2 hafta önce, İsparta barosuna bağlı bir avukatın, cep telefonlarında habersizce abone olduğumuz servisleri mahkemeye taşıdığını haberleştirmiştik[1]. Cep telefonunuzdan baktığınız bir mail ya da dolaştığınız sayfalardaki bu tür bir link olduğunu farketmediğiniz olaylarla dolandırıcılık yapılabiliyor.
Avukat İsmail Özer Özgül böyle bir durumu, telekom sektörü düzenleyicisi BTK’ya taşımış ama oradan cevap bulamamış. Bu nedenle de Danıştay’a gitmiş. Kendisine bu hikayeyi daha detaylı sorduk.
turk-internet.com : Gördüğümüz kadarıyla siz tüketicilerinin sorunlarında önemli çalışmalar yapıyorsunuz. Yaptığınız çalışmanın önemini anlamak için size farklı bir soru sorarak başlayacağım. Sizin tüketici lehinde bazı başka davalar açtığınızı görüyoruz. Örneğin, son dönemde herkesi ilgilendiren bankalardan alınan kredilerin dosya masrafları konusunda emsal olacak kararı alan sizsiniz. Bunu anlatır mısınız bize..
İsmail Özer Özgül : Bir müvekkilim 2014 yılının mayıs ayında bir banka şubesinden tüketici ve çeşitli krediler çektiğini bu kredilerden çeşitli masraflar adı altında kesinti yapıldığını bunları geri almak istediğini söyledi. Ben de bunları almak için bankacılık işlemleri için özel yetki içeren vekaletname çıkarttırarak ilgili banka şubesine başvurdum. Dosya masrafı, istihbarat ücreti vs gibi adlarla yapılan kesintilerin yer aldığı kredi sözleşmelerini, bilgi formlarını yerinde inceleyerek uygun gördüklerimizden örnek almak istediğimi, bunların banka için bir zorunluluk olduğunu, başta aşağıdaki mevzuat kuralları gereğince yerine getirmeleri gerektiğini belirttim.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 2. maddesi bu konuda çok açıktır; “Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür.” demektedir.
Bankacılık Kanununun Müşteri Hakları başlıklı 76 ncı maddesinde “Bankalar, müşterilerinin, verilen hizmetlerden kaynaklanan her türlü sorularına cevap verecek bir sistem kurmakla ve bu hizmetle ilgili bilgiyi müşterilerine bildirmekle yükümlüdür.” denilmektedir.
Durum mevzuatta bu olmakla birlikte bankaların kendi koydukları kurallar olan Türkiye Bankalar Birliği’nce ilan edilen “Bankacılık Etik İlkeleri”nin hizmet kalitesine ilişkin 9 uncu maddesinde, “Müşterilerine sundukları her türlü ürün ve hizmetlere ilişkin olarak, hizmet ilişkisinin her aşamasında ve her konuda, mevzuatta belirtilen sınırlamalara riayet etmek sureti ile doğru, eksiksiz ve zamanında bilgi aktarımı yaparlar.” ifadeleri gayet açıktır.
Bu kadar açıklığa rağmen inanılmaz zorluklarla karşılaştık. Bırakın yürürlükteki mevzuatı kendi etik kurallarına bile uyulmuyordu. Red cevabı aldık, müteaddit defalar bu isteğimizi yazılı olarak yineledik. Sabırla bekledik ancak banka herhangi bir cevap vermedi, taleplerimizi red etti.
Ben de bunun üzerine çeşitli alternatifler üzerinde düşündüm. Mahkemede dava yolunun uzun süreceğini düşünerek bundan vazgeçtim. Türkiye’de çok işletilmediğini düşündüğümüz Kabahatler Kanununa göre idari yaptırım, işlem yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduk.
Başsavcılık talebimizi kabul etti. İlgili banka yöneticisine idari para cezası verdi. Bu yaptırım ile banka fazla direnemeyerek ilgili bütün taleplerimizi yerine getirdi. Bu haber çok ses getirdi. Ulusal bri gazeteye manşet oldu. Daha sonra bütün basına yayıldı. Burda asıl önemli olan husus bir banka işleminden, kesilen ücretin iadesinden ziyade, yasal olarak mecbur oldukları halde avukata dahi bilgi belge vermeyen banka şubesinin hukuku hiçe sayan tutumumun kanun nazarında ortadan kaldırılması, adeta bir ders mahiyetinde olması idi. Yani avukata görevinin yaptırılmasına engel olunması ve bunun hukukta bir karşılığının olduğunun bir nebze hatırlatılması idi.
