web analytics
Perşembe, Haziran 4, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa TELEKOM Mobil Haberleşme Teknolojileri 3G / 4G / 5G Gelişmeleri

Kaan Terzioğlu FETÖ Militanlarının Özel Sektör Firmalarına da Kumpas Düzenlediğini Düşünüyor

Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, bu hafta Sabah Gazetesinde yayınlanan "FETÖ Şirketlere Zulüm Yaptı" başlıklı röportajında, FETÖ mensuplarının sızdığı kimi kamu kurumlarında yetkilerini kötüye kullandığı, telekom firmalarına ekonomik zulüm yaptığı gibi uyarılarda bulundu. Bu söyleşiyi analiz edelim..

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
26 Ağustos 2016
-3G / 4G / 5G Gelişmeleri
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

15 temmuzdaki darbe girişimi sonrasında, pek çok konunun FETÖ örgütüne bağlandığını görüyoruz. Bunların okurken bazen “bu kadar da olur mu?” ya da “bunu da mı bağlamışlar?” ya da “yaşın yanında kuru da mı yanıyor?” diye düşünmeden edemiyoruz ama doğrusu Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu’nun, Sabah Gazetesinde yayınlanan “FETÖ Şirketlere Zulüm Yaptı” röportajını okuyunca, “telekom sektöründe bu son 10-11 yılda olanları ancak bu cümle açıklayabilir” diye düşündük [1].

2010 yılında BTK’da uzman kişileri görevden alıp yerine kendine göre atamalar yaptığı eleştirilerini haberleştirdiğimiz [2] Ayhan Beydoğan’ın da FETÖ soruşturmaları kapsamında gözaltına alınması [3] olayı üzerine gelince Terzioğlu’nun ifade ettiklerine daha çok hak verdik ve bu sözleri turk-internet.com okuyucuları için kısaca analiz edelim istedik.

Önce kısaca Kaan Terzioğlu’nun Dilek Güngör ile yaptığı söyleşiden bazı parçalara bakalım;

  • Bu illegal örgütün karşısında duran, vatanını milletini seven fedakâr kamu çalışanlarını tenzih ederek söylemek isterim ki, bu örgüt, devletimizin hayati mevkilerine sızarak ülkemizin maddi-manevi kaynaklarını sömürdüğü gibi; bizim de haklarımızı gasp etmek için türlü oyunlara başvurdu.

    Kamu çalışanı sıfatları ile kendilerine tahsis edilen yetkileri kötüye kullanan bu örgütün militanları, yine, bu kurumların asıl varlık sebepleri sorumlu oldukları sektörlere rehberlik etmek olduğu halde, bu amaçlarından saparak, bağlantılı oldukları FETÖ/PDY mensubu çetelere çıkar sağlayacak şekilde, bizlere olmadık alanlarda akla sığmayacak müeyyideler uygulatıp, cezalar kestirip, şirketlere denetim, soruşturma, inceleme adı altında legal görünümlü illegal yollarla adeta ekonomik zulüm yaptılar. Bunların yakasını asla bırakmayacağız.

  • Tüm yasal yükümlülüklerimizi harfiyen yerine getirmemize rağmen, kurumlar tarafından, aradan yıllar geçtikten sonra, geçmişe yönelik inceleme, denetim ve soruşturmalar yaptırılmak suretiyle, gerek bize ve gerekse sektördeki diğer mobil işletmecilere on milyonlarca TL mertebesinde cezalar kesildi. Tahakkuklar gönderildi ve bu haksızlığa karşı başlattığımız hukuki süreçlerde de, yine aynı karanlık yüzler, kendilerinin haksız taleplerine karşılık vermediğimiz için bu sürecin aleyhimize sonuçlanması adına ellerinden gelen her şeyi yaptılar.
  • Fiberin dışında sektörde ADSL/VDSL’de altyapı kullanım sorunu yaşanıyor. Yasalara göre DSL internet aktivasyonunda bu konuda hakim olan operatörle birlikte çalışmanız gerekiyor. Ancak yine yasal boşluklar kullanılarak “Port yok, müşteriye ulaşamadık ya da müşteri iptal etmek istiyor” gibi bahanelerle aktivasyon süreci engelleniyor.

