Anadolu Ajansı’nın kendi Bilgi ve İletişim Teknolojileri bölümünün geliştirdiği “Haber, Fotoğraf Takip ve Analiz Sistemi” projesi, telif haksız kopyalanan içerik için takip yapıyor. Ama yanısıra hangi tür haberlerin daha fazla okunduğu ya da hangi muhabirlerin haberlerinin daha çok okunduğu analizlerini de gerçekleştiriyor. IDC’den ödül olan projeyi Anadolu Ajansı Bilgi ve İletişim Teknolojileri direktörü Yakup Şıvka ile konuştuk.
turk-internet.com: Yakup Bey, IDC’den ödül aldınız Anadolu Ajansı olarak. Öncelikle kendinizi tanıtın isterseniz.
Yakup Şıvka : Tabii! İsmim Yakup Şıvka. Anadolu Ajansı Bilgi ve İletişim Teknolojileri direktörüyüm. Yaklaşık 4 yıldır Anadolu Ajansı’nda daire başkanlığı yapıyorum. Projemizin ismi “Haber, Fotoğraf Takip ve Analiz Sistemi.”
turk-internet.com: İçeriklerin kopyalanması, büyük bir problem değil mi içerikçiler için?
Yakup Şıvka : İçerik üreticileri için, ürettikleri içerikleri – bu haber olur, fotoğraf olur, akademik bir çalışma olur- bunu dijital ortamda takip etmek, gerçekten büyük bir sıkıntı.
turk-internet.com: Takip etmek derken? Nasıl yapılıyor?
Yakup Şıvka : Takip etmek derken… Bunların hepsi birer telif hakkına tabii. Aslında yasal olarak da koruma altındalar. Normalde kaçak olarak, yani izinsiz bir şekilde kullanılmaları yasak. Fakat maalesef Türkiye’de lisans ve etik değerler bu anlamda tam oturmadığı için, birçok kişi ya da kurumlar bu içerikleri alıp sanki ya kendilerininmiş gibi veya sanki izinli kullanıyormuş gibi dağıtabiliyorlar. Hatta bundan birçok kurum haksız kazanç da elde ediyor.
Ben şunu çok iyi biliyorum: Hiçbir editörü olmadan, birkaç kişi tutup bir site kuruyor ve sağdan soldan kopyaladığı haber ve fotoğraflar ile de bu siteden gelir elde etmeye başlıyor. Bu, gerçekten hakkaniyetli bir şekilde parasını ödeyerek, ücretini ödeyerek site yapan, editör çalıştıran insanlar için haksız rekabet de oluşturuyor. Hem insanların emeği çalınmış oluyor, hem de, dediğim gibi, haksız rekabet oluşuyor.
Yola çıkarken asıl amacımız, bu kaçak takibini yapmanın yanında, aslında biraz da Anadolu Ajansı’nın ürettiği içerikler medyada ne derece yer buluyor; bunu öğrenmek idi. Yani, doğru; kaçak olarak kullanılıyor ama o aslında biraz ikincil amaçtı. Asıl amacımız, doğru haberler mi üretiyoruz, doğru kategoriler mi üretiyoruz ve ürettiğimiz haberler gerçekten medyada yer buluyor mu? Yoksa boşuna mı kürek çekiyoruz? Amacımız buydu.
turk-internet.com: Bu, bugünün de trendi yani analitik.
Yakup Şıvka : Evet. Analiz etmek; asıl amacımız. Tamamen afaki söylüyorum. Mesela eğer az spor haberleri yapıyoruz da, yaptığımız haberlerin tamamı kullanılıyor ise, o zaman oraya yatırım yapalım, spor muhabiri yetiştirelim ya da finans ile ilgili çok haber yapıyoruz ama bunların çok azı kullanılıyor ise o zaman o tarafa yatırım yapmaya gerek yok; demek ki o tarafa bir talep yok. Arz-talep dengesi ile çalışıyoruz sonuçta. Birinci amacımız bu idi. Bu amaç ile yıla çıktığımız zaman zaten diğer tarafta bunun kaçağı da yanında geliyor.
