web analytics
Cuma, Haziran 5, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa INTERNET İnternet Gelişimi & Sosyolojisi Toplum & Sosyoloji

Toplumsal Duyarsızlık ve Türkiye

17 Ağustos 1999 tarihinde Yalova'daydım. Korkunç 45 saniyeyi 2 oğlumla birlikte yaşadım. O an yaşadıklarımı ve hissettiklerimi yazmaya kalksam herhalde 10 kadar sayfa sürer. Aynı anda şaşkınlık, korku, kızgınlık, gözlemleme, çözüm arama düşünce ve duyguları arasında gidip geldim. Bu anları bana yeniden hatırlatan ise geçtiğimiz hafta içinde internette dolaşan 3 mail oldu.

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
15 Ağustos 2003
-Toplum & Sosyoloji
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Fransız devriminin kahramanlarından Russo “Toplumlar Hakettikleri Yönetimle Yönetilirler” demiş. Bu sözü çevremde gördüğüm herşeyde hatırlıyorum. Erdoğan Koparal ile yaptığımız görüşmede ise daha çok düşündüm..

Pazar günü 17 Ağustos depreminin 4.yılı tamamlanmış oluyor. Bu deprem ve gelecek İstanbul Depremi üzerine tartışma ve yorumları diğer mdya gruplarına bırakıyorum. Benim sizlerle paylaşmak istediğim 2 konu var..

  • Neden Türk Toplumu ve bu yazıyı okuyan herkes (ben dahil) bu kadar duyarsızız?
  • Farkında mısınız İnternet hakkını aramak isteyenler ve sivil örgütlenme için iyi bir ortam..

Önce vageçmeden sürdürdüğü micadelesi nedeniyle kendisine saygı duyduğum Koparal’ın geçen hafta bize öğrettiklerini bir anımsayalım;

Geçen hafta içinde mail listelerine şöyle bir mail ulaştı

—– Original Message —–

From: Yüksel Proje A. Ş .

Sent: Monday, August 11, 2003 12:04 PM

Subject: Deprem davası zaferle sonuçlandı !

17 Ağustos depreminin dördüncü yılına girerken şirketimizi haksız yere suçlayan kişilerin Türk Hukuk’undan aldığı dersi web sayfamızdan izleyebilirsiniz.

Yüksel Proje A.Ş.

Belirtilen linki tıklayanlar. Mailin Yüksel Proje’den geldiğini düşünürken, sitede farklı bir manzara ile karşılaştılar. Bu site Erdoğan Koparal tarafından yapılan bir siteydi ve Yüksel İnşaat’ın ağzından (kara mizah denebilir mi bilmem.. çok acı bir olayı anımsattığı için mizah kelimesi kullanamıyorum) olaylar anlatılıyordu.

Derken 2.ci bir mail, ama bu sefer adı üstüne en çok spekülasyon yapılan müteahhit Veli Göçer’den gelmiş gibi gözüken ve yahoo adresi taşıyan yeni bir mail, listeleri ziyaret etti. O da şöyleydi;

—– Original Message —–

From: Veli Göçer

Sent: Tuesday, August 12, 2003 9:14 PM

Subject: Kendimle gurur duyuyorum

Merhabalar,

Sanıyorum benim adımı duymuşsunuzdur.Evet ben o Veli Göçer’im.

Hani 17 Ağustos 1999 da Marmara depreminde binaları yıkılan müteahhit.

Aradan geçen dört yıldan sonra sizinle bazı görüş ve düşüncelerimi paylaşmak için sizlere yazıyorum.

Biliyorsunuz Marmara depreminden sonra depremin tek suçlusu ilan edildim ve hemen hemen basınımızın tüm kanatlarında manşet olmadığım sayfa kalmadı.

Hatta başka firmaların yıkılan binalarının fotoğrafının altına bile benim adım yazıldı.

Ve böylece yaratılan kamuoyu baskısı sonucunda neredeyse tek hapse giren ben oldum, malvarlığıma el koyuldu.

Türkiye’de hakkında en çok dava açılan müteahhitte benim. Şu anda bile en ufak depremde adım gündeme getirilip Veli Göçer yine iş başında ve benzeri başlıklarla haber yapılıyorum.