    Sadece üç ayda 30 bin kişinin evine internet bağlayamadık. Müşteri de kaybetmiş olduk. Örneğin, geçen yıl DSL abonelikleriyle ilgili taleplerin aktivasyona dönüştürülme oranı yüzde 70’in üzerindeydi, bugün oran yüzde 50’ye geriledi.

    Yaşanan sorunlar mevcut aboneler için de zorluklar yaratıyor. Onların da arıza süreçlerinde sıkıntılar yaşıyoruz. Çünkü, arıza çözüm taleplerini de yine altyapısını kullandığımız hakim operatöre iletmek durumundayız. Önümüze engeller çıkıyor. Örneğin aynı talebi ilk ilettiğimizde ‘sorun bizden kaynaklı değil’ cevabı alıyoruz. Daha sonra aynı sorunu ilettiğimizde sorunun kendilerinden olduğunu kabul ederek çözüyorlar.

  • Türkiye’de ortalama aylık internet faturasının yaklaşık 50 TL olduğunu düşünürsek, son üç ayda 30 bin aboneye hizmet veremememizden doğan zararı hesapladığımızda ortaya 1.5 milyon lira gibi bir rakam çıkıyor. Önceliğimiz vatandaşın mağduriyeti, sonra bizim gibi şirketlerin gelir kaybı… Bu durum operasyonel olarak da bizi zor durumda bırakıyor. Sonuçlanamayan aktivasyon süreci nedeniyle geri dönüşü olmayan yıllık 3 milyon liralık sadece çağrı merkezi giderimiz oluyor.


Terzioğlu, söyleşisinde şikayetçi olacaklarını da şu sözlerle belirtmiş;


    “Hak gaspı yaparak ülkede yatırımı, istihdamı, büyümeyi ve gelişmeyi engellemeye çalışan bu örgüt mensuplarının hepsi; yine illegal yollarla elde ettikleri makam ve unvanların arkasına saklanarak yaptıkları yasadışı işlerin ve uğrattıkları haksızlıkların hesabını bağımsız yargı karşısında verecek. Tüm dava, takip ve şikâyet haklarımızı kullanmaktan imtina etmeyeceğiz. Bir yandan Türkiye’nin yerli ve yabancı tüm yatırımcılara hitap eden bir cazibe merkezi olmasını engellemek için, diğer yandan da FETÖ’ye haksız çıkar kapısı oluşturmak için kurgulanan bu dosyaların devletimiz tarafından tekrar ele alınacağından endişe duymuyoruz.”


Terzioğlu’nun Sözleri Ne Anlama Geliyor?

Kaan Terzioğlu bu söyleşi ile, 16 yıldır telekom alanında gazetecilik yapan bir kişi olarak, özellikle alternatif operatörlere en çok sorduğumuz soruya cevap vermiş. Şöyle ki; Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, BTK’daki kişilerin verdiği ya da vermediği, Rekabet Kurumundaki kişilerin vermediği kararlarla, şirketler ekonomik anlamda zor durumlara düştüler, iflas ettiler, insanlar ordan oraya, daha doğrusu sektör dışına itildiler.

Telekom sektöründeki gelişmelerin sürebilmesi için kamu kurumlarındaki insanların zamanında ve hakkaniyetli uygulamalar yapması gerekiyor. Örneğin, 2000 yılında telekom pazarının oluşturulması için kurulan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) önemi çok büyük çünkü haberleşme gibi hem bireylerin özel hayatını, hem de kurumları ilgilendiren böylesine önemli bir alanda sektörü büyütmesi lazım. Aynı şekilde Rekabet Kurumu’nun olaylara mahkemelerle döndükten sonra değil, daha ilk geldiği anda hakkaniyetle bakması gerekir [4].

