Kişisel verilerin korunması konusunda, insanlık tarihinde 3 önemli kilometre taşı vardır;
- Bilgisayarların yaygınlaşması
- İnternetin yaygınlaşması
- Sosyal medyanın yaygınlaşması
Avrupa Birliği bu 3 devreye önce bir sözleşme, sonra bir direktif ve en sonunda da bir regülasyon ile tepki verdi. Ülkemizin bu konudaki yaklaşımı ilk sözleşmeyi imzalamakla sınırlı kaldı. Bugüne kadar bir kaç kez kanun taslakları hazırlandı ama TBMM’yi geçebilen olmadı.
Şimdilerde ise yeni bir taslak TBMM Genel Kurulu’nda. İlk 6 maddesi bütçe görüşmeleri öncesinde geçirildi. Ancak bu maddeler konusunda muhalefetin itirazları söz konusu (Ayrıca sivil toplumun da itirazları var). 22 mart sonrasında bu taslak ile ilgili görüşmelerin devam edeceği bilgisi veriliyor.
108 sayılı Sözleşme Konusunda Bakanlar Kurulu Kararı
Kişisel Verilerin Korunması kanun taslağının, bütçe görüşmeleri öncesinde geçen 6 maddesinden sonra geri kalanlarının TBMM Genel Kuruluna yeniden geleceği belirtilirken, dün Resmi Gazete’de, Türkiye’nin 1981 yılında imzalamış olduğu Kişisel Verilerin Korunması ile ilgili, 108 sayılı sözleşmenin “Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilme” kararı yayınlandı [1].
108 sayılı sözleşme, bilgisayarların yaygınlaşması üzerine Avrupa Birliği tarafından “Kişisel Verilerin otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Bireylerin Korunması Sözleşmesi” başlığı altında hazırlanmış ve AB üyesi ya da üye adayı ülkeler tarafından imzalanmıştı. İmzalayanlar arasında Evren dönemi Türk hükümeti de vardı.
Bu sözleşme sonrasında, AB üyeleri olan ülkelerin veri koruma ile ilgili kanun ve düzenlemeler yaptığı görüldü.
AB 1995 yılında ise veri koruma konusunda bir çerçeve yayınlamıştı. Bu çerçeve AB üyesi ya da üye adayı olan ülkelerdeki kişisel verilerin işlenmesi ile ilgili kanunun uyması gereken çerçeveyi gösteriyordu[2].
Dolayısıyla 1995’den itibaren, internetin de yayılması nedeniyle AB üyesi ülkelerde “Kişisel Verilerin Korunması” ile ilgili kanunlar yapıldı. Ama sosyal medyanın gelişmesi ile birlikte, bu konudaki düşünceler başka bir seviyeye geçti. Google, Facebook, Twitter ve benzeri firmaların tutmakta oldukları kişisel veriler konusuna düzenleme getirmek isteyen AB, 2016 mart ayında yayınlanacak bir düzenleme hazırladı[3].
Türkiye ise yukarıda da bahsettiğimiz üzere, yeniden bir kanun taslağı hazırlamış durumda. Bu taslakta sorun edilen konuları daha önce anlatmıştık. En önemlisi ise, 2016 yılında olmamıza rağmen, kanun taslağının 1995’e göre hazırlanmış olması. Bunun nedenini anlamak ise mümkün değil[4].
[3] The general data protection regulation



Kaynak : 