren Şimşek, Almanya’nın bu konuda örnek alınması gerektiğini ve böyleceTürkiye’de ara eleman açığını giderilip, işsizlik meselesinin çözülmesi gerektiğini belirtti ve düzenlemelerden bahsetti :
“Meslek liselerine eğilinecek, ARGE’ye destek için reform tasarısı geliyor. Fikirlerin ticarileşmesi ve ürün geliştimesine ağırlık verilecek. Türkiye yatırım fonu kuracağız ve yatırım için önemli bir adım, Kişisel Verilerin Korunması kanunu hızlanacak. Ekosistem kurulacak- genc nüfus bizim icin fırsat diye soruyor–.
İletişim Vergilerini Aşağıya Çekmemiz Lazımdı
Maliye Bakanı olarak yapmam gerekendi ama yapamadım ; oluşan mali alanı iletişim vergilerini aşağı çekerek kullanamadık. Teknoloji ve internet ucuzlayacak, vergiler azalacaktı. Bir özeleştiri yapacak olursam bu konu hakikaten yapmamız gereken, adım atmamız gereken bir alandır. Maalesef oluşturulan mali alan daha çok ücretlere diğer alanlara gitti. Özellikle teknolojinin daha ucuza internetin özellikle bu konuda iletişim üzerindeki bir miktar vergileri azalttık. Geldiğimizde cep telefonunda özel iletişim vergisi yüzde 25’ti. Bunu yüzde 5’lere kadar çektik ama hiç olmaması lazım. Diğer iletişim kanalları üzerinde de ciddi teşviklerle bunun desteklenmesi lazım.
Kalkınma Bankası Yeniden Yapılandırılacak, Yatırım İklimi İyileştirilecek
Türkiye Yatırım Fonu eko sistemin çok önemli bir bileşenidir. Patent kanununun geçmesi çok önemli bir düzenlemedir. Kişisel verilerin korunmasına yönelik düzenleme çok önemlidir. Yenilikçi fikirleri, inovasyonu ciddi bir şekilde destekliyoruz. Bunun için ekosistemin bir bileşeni olarak da oturup Kalkınma Bankası’nı yeniden yapılandıracağız. Çünkü Kalkınma Bankası hakikaten şuanda işlevsel olmayan bir bankamız. Özellikle bu alanda eko sistemin bir bileşeni olarak Kalkınma Bankası’nı daha iyi işletmemiz gerekiyor. Önümüzdeki dönemde en öncelikli konuların başında bunun yeniden yapılandırılması geliyor”
Türkiye’nin yatırım ortamını iyileştirdiğini ve daha öngörülebilir olduğu dönemde cazibe merkezi haline geldiğini ifade eden Şimşek,
“1980-2002 döneminde toplam 15 milyar dolarlık küresel sermaye söz konusu. Halbuki son döneme baktığımız zaman, 2007’de bu rakam sadece 1 yılda 20 milyar dolar. 1 yılda çektiğimiz küresel doğrudan yatırım, bizim önceki 22 yılda çektiğimiz küresel yatırımdan daha fazla. Bu tesadüf değil. Tabi ki küresel koşullarla kısmen ilişkili.
Bu yatırım ikliminin iyileştirilmesi, yapısal reformlar, siyasi istikrar ve güçlü liderlik sayesinde sağlanmıştır. Bugün de yine aynı eşiğin arifesindeyiz. Dijitalleşme konusunda 4. sanayi devrimi konusunda ben Türkiye’nin gecikmediğini tam aksine dünya ile ilk defa bir konuda aynı kulvarda, aynı seviyede yarışa katıldığı kanısındayım. Özetle bugünkü toplantının konusu, lansmanını yapacağımız rapor çok anlamlı. Türkiye için yol gösterici. Özel sektörle bunu inşallah başaracağız. Bir gecikme söz konusu değil”
Hisarcıklıoğlu : İş Dünyasının Olmazsa Olmazı İnternete Dünya Nüfusunun Yarıdan Fazlası Erişemiyor
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ise bu seneki Dünya Kalkınma Raporu’nu ana temasının dijital ekonomi olduğunu söyleyerek,
“Dijital ekonomiden ne kadar faydalandığımız belki de önümüzdeki on yıllarda ülkelerin kaderini belirleyecek. Elimizin altındaki bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabletler artık yaşamımızın olmazsa olmazı haline geldi. Önümüzdeki dönemde internet ekonomisinin, sadece G20 ülkelerinde, yılda yaklaşık yüzde 8 büyümesi bekleniyor. Eğer internet ekonomisi bir ülke ekonomisi olsaydı dünyanın beşinci büyük ekonomisi olacaktık. Büyüme hızı Çin’den daha yüksek olacaktı. İnternet bir iş sektörü olarak kabul görseydi, küresel gayri safi milli hasıladaki ağırlığı tarım ve hizmetlerden daha fazla olacaktı. Bundan 10-11 sene önce, yani 2005 yılında küresel nüfusun 6’da biri, yani yaklaşık 1 milyar kişi internet kullanıcısıydı. Bugün ise bu rakam 3 milyarı aştı. 5 yıldan kısa bir süre içerisinde bu rakam 4 milyara çıkacak. Ancak bir de madalyonun öteki yüzü var.
Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ı internet erişimine sahip. Peki ya kalan yüzde 60’lık kesim? Bizim gerek iş hayatında, gerek sosyal yaşantımızda olmazsa olmazımız olan internete dünya nüfusunun yarıdan fazlasının erişimi yok.
Bu rakam 4.2 milyar insana tekabül ediyor. Afrika’da internete erişim oranı yüzde 13’e iniyor. Az gelişmiş ülkelerde ise bu yılın sonunda internet erişimi oranının ise yüzde 10’unun altında kalması bekleniyor. Yani internet bir yandan yeni fırsatlar getirirken, bir yandan da dünyada yeni uçurumlar oluşturuyor.
En tehlikeli uçurum da KOBİ’ler için. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, KOBİ’lerin büyümesinin temelinde inovasyona yönelik yatırımlar var. Bunun yolu da dijital teknolojilerin etkin kullanımından geçiyor. Bu teknolojileri etkin kullanamayan KOBİ’ler rekabet yarışında geride kalacak. Sadece KOBİ’ler de değil, tüm sanayi sektörü bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor.”
“Peki İnternet ekonomisinin gelişmesinin önündeki kısıtlar neler” diye soran Hisarcıklıoğlu,
“Türkiye açısından konuşursak ilk olarak Yasal Altyapıdan bahsetmemiz gerekir. Türkiye’de İnternet ekonomisinin gelişmesinin önündeki en önemli kısıtlardan biri Yasal Altyapıdır. İnternet’in bugüne kadarki hızlı gelişimi açık yapısının bir sonucu oldu. İnternetin bir sahibi olmadığı için yeni iş modelleri kısıtlanmadan gelişebildi. İnternet girişimciliğin önünü açtı. İşte bu nedenle internetin yönetişiminde kamu, özel sektör, sivil toplum ve kullanıcılar beraber rol almalıdır.Tabii ki hiçbir mecra kuralsız gelişemez. Bu İnternet için de geçerli”
Kurallar İnterneti Kısıtlayan değil,i İnternetin Önünü Açan Rol Üstlenmelidir
“İş dünyası olarak internetle ilgili konan kurallarla ilgili 5 beklentimiz var. Kurallar interneti kısıtlayan değil, internetin önünü açan bir rol üstlenmelidir. Kurallar hızlı teknolojik gelişime ayak uydurabilecek şekilde sade ve esnek olmalıdır. Kurallar özel sektörün görüşü alınarak konmalıdır. Kurallar girişimcilere işini nasıl yapacağını dayatmamalı, sadece bir genel çerçeve çizmelidir. Kuralların devletler arasında uyumlu olmasına özen gösterilmelidir.
İnternet ekonomisine ilişkin ikinci kısıt fiziki altyapıdır. Herkes için hızlı ve ucuz internet erişimi, ve İnternet kullanım oranlarının artması temel şartlardan biridir.
Beceriler ve dijital uçurum da diğer bir kısıt olarak karşımıza çıkmakta. Türkiye’de İnternet kullanımına ilişkin beceriler, gerek bireysel düzeyde, gerekse firma düzeyinde yeterli seviyede değildir. Şirketlerin İnternet’i yeterince kullanmamaları ile ilgili önemli bir sorun, bilgi yetersizliğidir. Kamu destek programları, diğer bir önemli kısıtımız. İnternet ekonomisine yönelik kamu destek programların sürekli yenilenmesi ve teknolojiye ayak uyduran bir yapıda tasarlanması gerekiyor”
İnternete yönelik kamu destekleri alanında Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ile önemli bir başlangıca imza atacaklarına değinen Hisarcıklıoğlu sözlerini şöyle sonlandırdı :
“TOBB ve Hazine ortaklığında Türkiye Yatırım Fonu’nu kuruyoruz. Türkiye Yatırım Fonu, ülkemizde erken aşama yatırım yapan girişim sermayesi fonlarına kaynak sağlayacak. Bu girişim sermayesi fonları da internet girişimcilerine kaynak sağlayacak”



Kaynak : 