İnsanların kriz anında evde, yolda çalışma ihtiyacı duyduklarını söyleyen Karaosmanoğlu’na göre “Verimli olmanın yegane yolu her zaman her yerde çalışmak!” Hızlı Sistem’in birinci yaşını doldurduğu şu günlerde Karaosmanoğlu, satış grafiğinden yerli firmaların piyasadaki konumuna kadar, bir çok konu hakkında kendisine yönelttiğimiz sorularımızı yanıtladı:
turk-internet.com : İnsanlar bir ürünü aldıkları yerden, desteğini de almaları artık önemli hale geldi değil mi?
C.Karaosmanoğlu : Evet ürün aldıklarında desteğini de alabilmeliler. Veya desteği nereden alabileceklerini bilmeliler. Çünkü genellikle artık marjlar küçüldü. Firmalar çok küçük bedellerle bu işi yapıyorlar. O kanal hakikaten düşük karlarla çalışıyor, rekabet korkunç dolayısıyla da destek tarafı da önemli. Gerek webden olsun gerek dökümanından insanlar destek alacakları ürünlere ulaşmalılar.
turk-internet.com : Bilişim aynı zamanda “hız”a ihtiyaç duyulan bir alan. Bu anlamda, özellikle internete bağlanmada ilk başlarda çok sorunlar yaşandı Türkiye’de. Siz “Hızlı Sistem” adını bundan dolayı mı düşündünüz?
C.Karasomanoğlu : Hızlı sistem daha çok ticari bazda olayların daha verimli yürümesi ve insanların ekonomik yoldan bir şeyler edinmesini sağlayacak bir kredilendirme yöntemiyle beraber geldi. Bonus kartla başladı ilk önce. 18 aya kadar taksitlendirme sağlıyordu. Evet hayat hızlı yürüyor, bizim de ürünlerimiz gerçekten hızlılar.
turk-internet.com : Yani satışta da hızlılık var öyle mi?
C.Karaosmanoğlu : Hızlı sistemin çıkış noktasında bir kredilendirme yöntemi var. Sonuçta hızlı sistem mağazalarına gittiğinizde size bir ürün için rahatlıkla 3, 6, 9, 12 hatta 18 aya varan taksitler sağlayabiliyorlar. Şu anda özellikle son kullanıcının direk kullanabileceği ürünlere odaklanmış durumdayız. Yani mp3 çalarlar, dijital fotoğraf makinaları veya diz üstü bilgisayarlar. Yani raftan çıkardığınız anda kullanabileceğiniz ürünler. Oysa eskiden bilişim ürünleri dediğimizde daha çok birleştirmeye dayanıyordu. Hazır olarak bir bilgisayarı almamışsanız, bütün parçalar birleştirmeye dayanıyordu. Halbuki şimdiki ürünler giderek yavaş yavaş kendi başına da çalışmaya başlıyor ve bilişim biraz da dışarı doğru açılıyor.
turk-internet.com : Ama bir mp3’ten söz edecek olursak, onu bilgisayarsız kullanmak mümkün değil.
C.Karaosmanoğlu : -mp3 çalarınızı tabii ki bilgisayarla bağlaştırıyorsunuz. Müziğinizi bilgisayardan internetten indiriyorsunuz. Ama CD çalarını kendiniz direk kullanıyorsunuz. Veya kendi üzerindeki müzikleri kullanabiliyorsunuz. Veya direk ses kaydı cihazı gibi mp3 sıkıştırabilen kayıt cihazlarımız var. Böylece kaset kullanmıyorsunuz. Saatlerce kaydı direk üstüne yapabiliyorsunuz. Gidip bilgisayara bağlama şansınız gene var. Ama bilgisayarsız da çalışıyor artık bunlar..
turk-internet.com : Türkiye’deki ürünlerin hepsi yabancı değil mi?
C.Karaosmanoğlu : Türkiye’de üretilen bilişim ürünü yok. Yani bir klavyeyi dahi yapma şansınız yok. Yapamazsınız diye söylemiyorum. Bu fiyata yapma şansınız yok. Bilişim ürünlerinin hepsi ileri teknoloji gerektiriyor. Ciddi bir yatırım, ciddi bir hazırlık gerektiriyor. Ve ciddi bir üretim sayısına ulaşmazsanız eğer ucuzluk sağlayamıyorsunuz. Anakartta da böyle en küçük parçada da böyle.
turk-internet.com : Kriz sırasında insanlar en çok hangi ürüne yöneldiler. Yani şunun satışı arttı diyebileceğiniz bir ürün var mı?
C.Karaosmanoğlu : Notebook satışları Türkiye’de arttı. Laptop’ların satılmasını ben şuna bağlıyorum. İnsanlar işsiz bile kalsalar olabildiğince verimli olmanın yegane yolu heryerde her zaman çalışabilmektir. İnsanlar her yerde verimli olabilmek için yolda da çalışacak, evde de çalışacak. Bunun için laptop ideal bir ürün. Yani insanlar çıkış yolunu burada gördüler. Yani araba almadılar ama notebook aldılar. Ben öyle düşünüyorum.

Kaynak : 