İkinci amacımız ise, muhabir performansını ölçebilmek. Normalde daha önceden muhabirlerin ürettiği haberler geleneksel bir şekilde editörünün yorumuyla ya da kişinin beyanıyla sınırlıydı. Bize her ay raporlar gelir, bölge müdürü der ki, “ benim uhdemdeki muhabir şu kadar haber üretti, şu kadar fotoğraf üretti”; ona göre belli bir performans ölçmüş olunur. Fakat bu göreceli; tamamen o kişinin inisiyatifine bağlısınız. Biz bir taraftan da bunu kaldırarak, kişinin inisiyatifini ortadan kaldırarak, biraz otomatize ettik. Bir muhabir şu anda ürettiği haberin hangi gazetenin manşetinde, hangi gazetenin kaçıncı sayfasında çıktığını biliyor ve dolaysıyla kullanım oranını da biliyor.
Bazen bir muhabir güne 10- 15 tane haber üretiyor, yazıyor ama bunların hiçbiri medyada yer bulmuyor. Demek ki, boşuna kürek çekiyor; aslında verimsiz. Bir başka muhabir ise günde 2 tane haber çalışıyor, özel haber üretiyor, bunun tamamı medyada yer buluyor. Demek, aslında o muhabir daha iyi, daha araştırmacı, daha verimli. Dolayısıyla bu ayırımı da yapar hale geldik.
Diğer taraftan, dediğim gibi aslında ürettiğiniz içerik size ait içerikler. Yani, telif hakkı size ait. Anadolu Ajansı da böyle: Haber üretiyor, bunları ücretli bir şekilde medyaya servis ediyor. Her birinin karşılığında bir bedel var. Bunların telif hakkı ajansta olduğu için, Anadolu Ajansı ismi ile kullanılması lâzım. Yani, o logonun basılması lâzım ve bir süre sonra da bunların arşiv aboneliği şeklinde abone olarak kullanılması lâzım. Biz bir taraftan da bu etik ve Telif Hakkı Yasası uyarınca bir kapı açtık. Yani, bundan sonra bu uygulama sayesinde içerik üreten herhangi bir ajans, herhangi bir bireysel fotoğrafçı -çektiği fotoları kendi blogunda yayınlıyor diye düşünün- bunu bir başkası o siteden doğrudan kopyalayıp kullanamaz, kullanmaması lâzım normalde; onun karşılığından bir bedel ödemesi lâzım. Bu uygulama ona da yol açıyor.
turk-internet.com: Peki neye göre takip ediyor? Mesela, başlığı değiştirebiliyorsunuz. Bizde bir deyim vardır: Takla attırmak.
Yakup Şıvka : Aynen öyle! Kesinlikle! Çok kullanıyorlar bunu ama tabii biz bu projeye başlamadan önce çok ciddi ARGE çalışması yaptık. Yani ben bu projeyi zaten bir yazılım projesi olarak görmüyorum; ciddi bir ARGE projesidir. Tasarım safhasında üniversite ile ortak çalıştık, üniversitedeki hocalar ile beraber…
turk-internet.com: Hangi üniversite?
Yakup Şıvka :
İmaj (görüntü) konusunu öğrendiler çünkü fotoğraf eşleştirme ve analiz başlı başına bir konu, ayrı bir bilim dalı. Şu anda bile netleşmiş bir konu değil, üzerinde halen çalışmalar yapılan bir konu. Yani Google’a girin, bir fotoğrafı araştırın, çok benzer; alâkasız fotoğraflar da gelebiliyor. Renk tonu uyan bir fotoğrafı, sanki bu fotoğrafmış gibi gösterebiliyor. Dolayısıyla, üzerinde halen çalışmalar devam ediyor.