Son zamanlarda ise benim tekrar inşaatçılığa başlamamla ilgili haberler yapılmakta ve bu yüzden aşağıdaki haberde de belirtildiği gibi mevzuatta değişiklik yapılacağı bildirilmiştir.

Mevzuata Veli Göçer düzeni

Başbakan Erdoğan, Marmara depreminde yaptığı binaları çöken müteahhit Veli Göçer’in yeniden bina yaptığına dikkat çekerek, mevzuatın değiştirilmesi talimatını verdi.

Depremdeki ölü sayısının yüksekliğinin bir kamu binasının çökmesinden kaynaklandığına dikkat çeken Erdoğan, sorunun kökeninde insandan kaynaklanan zafiyetin ve yolsuzluk yaparak rant elde etme anlayışının yattığını söyledi.
Başbakan Erdoğan, Marmara depreminde, müteahhitliğini yaptığı binalar çöken Veli Göçer’in yeniden faaliyete başladığını belirterek, yargılanan ve ceza alan isimlerin yeniden müteahhitlik yapmalarına izin veren mevzuatın değiştirilmesini istedi.

Erdoğan, yolsuzluğun hiç kimsenin yanında kar olarak kalmaması gerektiğini de vurgulayarak, en kısa zamanda yasal değişikliklerin yapılmasını ve Bingöl depreminde çöken binaların sorumlularının hak ettikleri cezaya çarptırılmaları gerektiğini kaydetti.

Erdoğan’ın bu sözleri üzerine söz alan Bakanlar da yasal değişikliklerin en kısa zamanda yapılmasının gereğine işaret ederek, halen sürdürülen mevzuat değişikliğine ilişkin çalışmanın hızlandırılmasını istediler. Kurulda oluşan bu görüş üzerine, mevzuat değişikliğine acilen gidilmesi ve en kısa zamanda bitirilmesi kararlaştırıldı.

Şimdi sizlere bu haber ile ilgili sizlere memnuniyetimi bildirmek istiyorum.

Gerçekten benim yüzümden böyle bir kanun çıkacaksa inanın ülke insanlarına istemeyerek verdiğim zarardan sonra yine istemeyerek çok büyük fayda sağlayacağımı düşünüyorum.

Çünkü benim yaptığım 3.100 konuttan 2.700 tanesi ayakta kaldı ama 400 tanesi yıkıldı.Yani % 14 dü.Bu binalarda ise maalesef 168 kişi hayatını kaybetti.

Binaların inşaatını yapmayan ve yalnızca pazarlayan ve üniversite mezunu bir edebiyatçı olduğum için yerden yere vurulan benim ise başıma neler geldiğini biliyorsunuz.

Şimdi size iki örnek daha vereceğim.
Bunlardan biri Yüksel İnşaat.Yalova Yüksel sitesinde 3 blokta 218 daireden tamamı yıkıldı.Yani % 100.Bu binalarda ise maalesef 316 kişi hayatını kaybetti.Bu şirketin sahibi ise ilkokul mezunu.Aynı anda Türkiye Müteahhitler Derneği Yüksek Danışma Kurulu üyesi.Ve bu şirket diğer devam eden çok büyük işlerinin yanında İstanbul Tüp Geçit ihalesinde yeterlilik almış 4 firmadan biridir.

Diğer örnek ise Yüksel Proje.Bu Yüksel İnşaat’tan kopma şirketin kurucusu ise yıkılan Yüksel Sitesi’nin büyük sorumluluğunu taşıdığı gibi, yıkılan Bolu dağı tünelinin de kontrolörü Yüksel Proje’nin büyük ortağıdır.Bu işten hiçbir ceza almadıkları gibi şu anda da Bolu tünelinin ve Türkiye’de ki tüm büyük inşaat ve otoyolların kontrol mühendisliğini yapmaya devam etmektedir.

Anladınız mı şimdi niye sevindiğimi ?

Sayın Başbakanımız gerçekten sözünde durursa Türkiye bu kanunla yalnızca benim bundan sonra yapacağım inşaatlardaki birkaç yüz kişinin hayatını garantiye almayacak !

İstanbul’da yaşayan ve Tüp Geçitleri,metroları,otoyolları kullanan milyonlarca insanın hayatını garantiye alacak.

