Bugün ABD’de dahi Internet kullanıcıları arasında çevirmeli (dial-up) bağlantıyı tercih edenler var. Yüksek hızlı – geniş bant erişimin mümkün olduğu yerlerde bile çevirmeli bağlantıların geçerli kullanım nedenleri söz konusu olabiliyor. Örneğin bir işletme yüksek hızlı erişime gerek duymayabilir – ve ona harcayacağı parayı, çalışkan, ücretlendirmeye değer elemanları için harcar. (Niye gülüyorsunuz ki? Belki yapan vardır.) Ya da çevirmeli bağlantı, geceleri belli bir dosya grubunu upload etmek, uzaktan erişim ya da ekonomik bir WAN kurmak gibi özel bir gereksinimi karşılayabilir.
Bu iki bölümlü dizide, hem çevirmeli (dial-up) hem de dial-in sunuculara göz atacağız. Çevirmeli bir sunucu Internet bağlantısını yönetmeye ve paylaşmaya yararken, dial-in bir sunucu doğrudan doğruya ağınıza bağlanacak olan kullanıcılar içindir.
Herhangi bir Linux dağıtımı, PPP (Noktadan noktaya Protokol), çeviriciler ve NAT (Ağ Adresi Çevirisi) dahil olmak üzere, ihtiyaç duyacağınız tüm araçlara ve protokollere sahiptir.
PPP, kullanıcıdan kullanıcıya protokoldür; yine de çevirmeli bağlantıyı müşteri/sunucu bağlamında düşünmekte fayda vardır. Müşteri bilgisayardan kastedilen, genellikle bir diğer makineyle çevirmeli bağlantı kuran herhangi bir makinedir. Bu aramaya yanıt veren ve baüğlantıya izin veren kişisel bilgisayar da sunucu bilgisayardır. Bir bilgisayar gereğine göre, müşteri işlevini de, sunucu işlevini de görebilir – LAN üzerinde bir çevirmeli bağlantıyı paylaşan bir bilgisayarı ele alalım. Bir Linux çevirmeli/dial-in sunucusu karışık ağlarda (mesela Windows müşterileri için bir geçit yolu olarak) düzgün çalışacaktır – yaptığı tek şey bit’lerin yerlerini değiştirmektir.
Çevirmeli bir bağlantı kurmak basit olmalı; yine de bu dünya gerçek dünya bu yüzden kullanıcıların ortak zor durumlarına bakalım.
Çevirmeli bir Internet Hesabının Paylaşımı
Çevirmeli sunucuda hem modem hem de NIC ve tabi ki İSS’nizle ilgili konfigürasyon bilgisi gerekir. Modem “dışa yönelik” ağ aygıtıdır Ethernet katı ise “içe yönelik” olan ya da LAN’a bağlayan aygıttır.
Ethernet kartına sabit, yönlendirilemez bir IP verin ve bunu tüm müşteri PC’lerde geçit yolu IP’si olarak ayarlayın.
Bunu yürütmenin en hızlı yolu herhangi bir eski 486 bilgisayarın, tozlarını sildikten sonra Freesco programını onun üstünde çalıştırmaktır. Bu, başka bir şeye karışmayan uzmanlaşmış bir çevirmeli sunucu kurmak için biçilmiş kaftandır. Freesco’yu kurmak çok kolaydır, Sizi sıkıcı tekrarlarla usandırmayacağım – doğruca programın web sitesini ziyaret edin ve komutları oradan alın ya da benim bu konudaki daha önce yazmış olduğum makalelerden birine göz atın: “Linux on a single floppy disk” (Tek disket sürücü üzerinden Linux).
Diğer herhangi bir modern Linux dağıtımında ise, ilk önce çevirmeli hesabınızı kurun. PAP/CHAP protokolleri izin verme işlevi için kullanılır. PAP (Parola İzin Protokolü) bunların en basitidir; login girdinizi temiz bir metin olarak gönderir. CHAP (Challenge Handshake – kolay kolay el sıkma – İzin Protokolü) biraz daha karmaşık ve biraz daha güvenlidir. Bu protokol müşteri bilgisayar ile sunucu bilgisayar arasında daha önceden kurulmuş bir “sır” gerektirir ve karşılık ileti gönderiminde güvenlikten dolayı veri alışverişi Arap saçına döner.
Linux’ta geleneksel olarak bunların hepsinin konfigürasyonu elle yapılmak zorundaydı ve bu bayağı acı, korku ve kalp-kırıklığına neden oluyordu. Neyse ki acınızı hafifletmek için birkaç tane GUI-tabanlı konfigürasyon aracı çıkarıldı. kppp ve gnome-ppp kullanışlı bir çift konfigürasyon aracıdır. Wvdial ise “mahalleye yeni taşınan çocuk”tur ve kullanması en hızlı ve kolay olan da odur. Bu program, üzerinde X yürütmek istemediğiniz bir sunucu için iyi bir seçim olan komut satırı ile işlemektedir.
Ayrıca bu program İSS’nizin ne tür bir izin istediğini çözüp, ona uygun yazışma script’leri oluşturan “akıllı” bir çeviricidir. Her zaman kolay yolu seçmeye değmeyebilir, bunu biliyorum; ama yine de bu alçakgönüllü Çekirge’nin tavsiyesi, sizin de kolay olanı seçmenizdir.



Kaynak : 