Kovboy filmlerinde gördüğümüz “Most Wanted” listesi artık “siber suçlular” için düzenleniyor ve FBI’ın “en çok aranan kişiler” listesinde bulunan kişilerin birçoğu Rus vatandaşı ve Yahoo!’yu hackledikleri iddia ediliyor.
FBI’ın “en çok aranan” siber suçlular listesinde yer alan 27 kişi arasında Yahoo! saldırısından 4 kişi aranıyor, bu 4’ünden 3’ü, Rus kökenli. Rus kökenli ve “hacker” olarak lanse edilse de bu kişilerin asıl ortak özelliği Slav kökenli ve ekonomiyle iç içe olmaları. FBI’ın dışındaki kaynaklarda, özellikle Avrupa’daki – resmi olmayan kaynaklarda- bu kişilerin ekonomist olduğu yazıyor.
Interpol Red Notice’in de bu kişilerle ilgili ve meslekleriyle ilgili ayrıntılı bir raporu bulunuyor. ABD’nin Justice.gov isimli sayfasında hazırlanan iddianameye göre ise, bu kişilerin suçu bilgisayar korsanlığı, ticaret sırlarını deşifre etme, ekomik casusluk, ticari avantaj kullanabilmek için bilgisayarlara sızma olarak özetlenmiş. Bu iddianame Kuzey Kaliforniya Mahkemesi tarafından hazırlanmış, A4 kağıda döküldüğünde yaklaşık 12 sayfa tutuyor. Bu kişiler çok basit bir ifadeyle, “Sushchin’ler” olarak aranıyor.
İddianameye detaylı bakıldığında bu kişiler sadece Yahoo! postalarını hacklemekle ve sızdırmakla değil, Yahoo’nun ticari sırlarını, ekonomi algoritmalarını, kaynak kodlarına da izinsiz olarak sızdırmakla da suçlanıyorlar. Dava ile ilgili en çarpıcı detaylardan bir tanesi şu: Yahoo saldırganlarının finans kuruluşlarında çalıştığı düşünülüyor. Bu ekonomistler Yahoo’nun ticari sırlarına, borsa algoritmalarına, kaynak kodlarına erişim sağlıyorlar. Üstelik, hacklenen Yahoo e-postalarında üst düzey şirket yöneticileri var. Bu da geçmiş dönemlerde basına yansımıştı.
İşler biraz daha garipleşiyor, zira iddialara göre bu kişiler Avrupa’da ve Uzak Doğu’da sığınma alabilmek için bazı otellerde konakladıkları iddia ediliyor. Bunun sonucunda yakın dönem içerisinde lüks otellere yönelik gerçekleştirilen siber saldırılar, bu kişilerin izlerini sürmek için yapıldığı düşünülüyor. Elbette, bunlar şimdilik konuyu araştıran gazetecilerin iddialarıyla sınırlı. Mesela; Avusturya’daki lüks otele yapılan saldırının ABD kaynaklı olduğu ileri sürülmüştü.
Bunun yanısıra ABD kaynaklı olarak Çin’in başkenti Pekin’de ve diğer büyük şehir olan Şanghay’daki lüks otellere yönelik başta DDoS olmak üzere birçok siber saldırı gerçekleştirildi. Şüphelere ve iddialara göre bu saldırılar, Çin’de sığındığı ile ilgili iddialar bulunan kaçak Rusların izlerinin sürülmesiyle ilgili.
Rusların Çin’e sığındığı söyleniyor: VPN’ler yasaklandı, Alibaba’nın Yahoo atağı ve dahası!
Elimizdeki dosyayı henüz sonuca bağlayamadık, lakin bu kişilerin Çin’e kaçmış olduğu iddialar oldukça ciddi. Bu durum ise bazı şeyleri tekrar hatırlamamıza neden oldu: Çin, hiçbir şekilde dünyaya veri sağlamak istemiyor, kendi internet ekosistemleri bulunuyor ve kullanıcılar VPN servislerini kullanamıyorlar. Üstelik Çin’deki domain servisleri dahi, Çinli firmalar tarafından yürütülüyor. Ülkenin, veri kullanımı konusunda çok büyük bir sınırlaması var.
Son olarak Alibaba-Yahoo yakınlaşması da oldukça ilginç. Bu anlaşma söylentilerinin yaygın olduğu zamanlarda ” neden, batan bir firmayı satın alıyorlar ki?” sorusu çok fazla duyuluyordu. Buna karşın, Yahoo’nun en değerli varlığının, elinde bulundurduğu finans algoritmaları ve kaynak kodları olduğu biliniyor. Dolayısıyla Alibaba’nın sahip olmak istediği firma isminden çok bu verilerin varlığı.
Elbette Ruslarla, Alibaba’nın bildiğimiz kadarıyla bir ilişkisi yok. Ruslara yöneltilen “ticari sırların paylaşılması, deşifre edilmesi” gibi suçlar, Alibaba’yı ne şekilde etkileyecek ve bu konuda Alibaba’nın nasıl bir strateji izleyeceği, en az anlaşma kadar önem arz ediyor.
Bu arada bir başka iddiayı da kaydedelim; Sadece Çin değil, aranan Rusların Çin’den önce Tunus’a da sığındığı söylentilerin arasında.



Kaynak : 