Oysa, geçenlerde 16cı yılını [5]; bilmemkaç yüz şirket lisans almış, şu kadar yönetmelik hazırlanmış, şu kadar uluslararası eğitime katılınmış, devlet hazinesine bu kadar para yaratılmış gibi parlak-parlak cümlelerle kutlayan bu kurumun yaptıklarına “Haticeye değil Neticeye bak” prensibiyle bakarsak, göreceğimiz şudur; dolar bazında gitgide küçülen bir telekom pazarı, yokolan firmalar, dolayısıyla yokolan uzmanlıklar (başka sektöre geçen insanlar), hat bekleyen müşteriler.

Başka bir deyişle; 1980’li yıllarda Servet Bilgi Paşa ile yükselişe geçen Telekom sektörü, 1990’lı yıllarda siyasetçilerin bu işe burunlarını sokmasıyla duraklama dönemine girmişti. 2000’e bakarsak ise “gerileme” dönemi diye adlandırmak mümkün. İspat mı istiyorsunuz; telekom sektörünün toplam gelir düzeyine, dolar ya da enflasyon ile orantılayarak bakın. Ya da borç düzeyine.

Daha derinlemesine bakarsak da; ülkenin haberleşmesinde tekelin yol açabileceği riski 15 temmuz darbe girişiminde fazlasıyla gördüğümüzü düşünüyoruz [6].

Yanısıra “eksik haberleşmenin ülkemize maliyetinin” de mutlaka hesaplanmasına gerek var. Altyapının duraklamaya girmesinin bu ülkeye ticari, ekonomik, eğitim, sağlık vs anlamında verdiği zarara bakmak gerek. Etki analizi yapalım diyen eski Tübisad yönetimine, eski BTK başkanı kızgınlık göstermişti [7]. Oysa keşke işbirliği yapsa, birlikte etki analizi yapsalardı. Belki de FETÖ’nün telekom sektörüne verdiği zararı o gün hep birlikte görmüş olurduk.

Peki bu “ekonomik zulüm” denilen olayın nedeni neydi? Bugünlerde askeri okul öğrencilerine yapılan zulümü okuyoruz. Çok farkı yok. Bu zulümün nedeni Türk Telekom’u tekel bırakmaktı. Muhtemelen de oraya akacak olan paranın bölünmemesi için uğraşıyorlardı. Bunun TBMM’ye bomba atmaktan farkı var mı? Bize göre yok. Bu da ülkenin haberleşmesine atılan bir bomba oldu çünkü.

Telekom Firmaları Neden Bu Zulüme Katlandı?

Kaan Terzioğlu ilginç bir tanım kullanmış “ekonomik zulüm”. Evet telekom firmaları ve çalışanları gördüğümüz kadarıyla 20 yıldır tam anlamıyla zulüm yaşıyor bu ülkede.

Yukarıda bahsettiğimiz ve genellikle alternatif operatörlere sorduğumuz soru şuydu; “neden mahkemeye gitmiyorsunuz?” –bu arada 1997 yılında Türk Telekom’u ilk mahkemeye vermiş ISS Genel Müdürü ve kurucusu ve 7 yıl sonra davayı kazanmış birisi olarak soruyorum bunu–?

Örneğin firmalar 2004 yılında 400 milyar TL ödeyerek “A” diye sınıflandırılan bir lisans aldıklarında, Türk Telekom’un cevabı “ben hazır değilim” olmuştu. O zaman sorular şunlardı ; “Serbestleşme bilinmiyordu da mı, hazırlık yapılmadı?” ya da “Hazır değilse neden 400 milyar TL lisans ücretini önceden aldınız?” ya da daha doğru soru; “Neden Türk Telekom bunu vermesi için zorlanmadı?”