Bu nedenle bu kanunun bir an önce çıkıp, olumsuz adımın hiç olmazsa bu kanuna neden olması nedeni ile bir nebze olumlu olmasını hepinizden çok diliyorum.

Saygılarımla

Veli Göçer

Bu 2 mailin anlamını tartarken, 3.cu bir mail ulaştı..

—– Original Message —–

From: YÜKSEL İNŞAAT A. Ş .

Sent: Thursday, August 14, 2003 4:21 AM

Subject: Veli Göçere cevap

KAMUOYUNA AÇIKLAMA

12.08.2003 tarihinde İnternet’ten Veli Göçer imzası ile gönderilen
“Kendimle gurur duyuyorum” başlıklı yazı bazı basın organlarında da yayınlanmıştır.
Bu haberlerle ilgili cevaplarımızı web sayfamızda açtığımız yeni bölümde sizlerin takdirine sunuyoruz.

Saygılarımızla

Yüksel İnşaat A.Ş.

ve de en sonuncusu, en anlamlı olan.. ORDA KİMSE VAR MI?

—– Original Message —–

From: Erdoğan Koparal

Sent: Wednesday, August 13, 2003 4:08 PM

Subject: Orada kimse varmı

Orada kimse var mı ?

17.Ağustos.1999 da bu sesi çok duydunuz.

Enkaz altlarından ve enkaz dışından.

Hatırlıyor musunuz tam dört yıl önceydi.

Ne çabuk geçiyor vakit değil mi?

Ezilerek ölen yakınlarınız, kopmuş organlar, ceset kokuları.

Aklınızda değil mi hala o çığlıklar ve mezarlar.

Bende sizlerden biriyim, ben de yaşadım onları.

Sonra ne mi yaptım?

Aniden hatırladım ki demokratik bir hukuk devletinde yaşıyorum.

Bize bunu yapanların cezasını hukuk verecekti nasıl olsa.

Öyle değil midir hukuk devletlerinde.

Ya bizim neyimiz eksikti?

Hemen başladım hukuki mücadeleye.

Geçelim dört seneyi bir kalemde.

Niye mi?

İdari dava açtım reddedildi.

Senelerdir Danıştay’dan cevap bekliyorum.

Tazminat davası açtım zaman aşımından reddedildi.

Yargıtay’dan döndü,yeni dava için gün bekliyorum.

Bilirkişileri savcılığa verdim takipsizlik kararı alındı.

Bir üst mahkemeye verdim senelerdir cevap bekliyorum.

Ceza davası ise sanırım birkaç yıl daha sürer.

Bunların böyle olacağını daha önceden biliyordum zaten.

Ve kendimce bir ceza verdim sorumlulara.

Bir web sayfasında sorumluları teşhir ettim ve belgeler sundum.

Ne mi oldu sonra?

Beni dava ettiler şirketlerinin adını kötüye çıkarıyorum diye.

Elli milyar tazminat istediler bir milyar kazandılar.

Ve dava çabucak bitti.

Ve sonucu evime haciz kağıdıyla ve faiziyle birlikte geldi.

Hatırlıyor musunuz tam dört yıl önceydi.

Ne çabuk geçiyor vakit değil mi?

Hala enkaz altındayız biliyor musunuz?

Hem de büyük bir enkaz.

Ve hala arıyoruz.

Dürüst yöneticiler, yürüyen bir hukuk, cesaretli gazeteciler.

Kısaca satılık olmayan insanlar.

En azından kendi adıma.

Ben hala arıyorum.

Orada kimse var mı ?

Erdoğan Koparal

www.17agustos.net

İCRAYA AÇIK DAVET

Depremde çocuğunu öldürdükleri insanı İnternet’te sayfa açarak suçlarını ortaya döktüğü için tazminata mahkum ettiren ve evine ödeme emri gönderen ‘nin haciz törenine teşriflerinizi rica ederim.

Dava dosyası için bilgi: Yüksel Proje A.Ş.

Haciz günü için bilgi:Ankara 32.İcra Müdürlüğü 2003/3005

Davet yeri:Gözde sokak 8/2 İkinci Ulus İstanbul

Rezervasyon:0 212 324 98 38 Erdogan Koparal

www.17agustos.net

Peki gerçekten “Karısını ve çoçuğunu kaybeden bir babanın” hakkını arayacağı bir yer yok mu şu ülkede?

