Şimdi, yapacağınız bir sonraki hamleyi düşünmenin zamanıdır. Teknoloji endüstrisinin binlerce kişiyi işe aldığı, büyük miktarda paralar harcadığı bugünler aslında sonsuza dek sürmeyecek. Aslında pek çok tecrübeli ve kıymetli teknoloji profesyoneli bugün işsiz.
Neler oluyor? Yoksa hizmetimiz artık istenmiyor mu? Gözden mi düşüyoruz? Hayır fakat şu bir gerçek ki iş dünyası önemli bir değişime sahne oluyor. Konuya başka bir açıdan yaklaşalım ve şu soruyu soralım: “5 yıl sonra hala aynı işi yapıyor olacağınızı düşünüyor musunuz?” Bu soruyu ünlü bir şirketin 25 üst düzey teknoloji yöneticisine yönelttiğimde aldığım yanıtların hepsi “hayır” oldu.
Önceleri uygulamaya yönelik teknoloji ve stratejik teknoloji sektörlerinin hangisinin çalışanlara kendisini geliştirmek için daha iyi olanaklar sunduğunu kendime soruyordum. Uygulamaya yönelik teknoloji hepinizin bildiği “IT, stratejik bir unsur değil bir maldır“ görüşünü savunanların yoğunlaştığı bir alan.
Stratejik teknoloji ise asıl işin yapıldığı sektör olarak gözüküyor ve bu konumunu uzun süre koruyacak gibi duruyor. Fakat asıl soru iki alan arasındaki bu önemli ayrımın bize kariyer planlaması konusunda neyi gösterdiği. Tom Peter bize “mesleki yeteneklerimiz” üzerinde durmamızı öneriyor. Peki bunlar hangi mesleki yetenekler?
Sanırım üç tane. Ve bunların hepsi sorunların değil çözümlerin üzerinde yoğunlaşıyor.
Pratikte bir mesleki hizmet müşterilere ihtiyaçlarını en iyi biçimde gidermeyi vaat eder. Kendilerini pratik ve uyumlu birer alt yapı uzmanı olarak sunabilen teknoloji profesyonelleri her zaman kolaylıkla iş bulabilirler. Sektörün bu uzmanlarda görmek istediği özelliklerin başında iş hayatının ihtiyaçlarını karşılayacak yazılım, donanım ve iletişim sistemlerini en ekonomik biçimde tasarlayıp, destekleyebilme yeteneği geliyor. Güvenilirlik ve uygulamaya dönüklük ise aranan diğer özellikler. Başka bir deyişle teknoloji uzmanları teknolojiden anladıkları kadar iş idaresinden de anlamalı.
Yanlış anlamayın. Bundan beş yıl önce alt yapı uzmanlarına büyük bir talep olsa da, önümüzdeki beş yılın sonunda kimse onlara gereksinim duymayacak. Öyle görünüyor ki bugün alt yapı teknolojisinin önemini yitiren pek çok dalının başına gelen diğer alt yapı dallarının da başına gelecek. Teknolojik alt yapının kurulması, yaratım ve performans sürecinin bir dişlisi olacak.
Alt yapı konusunda çalışmaktan mutlu değilseniz belki de stratejik teknoloji sektöründe çalışabilirsiniz. Eğer geniş ve derin bir iş hayatı bilginiz varsa, rekabetin nasıl paraya dönüştürüleceğini biliyorsanız, ofis önü,ofis arkası ve internet uygulamalarının para, şirket ve müşteri hareketliliğine katkısını değerlendirebiliyorsanız bir iş stratejisi uzmanı olabilirsiniz. Fakat bu konumu kazanabilmek için pazar payını ve kar oranını mevcut ve geliştirilecek uygulamaları kullanarak nasıl arttıracağınız konusunda yaratıcı bir yaklaşımınızın da olması gerekiyor.
Uygulamalı teknoloji gibi stratejik teknoloji de aslında teknolojiden çok iş hayatı ile ilgidir. Bir iş teknolojisi stratejisti teknik bir uzmandan çok bir avukata benzer ve başarılı olabilmek için her şeyden çok kurnazlığa gereksinim duyar.
Üçüncü seçenek olarak ise 21. yüzyılda yıldızı parlayacak gibi gözüken iş teknolojisi guruluğundan söz etmek istiyorum. İş teknolojisine yapılan harcamalara bakıldığında anlaşılıyor ki hesapların tutulması giderek daha fazla önem kazanacak. Fakat asıl önemli olan şirketlere teknolojik imkanların kazanılmasını, toplanmasını, yönetimini ve değerlendirilmesi olanağını sunacak yatırımlar, satış ve program yönetimi ve performans ölçümü konusunda duyulan gereksinim. Bu alanda çalıştığınızda giderlerin denetimi, ortaklık anlaşmalarının ustaca hazırlanması ve yatırımların kara ve büyümeye dönüştürülmesi 12. yüzyıldaki yeni uğraşlarınız olacak.
Bu üç alan size bir sonraki hamlenizi nasıl tasarlayacağınız ve kendinizi hangi yönde geliştireceğiniz konusunda önemli ipuçları verebilir. Çalışma arkadaşlarınıza göre siz geçen 5 yılda şirketinize nasıl bir katkı yaptınız? Bu katkılar gerektiği biçimde değerlendirildi mi? İşte bazı öneriler:
Programcılar kodlamadan uyumlaştırmaya ve yapılandırmaya kaymalılar,
Veri tabanı yöneticileri, taban yönetimi yerine depolama üzerinde yoğunlaşmalı,
Ofis arkası ve ofis önü uzmanları ERP’den kopup eylem işlemciliğine doğru yol almalı ve geleceği öngörebilmeyi hedefleyen iş modeli ile işlemciler hakkındaki senaryolarla ilgilenmeli,
Yöneticiler ise gider ve kazanç yönetimi yerine stratejik yatırım ve portföy yönetimi alanlarına eğilmeli.
Sonuç olarak bütün bu iş alanları karmaşık durumları etkili biçimde açıklayabilmek, ikna etmek, pazarlık gücü ve güçlü bir karaktere sahip olmak bazı özellikleri gerektiriyor ve ne mutlu ki bazı durumlar için “özel yetenekler” gerekse de siz bunlara sahipsiniz.
Peki hangi dalı seçeceksiniz?
Bu geçişi başarabilecek misiniz?
Steve Andriole Villanova Üniversitesinde iş idaresi profesörü olup iş hayatı/teknoloji ilişkileri konusunda araştırmalar yapmaktadır.Ayrıca haberleşme teknolojileri alanında uzmanlaşmış bir yeni ekonomi konsorsyumu olan TechVestCo’nın kurucusu ve teknoloji bölümü başkanıdır.



Kaynak : 