Bilmeyenler için belirteyim; Türk Telekom’un vermesi gereken şey; altyapıya bağlantıydı. A lisans bir firmanın tam olarak ses haberleşmesi sağlaması yani Türk Telekom’un rakibi olması anlamına geliyordu. Bunun için Türk Telekom’un kendisine imtiyaz olarak verilen altyapıyı açması lazımdı. Çünkü yeni firmanın 175 yılda kurulan o altyapıyı yeniden kurması belki aynı süre olmasa da, epeyce bir süre ve para alırdı. Oysa parasını ödeyerek, ülkenin kendisine ait ama Türk Telekom’a imtiyaz hakkı ile verilen altyapıdan alması sorunu çözerdi.

Ama ne oldu? Türk Telekom o altyapıyı o gün açmadı. Bugün de açmıyor, üstelik aradan geçen 11 yıla rağmen. Açtım diyor ama binbir dereden su getiriyor. Sonuç nedir; Türk Telekom serbestleşmede geçen 11 yıla rağmen hala ülkede ses alanında tekel. 10 milyon sabit ses abonesinin tamamına yakını kendisinde.

Çünkü BTK düzenleme yaptı ama uygulamayı zorlamadı. Bir konferansta Avrupa Birliği yetkilisinin sorduğu gibi soralım; “bir düzenleyici kurum var, uzmanları var, parası özerk -sektör tarafından karşılanıyor-, bütün yönetmelikler çıkarılmış, “Peki ama neden hala tekel var?”

BTK kasım 2008’de “mobil numara taşınabilirliği” başlatmıştı [8]. Genel kanı Avea abone kazanmakta zorluk çekiyordu ve bu nedenle açıldı. Ama tersine sabit numara taşınabilirliği hiçbir zaman efektif olamadı. Yine duyumlara bakılırsa Türk Telekom müşteri kaybetmesin isteniyordu. Düzenleme yapıldı ve eylül 2009 itibariyle başlıyordu[9]. Peki sonuç; bugün taşınabilen sabit numara sayısı ihmal edilebilir düzeyde yani çok düşük. Oysa mobil numara taşınabilirliğinde dünya rekoru filan elimizde. O kadar çok kişi değiştirdi.

Anlayacağınız, herkesin gözleri önünde telekom firmaları pek çok alanda sıkıntı yaşadılar; yine örneğin Terzioğlu’nun da bahsettiği ADSL konusu. Bu alanda yapılan düzenleme Türk Telekom tarafından mahkemeye taşındı ve böylece zaman kazanıldı. Zaten o dönemde BTK-Rekabet Kurumu-Türk Telekom arasındaki paslaşmalarda olduğu konuşuldu; BTK düzenleme yaptı ama bu düzenlemelerde ya eksik ya da herhangi bir konu olduğu için Türk Telekom tarafından mahkemelere taşındı. Rekabet Kurumu ise gelen şikayetleri “bilmem, bana pek rekabete aykırı gibi gözükmedi” gibilerinden cevaplar verdi. En son Türk Telekom’a verilen cezaya ait kararın mahkemeye gitmeden önceki şekline bakarsanız, bunu görebilirsiniz [5].

Sonuç; Türk Telekom 2004’de serbestleşme ilan edilmesine rağmen hala tekel. Çünkü tüm bu düzenlemelerde eksik yapılan ya da mahkemeye taşınabilecek detaylar nedeniyle zaman ve dolayısıyla aboneleri kazandı (ya da en azından kaybetmedi).

Bugünlerde aynı konu SAYE (Sanal Ayrıştırılmış Yerel Erişim) için var. Mahkemeler sürüyor ama firmalar hizmet veremiyor.

Operatörler Neden Mahkemeye Gitmiyorlar?

Terzioğlu yetkilerin kötüye kullandığından şüphelenilen durumlar için “şikayet edeceğiz” demiş. Bunun çok yararı olacağını düşünüyorum. Şimdiye kadar operatörler mahkemelere fazla gitmedi. Çünkü BTK’nın elinde “ceza” diye bir araç var. Öyle ki, Türk.net’e verdiği bir ceza gelirinin % 3,4’ünü bulmuştu[4]. Yani firmanın 1 yıllık kar’ını elinden alan bir cezalandırma yapılmıştı. Yani buna “PES” denilebilir.