Peki nasıl olur da hayatını kaybeden bir bireyin hakkını korumayan hukuk, şirketin açtığı davayı kısa bir sürede sonuçlandırır?

Peki.. bütün bunlar olurken.. siz..biz neredeyiz? Ne yapıyoruz? Bizim layık olduğumuz yönetim tarzı ve toplum bu mudur?

Yukarıdaki mailleri bazılarınız görmüş olabilir. Benim sizlere bu mailleri yeniden aktarmamın nedeni, olayın
bütününü bir araya getirmeye çalışmak.

Biraraya getirdim, çünkü olayın tamamını görün istedim. Olayın tamamı acı.. Ama daha da acısı, Koparal’ın bu olayı iletiş tarzı. Traji-komik olarak tarif edebileceğim bu tarz’ı neden kullandığını (yani neden Veli Göçer ve Yüksel İnşaat/Proje adına mailler yazdığını) sordum kendisine.

Erdoğan Koparal diyor ki; “Toplum duyarsız. İnsanlar gönderdiğim mailleri okuyup geçiyorlar. Tepkisini harekete döken kişi sayısı az. Oysa aynı sorun onların da başına gelebilir. Benim amacım “Bunlar başkalarının ve hatta sizin başına gelmesin. Uyanın” demeye çalışıyorum. Bu nedenle kendi içinde ironi taşıyan bu harekete giriştim. Ancak acı olan Veli Göçer adına yazdığım mail benim kendi adıma yazdıklarımdan daha çok ilgi aldı. Yüksel Proje dava zaferi maili de. Ne yapalım.. ben devam edeceğim.. Sonuna kadar.. İnsanları uyandırmaya çalışacağım..

Erdoğan Koparal’ın hikayesinin 2 ayrı boyutu için sizlere 2 ayrı yazı daha hazırladık. Okumak isterseniz

  • DERİN DEPREM KOPARAL’IN FAY HATTINI KIRAMADI
  • İnternetten Hak Aranır mı?

    Fransız devriminin kahramanlarından Russo “Toplumlar Hakettikleri Yönetimle Yönetilirler” demiş. Bu sözü çevremde gördüğüm herşeyde hatırlıyorum. Erdoğan Koparal ile yaptığımız görüşmede ise daha çok düşündüm..

    Pazar günü 17 Ağustos depreminin 4.yılı tamamlanmış oluyor. Bu deprem ve gelecek İstanbul Depremi üzerine tartışma ve yorumları diğer mdya gruplarına bırakıyorum. Benim sizlerle paylaşmak istediğim 2 konu var..

    • Neden Türk Toplumu ve bu yazıyı okuyan herkes (ben dahil) bu kadar duyarsızız?
    • Farkında mısınız İnternet hakkını aramak isteyenler ve sivil örgütlenme için iyi bir ortam..

    Önce vageçmeden sürdürdüğü micadelesi nedeniyle kendisine saygı duyduğum Koparal’ın geçen hafta bize öğrettiklerini bir anımsayalım;

    Geçen hafta içinde mail listelerine şöyle bir mail ulaştı

    —– Original Message —–

    From: Yüksel Proje A. Ş .

    Sent: Monday, August 11, 2003 12:04 PM

    Subject: Deprem davası zaferle sonuçlandı !

    17 Ağustos depreminin dördüncü yılına girerken şirketimizi haksız yere suçlayan kişilerin Türk Hukuk’undan aldığı dersi web sayfamızdan izleyebilirsiniz.

    Yüksel Proje A.Ş.

    Belirtilen linki tıklayanlar. Mailin Yüksel Proje’den geldiğini düşünürken, sitede farklı bir manzara ile karşılaştılar. Bu site Erdoğan Koparal tarafından yapılan bir siteydi ve Yüksel İnşaat’ın ağzından (kara mizah denebilir mi bilmem.. çok acı bir olayı anımsattığı için mizah kelimesi kullanamıyorum) olaylar anlatılıyordu.

    Derken 2.ci bir mail, ama bu sefer adı üstüne en çok spekülasyon yapılan müteahhit Veli Göçer’den gelmiş gibi gözüken ve yahoo adresi taşıyan yeni bir mail, listeleri ziyaret etti. O da şöyleydi;

    —– Original Message —–

    From: Veli Göçer

    Sent: Tuesday, August 12, 2003 9:14 PM

    Subject: Kendimle gurur duyuyorum

    Merhabalar,

    Sanıyorum benim adımı duymuşsunuzdur.Evet ben o Veli Göçer’im.

