Maalesef Türkiye’nin siber güvenlik zafiyeti yüksek sesle konuşuluyor. Microsoft Orta Doğu ve Afrika (MEA) Bölgesinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ali Faramawy, Türkiye’de siber güvenliğe yönelik uyarıda bulundu ;
“Türkiye’deki siber güvenlik standartlarıyla alakalı biraz endişeliyim. Virüslü bilgisayar sayısı çok yüksek, dünya ortalamasının iki katından fazla”
Aslında bu durum yeni değil. Çok uzun zamandır biliniyor. Türkiye’de ADSL’in yaygınlaştırıldığı yıllarda, operatörlerin ve hükümetin, halkı yeterince bilinçlendirmemesi sonucunda, bütün bilgisayarlara–özellikle Rus hackerlar tarafından– trojan bulaştırıldı. Bu trojanların ve dolayısıyla enfekte olmuş bilgisayarların meydana getirdiği Botnet yani trojan networkü, siber suçlular tarafından, hem siber saldırıda, hem bilgi (banka bilgileri, şifre) çalmada, hem de reklam tıklama gibi ticari işlerde kullanılabiliyor.
Faramawy’ın sözleri bu açıdan gecikmiş bir açıklama. 2005’lerden itibaren ülkemizin “BOT” cenneti olduğu biliniyor. Bu açıdan Faramawy’In açıklaması muhtemelen ticaridir. Yani Microsoft’un devlete satmaya çalıştığı bir ürünle ilgilidir. Ama yine de kendisine teşekkür borçluyuz. Bir türlü anlatamadığımız ve nedense, Türk CEO’ların alınmadığı bir yatırım konseyi toplantısı üyesi olarak, konuyu yüksek sesle söylemiş.
Geçtiğimiz ay düzenlenen 9. Yatırım Danışma Konseyi (YDK) toplantısına katılan [1] Faramawy ve Microsoft ise bunun 2015’in son çeyreğinde bozulduğunu iddia ediyor. Son çıkan Microsoft Güvenlik İstihbaratı Raporu’na (SIR) göre, Türkiye’nin siber güvenlik sicili 2015’in son çeyreğinde çarpıcı biçimde bozuldu. Bu dönemde temizlenen bilgisayar oranı yüzde 42.6’ya kadar çıkarken, bu bir önceki çeyrekteki yüzde 21’lik orana göre oldukça hızlı bir artış oldu. Rapora göre, bu rakam dünya ortalamasının da yaklaşık 2.5 katı ve Türkiye’nin sicilini Nijerya dahil birçok ülkenin gerisinde bırakıyor.
Norton by Symantec’in bir başka raporuna göre ise Türkiye’deki benzersiz virüslerin sayısı en yakın ülkenin hemen hemen iki katı fazla. Virüslü bilgisayarlar büyük oranda İstanbul’da bulunurken, Ankara İstanbul’u takip ediyor. Rapora göre, bu iki şehirde çoğu ülkenin tamamından daha fazla bot var.
Faramawy, konuşmasında internet kalitesi ve fiyatlarına da değindi;
“Bence ekonomik ve sosyal kalkınmanın dört ayağı var: Altyapı, yatırım ortamı, kurumsal kapasite ve inovasyon. Kurumsal kapasite tarafında, ben hükümetin yaptıklarını beğeniyorum. Türkiye, havalimanlarından, demiryolları ve yollara büyük bir modernizasyon sürecinden geçiyor. 4G teknolojileri ve telekomünikasyon alanındaki gelişmeleri de takdir ediyorum. Ancak daha uygun fiyatlarla daha yüksek internet kalitesi ve daha yüksek internet hızı oranları da görmek isterim. Ayrıca yeni teknolojiler kullanarak, kırsal alanlara uygun fiyatlarla ulaşmanın daha farklı yollarını görmeyi isterim.”
Faramawy, Türkiye’de yatırım ortamının iyileştirilmesi ve uluslararası yatırımcıların ülkeye gelmesini sağlamak amacıyla geçtiğimiz ay düzenlenen 9. Yatırım Danışma Konseyi (YDK) toplantısına katıldı [1]. Toplantıdan, stratejik bir sektör olarak bilgi ve iletişim teknolojilerinin (BİT) geliştirilmesine öncelik verilmesi, yeni nesil teknoloji vasıtasıyla inovasyonu arttırma ve eğitim kalitesini arttırma gibi kararlar çıktı [2].
[1] 9cu Yatırım Danışma Konseyi İstanbul’da Yapılıyor
[2] 9cu Yatırım Konseyi Sonuç Raporu

Kaynak : 