Avukata dahi türlü zorluklar çıkartan banka yasaların içinden gelen bir avukata karşı türlü zorluklar çıkartıp, yasal olarak görevlerinin ifasına engel olan bir kurumun vatandaşa karşı nasıl tutum takındığı, takınabileceği ihtimali beni çok düşündürmüş ve üzmüştü. Ülkemin güzel insanlarının bu tip davranışlarını hak etmediğini düşünmekteydim.
Biliyorsunuz birkaç sene önce banka dosya masraflarının talep edilmesi çok sayıca çok yüksek boyutlara ulaşmıştı. Bankaların bir kısmı vatandaşa istedikleri belgeleri vermemekte, türlü zorluklar öne sürmekteydiler. Vatandaşların da çok büyük kısmı bu belgeleri alıp uğraşmak yerine vazgeçiyor bu daha hak kayıplarına yol açıyordu. Hak arama özgürlüğüne de aykırı olan bu tutumu da ilkesel olarak işlem yapılması için defalarca BDDK ya birden çok başvuruda bulundum. Daha sonra bununla ilgili bir yasal düzenleme oldu. Sistem Bir nebze olsa düzene girdi. Ancak yasanın içeriği AB normlarında mı bu tartışılı ama abu başka bir sohbet konusu olabilir. Girmeye bu aşamada gerek yok.
Bu karar basın sayesinde Türkiye sathına yayıldı, gerek vatandaşlarımdan en çok da meslektaşlarımdan çok olumlu tepkiler aldım. Ve halen ben bu haber dolayısı ile tebrik telefonları ve bilgi talebi için aranılmaktayım. Bu tip şahsi ve kurumsal olarak yaptırımlarla karşılaşmak istemeyen bankalar bu tip evrakların verilmesinde eski ketum tutumlarını bırakıp daha kolaylaştırıcı yollara girdiler. En azından ben Isparta İlinde bunu gördüm.
Buradaki en önemli etki sadece bankaların değil, bu kararın vekalet görevini yaptırmayan bütün kurumlar için örnek teşkil etmesi, caydırıcı olması idi. Avukatlık kanunu madde 2 nin daha da fazla ciddiye alınmasına ufak da olsa katkım oldu ise bundan dolayı çok mutlu oldum. Hiç kimse hukuktan üstün değildir. Hukuk bir gün herkese lazım olacaktır. Bu yüzden yasaların verdiği yetkiyi vatandaşın aleyhine yorumlamanın hiçkimseye faydası olmaz, bu keyfiğin önünü açar. Avukatlık Kanunu md2’nin amacı adaletin sağlanmasına hizmet etmesidir. Makam ve mevkiler geçicidir. Baki Allah (C.C.)tır.
turk-internet.com : GSM konusundaki sorununuzu anlatır mısınız? Nasıl bir olay yaşadınız?
İsmail Özer Özgül : Olayın başlangıcı cep telefonuma gelen, “filanca oyunu satın aldınız” vb ibarelerini içeren ve hiçbir bilgilendirme içermeyen kısa mesajlar ile başladı. Hattımdan 1 dk bile sürmeyen bir zaman dilimi içerisinde, oyun için 197 TL’nin çekildiğini öğrendim.
Başvurum böyle başlıyor daha sonra araştırmalarda bulundum, mobil ödeme sisteminde ciddi hukuki ve teknik anlamda güvenlik açıkları olduğunu tespit ettim.
turk-internet.com : Bu olay karşılığında BTK’ya başvurmuşsunuz. BTK’da ne oldu?
İsmail Özer Özgül : Mobil ödeme sisteminin tamamının ciddi anlamda BTK tarafından revize edilmesi, disipline edilmesi, hukuki ve teknik güvenlik açıklarının bertaraf edilmesini sağlayacak önlemlerin alınması gerekmektedir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)’na bu sistemin tamamı hakkında somut verileri ile başvuruda bulundum ve acil önlem alınmasını istedim. Tek tek yasal ve bilimsel dayanaklarımı sundum.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) verdiği cevapta; şikayet konusunun “yaygın abone mağduriyetlerine yol açtığının anlaşılması” durumunda kurumca yapılacak düzenleme ve denetlemelerde dikkate alınacağını belirtmektedir.
Sektör gerçekleri, hukuki ve fiili durum, ve bu konuda onbinlerce mağduriyet yaşanması gerçeği dikkate alındığında BTK’nun verdiği bu cevabın hukuki ve maddi olarak mesnetsiz olduğunu değerlendirmekteyim.
Mobil ödeme sistemi alarm vermektedir.Mobil ödeme sistemindeki sorunlar ve mağduriyetler çok yoğundur ve binlerce kişinin ekonomik güvenliğini ilgilendirmekte, ve toplumda çok yüksek bir meblağın haksız yere el değiştirmesine neden olduğunu düşünüyorum.
