Bu yazının önceki bölümlerini
- Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir?-1
- Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir?-2
- Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir?-3
- Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir?-4
- Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir?-5
- Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir?-6
- Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir?-7
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Bilim Adamı Bulgularını Halkla Paylaşmak Durumundadır
Bilim ile uğraşan kişi kendisini halktan uzak tutmamalıdır. Çoğu bilim insanı kendini izole ederek, kullandıkları teknik ve teknolojinin arkasında durarak kendi yaptıkları karşısında insanların hayret ve şaşkınlık gösterilerini kendileri için bir gurur ve üstünlük kaynağı olarak görmektedirler. Her şeyden önce bilim insanı bilimini halka indirgemeli ve herkesin anlayabildiği dille kitlelere sunum yollarını aramalıdır.
Sokrates tüm yaşamını bilmek ve doğruya ulaşmak için harcamıştır. Aristoteles ‘bütün insanlar yaratılışları gereği öğrenmek ister’ diye başlar ünlü Metafizik adlı eserinde. Böylece bilim insanı her ne koşul altında olursa olsun doğru söyleyen biri olmalı, araştırma sonuçları ne ise onu kamuoyuna açıklamalıdır.
Bilim yapan kişi bilimsel çalışmalarında hiç bir maddi kazanç ve çıkar gütmeksizin yapmalıdır. Bilim insanı gerek bilimsel çalışmalarında ve gerekse toplumsal ilişkilerinde maddi kazanç sağlanacak diye uğraşısında ve ilişkilerinde para ve benzeri küçük değer yargılarına tenezzül etmez. Bilim insanı için bir bilinmeyenin bilinir hale getirilmesinin, toplumun problemlerine çözüm getirmesinin ve bir canlının canını kurtarmasının verdiği haz maddi hazla karşılaştırılamayacak bir duygudur.
Araştırmacının tarihsel ve toplumsal bir sorumluluğu vardır. Yaptığı her araştırma kendi sınırlarını aşan nitelikte olduğundan bilim insanı çağına ve dünyaya karşı olan sorumlu kişidir. Bu nedenle bilim insanı yaptığı araştırmanın sorumluluğunu taşımalıdır. Sorumlulukları salt laboratuvarda ve kütüphane kapılarının ardında kalmamalıdır, zaman zaman toplumu kendi bilgi ve birikimi ile aydınlatmalıdır. Bilim insanı öğrencilerini bilimi ve geniş bilgi birikimi ile aydınlatır ve aynı zamanda topluma bilim hizmeti sunmakla kendini sorumlu hissetmelidir. Bilim insanı bilim kavramını eğitim sisteminde iyice işlemeli, kendi konusunu bilimsel verilerle nasıl işlediğini pratiği ile öğrencilerine anlatmalı ve göstermelidir.
Aydınlanma ile birlikte sorgulama sanatı gelişmiş; bunun sonucu bilim ve bilimsel araştırma faaliyetleri ilerlemiştir. Prof. Dr. Erol Manisalı, bilim insanı, kendisini salt teorik çalışmalardan sorumlu tutmamalı, zaman zaman kendi bilimini topluma açıklamalıdır, zaman zaman da popüler alanlarda da yazılar yazmalıdır diyor. Bilim insanı bu bağlamda iletişim araçlarını yolu ile makale ve kitap yazar, halka konferans verir, TV ve Radyoda sorumluluk bilinci içerisinde toplumu aydınlatmaya çalışır. Bildiğimiz bir çok bilim adamı, örneğin Albert Einstein ve Bertrand Russell çoğu zaman toplumsal konularda yazılar yazmışlardır. Bilim insanı doğası gereği geniş bir tarih bilinci ve güçlü felsefi ve diyalektik bilgisi yardımı ile olay ve oluşları daha erken görür ve sorumluluğu gereğince de zamanında açıklamak zorundadır. Yakın geçmişte yaşanan deprem olayında ilgili bilim insanlarının tutumları konuya verilecek en güzel örneklerden birisidir.
Bu yazının devamını Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir? – 9 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 