AB Komisyonu tarafından Ekim ayında açıklanan Katılım Öncesi İlerleme Raporu’nda Türkiye’nin telekomünikasyon hangi durumda olduğunun tespiti ve yapması gerekenler sıralanmıştı. Telekomünikasyon Kurumu Kurul eski üyesi ve telekom sektörü uzmanı Abdullah Raşit Gülhan bugün gelinen noktayı değerlendirdi.
“Öncelikle AB ile müktesebat uyumlaştırılması sürecinin uzun ve zor bir yol olacağı tüm taraflarca ifade edilmektedir. Bu durumun telekomünikasyon sektörü içinde bu şekilde olması kaçınılmaz olacaktır. Her ne kadar telekomünikasyon konusu yüce Türk Milletinin karşı karşıya kalacağı konular arasında en sorunsuz en çabuk halledileceklerinden birisi olduğu düşünülse de bunun tereyağından kıl çekercesine kolaylıkla halledilebileceğini düşünmek saflık olur.
Telekomünikasyon sektöründe AB normlarına uygun serbestleşme, ara bağlantı, roaming gibi sorunlar ile birlikte sektörde önemli mevkileri işgal eden pek çok kişinin bile farkına varmadığı bazı uluslararası konular müzakere surecinde önümüze sorun olarak geleceğini biliyorum. Bu bakımdan telekomünikasyon sektöründe de kamu ve özellikle isletmecilerimizin ve sivil toplum örgütlerimizin yer alacağı iyi bir müzakere grubunun varlığına, ilke ve yöntemler ile eylem planının bir an önce belirlenmesine ihtiyaç vardır diye düşünmekteyim.”
İLERLEME RAPORU
Raporda, Türkiye bütün telekomünikasyon piyasasında gerçek rekabetin sağlanmasını teminen ilave adımlar atması gerektiği vurgulanıyor.
Raporda, düzenlemeleri etkili bir biçimde uygulamak ve yürürlüğe koymak için ilave çabalar gerekmekte olduğu belirtilirken, gerekli uygulama mevzuatının tam olarak kabul edilmediğinin de altı çiziliyor.
Raporun, “Telekomünikasyon ve Bilgi Teknolojileri” alt bölümünde incelenen sektörde, özetle şu ifadelere yer veriliyordu:
“Telekomünikasyon alanındaki müktesebatın amacı, telekomünikasyon hizmetlerinde ve ağlarında Tek Pazarın etkili bir şekilde işlemesinin önündeki engellerin ortadan kaldırılması ve evrensel anlamda mevcut olacak modern hizmetlerin oluşturulmasıdır. 2002 yılında AB’de elektronik iletişim ile ilgili yeni bir düzenleyici çerçeve kabul edilmiştir. Posta hizmetleri alanında amaç, sektörün, evrensel hizmeti temin eden bir düzenleyici çerçeve ile kademeli ve kontrollü bir şekilde rekabete açılması suretiyle Tek Pazarın uygulanmasıdır.”
Rapor’da, Türk Telekom’un ulusal ve uluslararası sesli telefon ve telekomünikasyon alt yapısının kurulması ve işletilmesi dahil tüm tekel haklarının 2003 yılında kaldırılmakla birlikte serbestleşme sürecinde sınırlı ilerleme kaydedildiği belirtiliyor. Telekomünikasyon Kurumu (TK)’nun yoğun bir iş yükü altına sokulduğunun da altının çizildiği raporda, “genel olarak, piyasaya girişi kolaylaştırıcı önlemler alınmış ve önemli ilerleme kaydedilmiş olmakla birlikte, hâlâ piyasaya girişlerin önünde birtakım engeller bulunmaktadır” deniliyor.
Raporda, Türkiye’deki sabit telefon ve uydu hizmetleri piyasası halihazırda rekabete açık olmakla birlikte, fiilen Türk Telekomun tekeli altında olduğu, servis sağlayıcıların sayısındaki artışa rağmen, geniş bant erişimi sınırlı kaldığı kaydediliyor. Sektörde rekabetçi bir ortam oluşturmak için, özellikle lisans ve tarifelere ilişkin mevzuatın daha etkili bir biçimde uygulanması gerektiği belirtiliyor.



Kaynak : 