Bu konuda sadece internette bir araştırma yapıldığında bile onbinlerce mağduriyet yaşandığı görülecektir. Somut yaşadığım olayda ve akabinde, ilgili operatörün benzer şikayet ve yakınmalara karşı gerekli tedbirleri almadığını, tüketicilere yönelik yükümlülüklerine aykırı davrandığını değerlendiriyorum. İlgili oyun şirketlerinin bir kısmı telefonlara cevap dahi vermemektedir. Operatör şirketleri partnerlik yapacağı şirketlerin bu zafiyetlerini ile de yeterince ilgilenmemiştir. Türk Ticaret Kanunu md. 18/2 Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir hükmünü haizdir.
(Not : Özgül’e bu şikayetin hangi operatörden kaynaklandığını da sorduk ama bunun genel olduğunu ve operatör ismi vermenin uygun olmadığını söyledi)
Bu konuda denetim ve işlem yapmakla yetkilendirilmiş en büyük ve sorumlu kurum olan saygıdeğer BTK’na başvurdum ancak yetersiz gerekçelerle inceleme dahi başlatılmadı.
Bugüne kadar gerek kendi başıma gelen eylemde ve sistemin bütününde işlem basamaklarında tespit ettiğim önemli noktalara değinirsem; Operatörlerin “bilgilendirme ve aydınlatma yükümlülüğü”ne aykırı davranışları mevcut olduğunu müşahade ettim.
Mobil ödeme talimatı verilmediği halde mobil ödeme sistemi rıza harici açıldığı görülmüştür. Yapılacak oyun satın alma vs işlemlerinin kimden, nereden kaynaklandığı, hangi oyunun satın alındığı hangi facebook adreslerinden oyun ve mobil ödeme talep edildiği bilgisi yer almamaktadır. Belki bu bilgilerden birisi veya birkaçı olsa tüketici uyanacak, işlemi daha başında iptal edebilecektir veya onay vermeyecektir.
Vatandaşlar haber sitesine girdiğini zannederek “bir tıklama ” ile daha ne olduğunu anlamadan spor, oyun, ve anlamsız bir çok işe yaramaz bilginin yer aldığı sistemlere abone yapılmaktadır.
turk-internet.com : BTK’dan gerekli olan cevabı alamayınca bu sefer bu konuda bir dava açtınız. Bu davayı neye göre açtınız?
İsmail Özer Özgül : Operatörüm tarafından tek taraflı ve rızama aykırı olarak açılmış bulunan “mobil ödeme” onay sistemi suistimallere hukuki ve güvenlik açıkları ile fırsat verdiğini değerlendirerek bu davamı açmış bulunmaktayım.
Eksik bilgilendirme olduğu için kullanıcının ekonomik davranış biçimi etkilenmektedir.Bu konuda ;
11 Mayıs 2005 tarih ve 2005/29/EC sayılı AVRUPA PARLAMENTOSU VE KONSEY DİREKTİFİ kısım 2 Haksız Ticari Uygulama Yasağı alt başlıklı 5. maddeye göre
“1. Haksız ticari uygulamalar yasaktır.
2. Bir ticari uygulama:
(a) mesleki özenin gereklerine uymuyorsa ve
(b) ulaştığı ya da muhatap alındığı ortalama tüketicinin ya da ticari uygulamanın belirli bir grup tüketiciye yöneltilmesi halinde grubun ortalama üyesinin ürüne ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozuyorsa veya önemli ölçüde bozma olasılığı varsa haksız olduğu kabul edilir.”İbarelerini içermektedir. Görüldüğü üzere mrvcut uygulamaların büyük kısmı mesleki özenin gereklerine uymamaktadır. Son derece eksik bilgilendirme vardır. Ekonomik davranış biçimi etkilenmektedir. Tüketici yani son kullanıcı reel ve sağlıklı irade kuramamaktadır. Dolayısıyla daha ne olduğunu anlamadan yüksek meblağlar ödenmektedir. Ayrıca bu sistemin iptal prosedürü yoktur. Yetersizdir. Oyun şirketlernin bir kısmı yeterli ilgilenmeyi yapamamakta, bir kısmı cevap dahi vermemektedir. büyük çoğunluğunun Belirtilen numaralarına ulaşılamamaktadır. Vatandaş operatörlere ulaştığı zaman bunun oyun şirketi ile ilgili olduğunu, kendilerinin alakası olmadığını belirterek sorumluluk almamaktadır. Güvenlik açığının çok fazla ve emniyet sübabı işlevi görecek mekanizmaların yetersiz olduğunu değerlendirmekteyim.