Biz burada big data analizi dediğimiz – çünkü Anadolu Ajansı’nın arşivi milyonlar ile ifade ediliyor- internet dünyası zaten ayrı bir derya. Burada hepsini indirmek, üzerinde analiz çalışması yapmak Ajans için de çok ciddi zorluklardı. Dediğim gibi, en başta akademik çalışma gerektiren konulardı. Diğer taraftan, bunları indirmek için internet band genişliği ihtiyacı var. Bunları indirip kaydetmek ayrı bir depolama alanı ihtiyacı doğuruyor. Bunlar üzerinde tabii bu analitik çalışmaları yapmak, paralel proses işlemleri yapmak çok ciddi bir veri tabanı ihtiyacı, çok ciddi bir sunucu ihtiyacını doğuruyor. Bunlarla ilgili analitik çalışmalarda epey ilerleme sağladık. Buna özel paralel işlemler yapılan veri tabanı tasarladık.
Tabii ki! Ve text kısmında dediğiniz gibi, Ajans’ın ürettiği haberler zaten birebir yer bulmuyor. Her kurum, her gazete ya da televizyon biraz da kendi görüşleri doğrultusunda haberleri değiştiriyor. Ya manşeti değiştiriyor, ya ne bileyim, spot kısmını değiştiriyor ya da içeriğe bir şeyler eleyip çıkarabiliyor; doğru. Ama bizim program, orijinal metin ile o metnin benzerlik oranını buluyor. Cümlenin yapısından, kelimenin yapısından eş anlamlılarını da bularak, ne oranda değiştiğini buluyor. Yani siz düz cümleyi devrik yapsanız da, o program bu cümlenin kullanılmış olduğunu buluyor ve üzerini işaretleyerek, işte yüzde 80 benzerlik, yüzde 70 benzerlik, yüzde 10 benzerlik oranı buluyor. Kurumsal iletişim direktörlerimiz ile bir çalışma yaptık.
Dedik ki, – tabii bu bir tecrübe işi- “ yüzde 60 ve üzeri benzerlik ise, bu haber bizimdir.” Yani, ona biz kendimiz karar veriyoruz çünkü gerçekten bir açık oturum ya da ne bileyim, bir beyanı dinleyen iki tane muhabir aynı kelimeler ile yazıyorlar.
İki ayrı haber aslında ama içerik tamamen aynı olabiliyor. Dolayısıyla bu benzerlik oranlarını belli bir seviyenin üzerinden sonra kurum değerlendiriyor. Tabii baktıktan sonra da önce ilgili kuruma bir uyarı gönderiyor: “ Bizim haberimizi, fotoğrafımızı kullanıyorsunuz; gelini abone olun” diye. Normalde o aşamada cezalandırmaya geçmiyoruz.
turk-internet.com: Bu başlı başına bir proje. Bunu kurum dışarı –yurt dışına ya da yurt içine- diğer kurumlara satmayı da hedefliyor musunuz?
Yakup Şıvka : Tabii ki, kesinlikle. Dediğim gibi, proje ARGE projesi ve kendi imkânlarımız ile geliştirdiğimiz bir proje. Kesinlikle yerli kaynak. Tamamen Anadolu Ajansı’nın kendi içinde, kendi uzmanları tarafından geliştirilmiş bir projedir.
turk-internet.com: Kaç kişi çalıştı bu projede?
Yakup Şıvka : ARGE müdürlüğümüzde yaklaşık 8 personelimiz var: 8 tane yazılım uzmanımız var. Tamamen onların ürünüdür. Sadece bu proje değil; Anadolu Ajansı bütün bu tarz uygulamaları ve yazılımları mümkün mertebe kendi içinde geliştirmeye çalışır.
Tabii zaman zaman dışarıdan destek aldığımız oluyor ve projelerimizde mümkün mertebe sadece Ajans değil, benzer ajansların ya da yurt dışındaki –işte Azerbeycan Devlet Ajansı- onların da kullanabileceği şekilde tasarlıyoruz.
turk-internet.com: Çok dilli yani?