Ama zaten mahkemeler çok uzun sürüyor. Bu konuyu anlayan hukuk adamları gitgide arttı ama eski yıllarda yoktu bile. Mahkemelerdeki FETÖ taraftarı hakimlerden bahsetmesek bile, operatörler uzayan mahkeme süreçleri yerine işi tatlılıkla çözmeye çalıştılar.

Başarabildiler mi? Sonuca bakarsak başaramadıklarını görüyoruz. Ama zaten bugün anladığımız gibi, karşılarında hedefi olan insanlar varmış. Yani başarılı olma şansları çok zayıfmış anlaşılan.

Bugün Durum

Öncelikle Turkcell’i ve Terzioğlu’nu bu konuyu dile getirecek cesurlukta olduğu için tebrik ederim. Ama bugün asıl harekete geçmesi gereken Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, BTK ve Rekabet Kurumudur.

BTK’nın başında hem mühendis, hem hukukçu olan bir yönetici var; Ömer Fatih Sayan. Kendisiyle özel sohbet eden herkes –ben dahil– iyi niyetli bir insan olduğu fikrinde. Ancak bu yeterli değil. Sayan’ın zaman zaman kendisinden önceki dönemin hatalarını üstlendiğini, savunduğunu görüyoruz. Oysa BTK Başkanından beklentimiz, ortaya bir vizyon koyabilmesi ve telekom sektörünün büyütülebilmesi – rekabet açılması için siyasilere durumun nereye gittiğini anlatabilmesi. Bunu yaparsa, “telekom sektörünün yönünü yukarıya çeviren kişi” olarak tarihe geçer.

Türk Telekom’un 1 eylül sonrasında değişikliğe uğrayacağını biliyoruz. Gerek Saudi Oger konusu (ki henüz Cumhurbaşkanına kabul edilebilir bir senaryo sunamadıklarını biliyoruz), gerek genel anlamda telekom sektörünün geldiği durum, derhal tedbir alınmasını gerektiriyor. Umarız bu yazılarla birilerini bu konuya düşündürtüyoruzdur.

[1] Sabah Gazetesi / “FETÖ Şirketlere Zulüm Yaptı”

[2] BTK’da Karmaşık Atamalar Dönemi

[3] http://www.turk-internet.com/portal/yazigoster.php?yaziid=53881

[4] Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) 16. Kuruluş Yıldönümü Kutlandı

[5] Rekabet Kurumu Türk Telekom’a Altyapı Engellemeden Ötürü Ceza Verdi

[6] Darbe Teşebbüsü, İletişimde Tekel’in Ülke Güvenliğine Verebileceği Zararı Gösterdi

[7] Telekom Sektöründe Etki Analizinin Faydaları Raporu

[8] Abonelerin Numaralarını Taşımalarına İlişkin Süreç TK Tarafından Yayınlandı

[9] 10 Eylül 2009 İtibariyle Sabit Numaralar da Taşınabilecek

Etiketler: Yazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Mobil Sektör Yeniden Şekilleniyor; 2030’a Kadar Akıllı Telefonların Yaklaşık Yarısı Doğrudan Uydulara Bağlanacak
  • İran, ABD’ye Çok Uçak Kaybettirmiş ve Amerikalılar Çin ile Gelecekteki Savaş Konusunda Endişeli
  • Papa Leo XIV, Yapay Zeka Hakkında Çığır Açan Bir Genelge Yayınladı ve İnsanlığı “Dijital Tekel’e” Karşı Uyardı
  • Tunçmatik’ten Elektrikli Araç Kullanıcılarının “Menzil Kaygısını” Bitirecek Çözüm
  • Online Toplantılarda Yapay Zekâ Devrimi: Türk Mühendislerin Başarısı Edisyn

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.