    Hani 17 Ağustos 1999 da Marmara depreminde binaları yıkılan müteahhit.

    Aradan geçen dört yıldan sonra sizinle bazı görüş ve düşüncelerimi paylaşmak için sizlere yazıyorum.

    Biliyorsunuz Marmara depreminden sonra depremin tek suçlusu ilan edildim ve hemen hemen basınımızın tüm kanatlarında manşet olmadığım sayfa kalmadı.

    Hatta başka firmaların yıkılan binalarının fotoğrafının altına bile benim adım yazıldı.

    Ve böylece yaratılan kamuoyu baskısı sonucunda neredeyse tek hapse giren ben oldum, malvarlığıma el koyuldu.

    Türkiye’de hakkında en çok dava açılan müteahhitte benim. Şu anda bile en ufak depremde adım gündeme getirilip Veli Göçer yine iş başında ve benzeri başlıklarla haber yapılıyorum.

    Son zamanlarda ise benim tekrar inşaatçılığa başlamamla ilgili haberler yapılmakta ve bu yüzden aşağıdaki haberde de belirtildiği gibi mevzuatta değişiklik yapılacağı bildirilmiştir.

    Mevzuata Veli Göçer düzeni

    Başbakan Erdoğan, Marmara depreminde yaptığı binaları çöken müteahhit Veli Göçer’in yeniden bina yaptığına dikkat çekerek, mevzuatın değiştirilmesi talimatını verdi.

    Depremdeki ölü sayısının yüksekliğinin bir kamu binasının çökmesinden kaynaklandığına dikkat çeken Erdoğan, sorunun kökeninde insandan kaynaklanan zafiyetin ve yolsuzluk yaparak rant elde etme anlayışının yattığını söyledi.
    Başbakan Erdoğan, Marmara depreminde, müteahhitliğini yaptığı binalar çöken Veli Göçer’in yeniden faaliyete başladığını belirterek, yargılanan ve ceza alan isimlerin yeniden müteahhitlik yapmalarına izin veren mevzuatın değiştirilmesini istedi.

    Erdoğan, yolsuzluğun hiç kimsenin yanında kar olarak kalmaması gerektiğini de vurgulayarak, en kısa zamanda yasal değişikliklerin yapılmasını ve Bingöl depreminde çöken binaların sorumlularının hak ettikleri cezaya çarptırılmaları gerektiğini kaydetti.

    Erdoğan’ın bu sözleri üzerine söz alan Bakanlar da yasal değişikliklerin en kısa zamanda yapılmasının gereğine işaret ederek, halen sürdürülen mevzuat değişikliğine ilişkin çalışmanın hızlandırılmasını istediler. Kurulda oluşan bu görüş üzerine, mevzuat değişikliğine acilen gidilmesi ve en kısa zamanda bitirilmesi kararlaştırıldı.

    Şimdi sizlere bu haber ile ilgili sizlere memnuniyetimi bildirmek istiyorum.

    Gerçekten benim yüzümden böyle bir kanun çıkacaksa inanın ülke insanlarına istemeyerek verdiğim zarardan sonra yine istemeyerek çok büyük fayda sağlayacağımı düşünüyorum.

    Çünkü benim yaptığım 3.100 konuttan 2.700 tanesi ayakta kaldı ama 400 tanesi yıkıldı.Yani % 14 dü.Bu binalarda ise maalesef 168 kişi hayatını kaybetti.

    Binaların inşaatını yapmayan ve yalnızca pazarlayan ve üniversite mezunu bir edebiyatçı olduğum için yerden yere vurulan benim ise başıma neler geldiğini biliyorsunuz.

    Şimdi size iki örnek daha vereceğim.
    Bunlardan biri Yüksel İnşaat.Yalova Yüksel sitesinde 3 blokta 218 daireden tamamı yıkıldı.Yani % 100.Bu binalarda ise maalesef 316 kişi hayatını kaybetti.Bu şirketin sahibi ise ilkokul mezunu.Aynı anda Türkiye Müteahhitler Derneği Yüksek Danışma Kurulu üyesi.Ve bu şirket diğer devam eden çok büyük işlerinin yanında İstanbul Tüp Geçit ihalesinde yeterlilik almış 4 firmadan biridir.