Yakup Şıvka : Şu anda mesela Azerbeycan Devlet Ajansı ile görüşmeler yapıyoruz. Geçen aylarda ziyaretlerine gittik. Onların mesela bir haber toplama ve dağıtım sistemi yok. Tamamıyla mail üzerinden haberleşiyorlarmış. Onlara teklif ettik; onlar da gerçekten çok ilgilendiler. Muhtemelen onlara bu sistemi satıyor olacağız ya da onlara bu sistemi kurmak yerine, bulut üzerinden onlara bu hizmeti de verebiliriz. Yani, bu sonuçta bulut tabanlı bir yazılım projesi. Onlar servis olarak bu hizmet alıyor olabilecekler.
turk-internet.com: Peki, yabancı kaynaklarda yayınlanan Anadolu Ajansı’nın yabancı dil haberlerini de tarıyor mu?
Yakup Şıvka : Tabii ki! Anadolu Ajansı bugün 10 ayrı dilde haber yayını yapıyor. Hatta 11 ayrı dilde diyebilirim çünkü Kürtçe 2 lehçede haber yapıyoruz. Sisteme 5 bin’in üzerinde web sitesi tanımladık. Tabii bunlar haber siteleri. Her siteyi tanımlayamıyoruz çünkü gerçekten çok büyük.
Yurt dışında da biz bütün bölge müdürlüklerimizden, pazarlama müdürlükleri aracılığı ile o ülkenin haber sitelerin topladık. Yani, diyelim ki, Suriye’de, diyelim ki Irak’ta medya organlarının kullandığı web siteleri nelerdir, haber siteleri nelerdir, bize liste olarak geldi; bunları sisteme tanımladık. Şu anda her biri ayrı rapor oluşturuyor. Bugün Boşnakça haberlerimizin yüzde kaç oranında o bölgedeki haber sitelerinde yer aldığını bulmamız mümkün; hepsini ayrı ayrı raporluyoruz.
turk-internet.com: Bunun arkasında herhalde ciddi bir arama motoru da bulunuyor? Biraz da alt yapıyı anlatır mısınız bize? Ne kadar süre yapıldı? 8 kişi dediniz demin; nasıl bir ekip ile yapıldı?
Yakup Şıvka : ARGE müdürlüğümüz zaten 2013’ün başında kuruldu. İlk işler, bizim yayın ile ilgili uydu kısmımız ile ilgili bir çalışmaydı. Akabinde, 2014 yılında bu projeye başladık, 3 faz olarak düşündük. Birinci fazımız, haber takip idi yani text metinlerinin internet ortamında ya da gazete ortamında takibi idi. İkinci fazımız, fotoğraf; üçüncü fazımız, video idi. Şimdi text fazı biraz daha kısa sürede oldu diyebilirim çünkü text ile ilgili zaten halihazırda yapılan uygulamalar var ama kelime bazlı takip oluyor. Bizde ise tamamı tüm metin bazlı çalışıyoruz.
2014 yılında text bazlı sistemi hayata geçirdik. Akabinde fotoğrafa başladık, 2015’te de fotoğraf takip sistemini hayata geçirdik. Şu anda fotoğraf takip sistemi çalışmakta. Bir sonraki fazımız ise video takip sistemi.
Şunun farkındayız: Video kısmı fotoğrafa göre çok daha fazla kaynak isteyen bir konu ve muhtemelen çok daha büyük storage kapasiteleri gerekli olacak bizim için. Onunla ilgili şu anda analiz ve araştırma safhasındayız. Bununla ilgili birkaç firma ile de görüşüyoruz yani bunları nasıl yaptığına dair çünkü yurt dışında bir tane firmanın böyle bir iş yaptığını biliyoruz ama öğrendik ki mesela, internet ortamında video takip eden bir firma yok. Onlar da televizyon kanallarında, uydu üzerinden, sinyal üzerinden modülasyon- demodülasyon tekniklerini kullanarak, mühendislik kullanarak ölçüyorlar. Bizim aradığımız bu değil çünkü biliyoruz ki artık dijital ortam video için çok daha popüler. Artık yavaş yavaş basılı gazetecilik, televizyon yayıncılığı ölüyor; yerine tamamen dijital yayınlar başlıyor.
