ABD’de borç tavanı krizi beklenmedik bir alanda fırsat yaratabilir. ABD Senatosu Demokrat Parti Grup Başkanı Harry Reid’in önerdiği planda radyo spektrumunun yeniden düzenlenerek mobil taşıyıcılara ihale yoluyla açılması yer alıyor. Bu plan hem smartphone kullanıcıları hem de AT&T ve T-Mobile gibi firmalar için yeni bir fırsat olarak niteleniyor.
Dünyanın en büyük ekonomisi Amerika Birleşik Devletleri’nde borç tavanı krizi sürüyor. Bütçe açığı 1,5 trilyon dolara ulaşan ABD’nin borçlanma tavanının yükseltilmesi konusunda iktidardaki Demokratlar ile muhalefetteki Cumhuriyetçiler arasında bir türlü uzlaşma sağlanamıyor. Her iki taraf da alternatif planlar üzerinde yaklaşık 20 gündür çalışmalarını sürdürmekteler. Durumun hem ülke ekonomisine hem de global ekonomiye zarar verebileceği endişesi, piyasalarda da meraklı bir beklentiye yol açmakta.
Amerikan ekonomisinin borçlanma tavanı 14 trilyon 300 milyar dolara ulaştı. Obama yönetimi, kamu harcamalarını karşılayabilmek için borçlanmada üst sınırı yükseltmek istiyor. İktidardaki Demokratlar tavanın 4 trilyon dolar daha artırılmasını talep ediyor. Bütçe açığının 1,5 trilyon dolara ulaştığına dikkat çeken Cumhuriyetçiler ise, 2 trilyon doların üzerindeki bir artışa karşı çıkıyor.
Uzlaşma konusunda kritik tarih 2 Ağustos. Zira bu tarihe kadar borç tavanının yükseltilmesi konusunda Cumhuriyetçiler ile Demokratlar uzlaşamazsa Amerikan Hazine Bakanlığı borçlanma kapasitesini kaybedecek. İşte bu ortamda her iki parti de kendi planlarını hazırlayarak krizin aşılması için çaba sarf etmekteler. Demokrat Parti’nin Senato Grup Başkanı Harry Reid’in oluşturduğu plan telekomünikasyon sektörünü de doğrudan etkileyecek bir bileşene sahip. Söz konusu planda FCC’nin radyo spektrumunda bir düzenleme yapması ve son derece değerli olan spketrumun bir bölümünü ihale yoluyla telekomünikasyon firmalarına açması gündemde.
AT&T ve T-Mobile gibi firmalar uzun süredir data kullanım miktarlarını karşılayabilmek için daha fazla kapasiteye ihtiyaç duyduklarını açıklamaktaydılar. ABD’de smartphone ve tablet cihazların satışlarında yaşanan patlama, bant genişliği tüketen online video servisleri gibi uygulamaların da hızla popülerleşmesine yol açtı. Taşıyıcılar kapasite sorunları nedeniyle kullanıcılara istenen düzeyde bir hizmet sağlayamamaktan şikayetçiler.
Reid’in kurmayları ile hazırladığı planın hükümet için oldukça ciddi bir gelir yaratabileceği ifade ediliyor. Yapılacak yeni bir spektrum ihalesinin 10 yılda yaklaşık 24,5 milyar Dolar civarında gelir yaratabileceği belirtilmekte. Bu paranın 13 milyar Doları bütçe açığını kapatmak için Hazine bakanlığı’na yönlendirilecek. 1,5 trilyon Doları bulan bütçe açığında 13 milyar Dolar oldukça küçük bir rakam gibi gözükse de uzmanlar bunun bir “kazan – kazan” işlemi olacağı ve hükümetin de, taşıyıcı firmaların da, nihai kullanıcının da bu ihaleden karlı çıkacağı görüşündeler.
Demokratların hazırladığı planda kamu güvenliğini sağlamakla yükümlü kurumlar için de önemli bir avantaj sağlanıyor. Plan çerçevesinde polis memurlarının, itfaiye birimlerinin ve acil tıbbi müdahale ekiplerinin kendi aralarında iletişimini sağlayacak özel bir ulusal kablosuz genişbant ağı kurmak için para ve frekans tahsisi gündemde.
Yine de söz konusu planın önünde çok ciddi engeller bulunuyor. Cumhuriyetçiler’in hazırladığı karşı teklifte yeni gelir kapıları yaratmanın yerine bütçe kesintileri ve tasarruf planları ön plana çıkmakta. Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında haftalardır süren müzakerelerde şu ana kadar bir sonuç alınabilmiş değil.
Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisi’nin 433 sandalyesinden 240’ını kontrol ediyor. Tasarının geçmesi için 217 oy gerekiyor. Senatoda ise Demokratların 51, Cumhuriyetçilerin 47 üyesi var; iki üye de bağımsız. Partilerin haftalardır yürüttüğü müzakereler, orta noktada buluşulmasını sağlamadı. 2 Ağustos kritik tarih olarak karşımıza çıkmakta zira bu tarihe kadar borç tavanının yükseltilmesi konusunda Cumhuriyetçiler ile Demokratlar uzlaşamazsa Amerikan Hazine Bakanlığı borçlanma kapasitesini kaybedecek.
Kimileri bu durumu hem ABD ekonomisi hem de global ekonomi için bir felaket olarak niteliyor. Kimi uzmanlar ise durumun sanıldığı kadar korkutucu olmadığını ve aslında hem Cumhuriyetçiler’in hem de Demokratlar’ın bütçe görüşmelerinde sadece 2012’de yapılacak seçim öncesinde halka şirin görünmek ve propaganda yapmak için uğraş verdiklerini söylemekte.



Kaynak : 