5809 Sayılı Elektronik haberleşme Kanunu 49. ve 50. maddeleri bilgilendirme yükümlülüğünden bahsetmektedir. Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme başlıklı “MADDE 49 – (1) Kurum, son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebilir.
(2) İşletmeciler, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi imzalanırken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendirir.” Denilmek suretiyle bilgilendirmenin gerekli olduğu her durumda tüketicilerin eksiksiz bilgilendirilmeleri gerektiğine vurgu yapmaktadır.
Yürürlükteki 6502 sayılı Tüketici Mevzuatı da bu konuda her türlü yükümlülüğün alınması gerektiğinden bahsetmektedir.
Mevzuatımız bu tip önlemleri almak vce riskleri ölçmek sorumluluğunu GSM operatörlerine yüklemiştir. Denetim olarak da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) yetkilidir. Bu sebeplerle, yetersiz ve kendi içinde bile çelişkili olacak gerekçelerle bu konuda işlem yapmayan ve gerekli önlemleri almayan İlgili kurum olan BTK’ya karşı Danıştay’da iptal davası açmak bir zorunluluk haline geldiğinden şahsi olarak bu davamı açmış bulunmaktayım.
turk-internet.com : Bir başka sorun da şu; bugünlerde operatörlerin insanlara “onayınız çerçevesinde şu kadar GB’lik ücretsiz Twitter hesabınız açılmıştır” türü sanki ortada onay varmış gibi mesajlar günderdikleri görülüyor. Bu mesajı geri dönüp sorduğunuzda bir “onay olmadığı” görülebiliyor. Bunu neden yapıyor olabilirler?
İsmail Özer Özgül : Türkiye’de insanlar hak arama noktasında çok istekli oldukları söylenemez. Ayrıca literatürde “price sensitive” (Fiyat hassasiyeti) denen tüketici hassasiyetine ülkemiz insanı fazla dikkat etmemektedir. Bu hasssasiyet diğer ülkelere göre daha düşük seviyede. 1, 2,3,5 vs tl den birşey olmaz mantığı ile insanlar kendilerinden alınabilen miktarlar için başvuruda bulunmayabiliyorlar. Bu da bunu gören , çözen büyük firmaların bu şekilde davranışsal sürece girmelerine yol açıyor olabilir.
turk-internet.com : Bir başka konu da, son dönem 2 farklı operatörümüzün tüm alt şirketleri tek şirkette topladıkları ama rekabet kurumu kararları nedeniyle müşteri veri tabanlarını birleştirmedikleri için size telefon açıp “kampanyalar çerçevesinde bilgilerinizi 3 firmaya da veriyoruz. onaylıyor musunuz” diyerek başka bir oyun oynadıkları şeklinde. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Müşteriye yaklaşımda, yönlendirici bir hareket tarzı yok mu?
İsmail Özer Özgül : sorunuzda ise bu tip firmaların yukarıda da bahsettiğim gibi öncelikle “bilgilendirme ve aydınlatma yükümlülüğüne” tam riayet etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Şirket birleşmesi nedir? Hangi şirketler nasıl birleşmiş, veriler nasıl korunacak? Bu birleşmenin vatandaşa maliyeti var mı vsvs gibi soruların cevaplanması, ayrıntılı bir açıklamanın kamuoyuna yapılması gerekmektedir.
Kişisel verilerin korunması son derece önemli hele günümüz ortamında. Bu verilerin güvenliği için Avrupa Birliğine uyum yasaları çıkmaktadır. Umarım AB nin gelişmiş ülkelerindeki gibi olduğu gibi, vatandaşlarının gibi ekonomik güvenliğin daha güçlü olduğu, tüketici ve sektör dengesini tam kuran, adil, yasaları zayıf taraf olan tüketici lehine olan yasal düzenlemelere ağırlık verilir ve gerek resmi gerekse özel kurumlar da bunlara öncelikle kendileri uyacağı bir Türkiye olamsını temenni ediyorum.
Son olarak şunu belirtmek istiyorum. Mobil ödeme sisteminden isteyerek ve ne olduğunu bilerek oyun , hizmet vesair metalar, değerler satın alanlar haricinde, hiçbir iradesi olmadan birşekilde bu servislere üye olan, üye olmuş, haksızlığa uğradığını düşünen tüketicilerin Tüketici Hakem Heyetlerine ve miktarın yüksekliğine göre Tüketici Mahkemelerine gitmelerini, idari yaptırım olarak da düzenleyici ve denetleyici kurumlara müracaat etmelerini tavsiye ediyorum.
[1] Av.İsmail Özer Özgül Habersiz Mobil Servisleri Danıştay’a Taşıdı



Kaynak : 