Dolayısıyla onlar ile fazla yol almadık. Kendimiz artık dijital ortamdaki video takip sistemi ile ilgili analize başladık. Dediğim gibi, yaklaşık her yıl bir tane proje devreye almış gibiyiz. İnşallah 2017 itibariyle de video takibi devralmak ile ilgili planımız var. Sistemin mimari yapısını sordunuz: Şimdi, aslında 3 ayrı veri tabanı diyebilirim. Ana mantık, veri tabanı üzerinde kurgulanmış bir mantık çünkü tamamen arama motorları, paralel proses yapan işlemler. Açık kaynak kodlu sistemler kullanıyoruz. Bu bize çok ciddi bir maliyet avantajı sağlıyor; lisans ücretleri biliyorsunuz çok yüksek. Solarda farklı modüller var. bir tanesi işte NoSQL modül var. Bu internet üzerinden web sitelerini crawl edip içeriklerini alıyor, bir kısmını solar veri tabanına yazıyor. 4-5 ayrı modül, birisi web sitelerindeki işimize yaramayan reklam kısımlarını ayıklıyor.
Diğer bir modül, gazetelerden gelen küpür üzerindeki bizim ile ilgili fotoğrafı ayıklıyor textten çünkü fotoğrafta çok ciddi şekilde oynama yapılıyor, özellikle gazetelerde: Mesela banner konuyor, yazı eklenebiliyor üzerlerine ya da kesiliyor, kırpılıyor, bu tür şeyler yapılıyor. Yazılım gerçekten mükemmel denecek derecede bu tarz oynamaları da bulup bizim olduğunu bulabiliyor. Bazen fotoğraf üzerine fotoğraf yapıştırılıyor; bunu buluyor. Fotoğraf teknolojisindeki en büyük sıkıntımız da aslında şey: Özellikle logolar, metin içeren kısımlar ciddi sıkıntı çünkü bir muhabirin çektiği arkada logo olan bir resim düşünün mesela, o logo normalde telif hakkına tabii; sizin değil resim olarak ama Fenerbahçe logosu var diyelim, başkan da altında konuşuyor; bizim muhabir çekmiş fotoğrafı. Fenerbahçe logosu bir yerde kullanıldıysa bu sefer sanki sizin fotoğrafmış gibi sorunlar çıkıyor. Halbuki değil. Bununla ilgili de bu tarz text ve logo bilgilerini sistem öğrenip bunları ayıklıyor bir süre sonra. Yani yazılımı kullanan arkadaşlarımız, bu fotoğraf logodur, bu çekilmiş ajans fotoğrafı değildir diye öğretiyor sisteme; sistem artık bunan sonra o logo geçtiği zaman, onu bulmuyor. Böyle de kolaylığı var.
turk-internet.com: Demin, “bulut servisi” dediniz. Yurt içindeki içerik üreten diğer firmalara da bunu servis olarak sunma düşünceniz var mı?
Yakup Şıvka : Aslında dediğim gibi, sistem bulutta çalışmaya müsait. Bunu seve seve yaparız. Dediğim gibi, ilk zaten görüştüğümüz kurum da yine bizim gibi bir ajans olan Azerbeycan Devlet Ajansı. Onlar daha yolun başında. Onlara bu hizmeti vermeyi düşünüyoruz ama onun dışında Türkiye’de rakip olarak gördüğümüz ajanslar da olabilir, gelip kesinlikle bizim sistemi hem kendi taraflarına kurabilirler, hem de bulut üzerinden bizden hizmet alıyor olabilirler. Sistem buna müsait.
turk-internet.com: Benim suallerim bu kadar. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Yakup Şıvka : Çok teşekkür ederim! Sağ olun!

Kaynak : 