    Diğer örnek ise Yüksel Proje.Bu Yüksel İnşaat’tan kopma şirketin kurucusu ise yıkılan Yüksel Sitesi’nin büyük sorumluluğunu taşıdığı gibi, yıkılan Bolu dağı tünelinin de kontrolörü Yüksel Proje’nin büyük ortağıdır.Bu işten hiçbir ceza almadıkları gibi şu anda da Bolu tünelinin ve Türkiye’de ki tüm büyük inşaat ve otoyolların kontrol mühendisliğini yapmaya devam etmektedir.

    Anladınız mı şimdi niye sevindiğimi ?

    Sayın Başbakanımız gerçekten sözünde durursa Türkiye bu kanunla yalnızca benim bundan sonra yapacağım inşaatlardaki birkaç yüz kişinin hayatını garantiye almayacak !

    İstanbul’da yaşayan ve Tüp Geçitleri,metroları,otoyolları kullanan milyonlarca insanın hayatını garantiye alacak.

    Bu nedenle bu kanunun bir an önce çıkıp, olumsuz adımın hiç olmazsa bu kanuna neden olması nedeni ile bir nebze olumlu olmasını hepinizden çok diliyorum.

    Saygılarımla

    Veli Göçer

    Bu 2 mailin anlamını tartarken, 3.cu bir mail ulaştı..

    —– Original Message —–

    From: YÜKSEL İNŞAAT A. Ş .

    Sent: Thursday, August 14, 2003 4:21 AM

    Subject: Veli Göçere cevap

    KAMUOYUNA AÇIKLAMA

    12.08.2003 tarihinde İnternet’ten Veli Göçer imzası ile gönderilen
    “Kendimle gurur duyuyorum” başlıklı yazı bazı basın organlarında da yayınlanmıştır.
    Bu haberlerle ilgili cevaplarımızı web sayfamızda açtığımız yeni bölümde sizlerin takdirine sunuyoruz.

    Saygılarımızla

    Yüksel İnşaat A.Ş.

    ve de en sonuncusu, en anlamlı olan.. ORDA KİMSE VAR MI?

    —– Original Message —–

    From: Erdoğan Koparal

    Sent: Wednesday, August 13, 2003 4:08 PM

    Subject: Orada kimse varmı

    Orada kimse var mı ?

    17.Ağustos.1999 da bu sesi çok duydunuz.

    Enkaz altlarından ve enkaz dışından.

    Hatırlıyor musunuz tam dört yıl önceydi.

    Ne çabuk geçiyor vakit değil mi?

    Ezilerek ölen yakınlarınız, kopmuş organlar, ceset kokuları.

    Aklınızda değil mi hala o çığlıklar ve mezarlar.

    Bende sizlerden biriyim, ben de yaşadım onları.

    Sonra ne mi yaptım?

    Aniden hatırladım ki demokratik bir hukuk devletinde yaşıyorum.

    Bize bunu yapanların cezasını hukuk verecekti nasıl olsa.

    Öyle değil midir hukuk devletlerinde.

    Ya bizim neyimiz eksikti?

    Hemen başladım hukuki mücadeleye.

    Geçelim dört seneyi bir kalemde.

    Niye mi?

    İdari dava açtım reddedildi.

    Senelerdir Danıştay’dan cevap bekliyorum.

    Tazminat davası açtım zaman aşımından reddedildi.

    Yargıtay’dan döndü,yeni dava için gün bekliyorum.

    Bilirkişileri savcılığa verdim takipsizlik kararı alındı.

    Bir üst mahkemeye verdim senelerdir cevap bekliyorum.

    Ceza davası ise sanırım birkaç yıl daha sürer.

    Bunların böyle olacağını daha önceden biliyordum zaten.

    Ve kendimce bir ceza verdim sorumlulara.

    Bir web sayfasında sorumluları teşhir ettim ve belgeler sundum.

    Ne mi oldu sonra?

    Beni dava ettiler şirketlerinin adını kötüye çıkarıyorum diye.

    Elli milyar tazminat istediler bir milyar kazandılar.

    Ve dava çabucak bitti.

    Ve sonucu evime haciz kağıdıyla ve faiziyle birlikte geldi.

    Hatırlıyor musunuz tam dört yıl önceydi.

    Ne çabuk geçiyor vakit değil mi?

    Hala enkaz altındayız biliyor musunuz?

    Hem de büyük bir enkaz.

    Ve hala arıyoruz.

    Dürüst yöneticiler, yürüyen bir hukuk, cesaretli gazeteciler.

    Kısaca satılık olmayan insanlar.

    En azından kendi adıma.

    Ben hala arıyorum.

    Orada kimse var mı ?

    Erdoğan Koparal

    www.17agustos.net

    İCRAYA AÇIK DAVET

    Depremde çocuğunu öldürdükleri insanı İnternet’te sayfa açarak suçlarını ortaya döktüğü için tazminata mahkum ettiren ve evine ödeme emri gönderen ‘nin haciz törenine teşriflerinizi rica ederim.

    Dava dosyası için bilgi: Yüksel Proje A.Ş.

    Haciz günü için bilgi:Ankara 32.İcra Müdürlüğü 2003/3005

    Davet yeri:Gözde sokak 8/2 İkinci Ulus İstanbul

    Rezervasyon:0 212 324 98 38 Erdogan Koparal

    www.17agustos.net

    Peki gerçekten “Karısını ve çoçuğunu kaybeden bir babanın” hakkını arayacağı bir yer yok mu şu ülkede?

    Peki nasıl olur da hayatını kaybeden bir bireyin hakkını korumayan hukuk, şirketin açtığı davayı kısa bir sürede sonuçlandırır?

    Peki.. bütün bunlar olurken.. siz..biz neredeyiz? Ne yapıyoruz? Bizim layık olduğumuz yönetim tarzı ve toplum bu mudur?

    Yukarıdaki mailleri bazılarınız görmüş olabilir. Benim sizlere bu mailleri yeniden aktarmamın nedeni, olayın
    bütününü bir araya getirmeye çalışmak.

    Biraraya getirdim, çünkü olayın tamamını görün istedim. Olayın tamamı acı.. Ama daha da acısı, Koparal’ın bu olayı iletiş tarzı. Traji-komik olarak tarif edebileceğim bu tarz’ı neden kullandığını (yani neden Veli Göçer ve Yüksel İnşaat/Proje adına mailler yazdığını) sordum kendisine.

    Erdoğan Koparal diyor ki; “Toplum duyarsız. İnsanlar gönderdiğim mailleri okuyup geçiyorlar. Tepkisini harekete döken kişi sayısı az. Oysa aynı sorun onların da başına gelebilir. Benim amacım “Bunlar başkalarının ve hatta sizin başına gelmesin. Uyanın” demeye çalışıyorum. Bu nedenle kendi içinde ironi taşıyan bu harekete giriştim. Ancak acı olan Veli Göçer adına yazdığım mail benim kendi adıma yazdıklarımdan daha çok ilgi aldı. Yüksel Proje dava zaferi maili de. Ne yapalım.. ben devam edeceğim.. Sonuna kadar.. İnsanları uyandırmaya çalışacağım..

    Erdoğan Koparal’ın hikayesinin 2 ayrı boyutu için sizlere 2 ayrı yazı daha hazırladık. Okumak isterseniz

    • DERİN DEPREM KOPARAL’IN FAY HATTINI KIRAMADI
    • İnternetten Hak Aranır mı?
      Etiketler: Yazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Mobil Sektör Yeniden Şekilleniyor; 2030’a Kadar Akıllı Telefonların Yaklaşık Yarısı Doğrudan Uydulara Bağlanacak
  • İran, ABD’ye Çok Uçak Kaybettirmiş ve Amerikalılar Çin ile Gelecekteki Savaş Konusunda Endişeli
  • Papa Leo XIV, Yapay Zeka Hakkında Çığır Açan Bir Genelge Yayınladı ve İnsanlığı “Dijital Tekel’e” Karşı Uyardı
  • Tunçmatik’ten Elektrikli Araç Kullanıcılarının “Menzil Kaygısını” Bitirecek Çözüm
  • Online Toplantılarda Yapay Zekâ Devrimi: Türk Mühendislerin Başarısı Edisyn

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.