Enterprise Storage Group’tan teknoloji analisti Steve Kenniston, “Etraftan fazla bir şey duymadık. Sistemlerde soru yok gibiydi. Finans kurumlarının hepsi elemanlarına normal mesai saatlerinde gelmelerini söylediler. 11 eylülden bu yana bu tür olaylara karşı uyanıklık arttı. Bilişim sistemleri hakkında bir şey bilen ya da bilmeyen herkes, verilerinin hayati olduğunu ve işlerinin buna bağlı olduğunu düşünüp, ona göre tedbir alıyorlar” diyor.
Ancak büyük kurumlar/şirketler genel olarak olağanüstü duruma hazırlıklıydı belki ama küçük şirketlerin bazıları için aynı şeyi söylemek mümkün değil.
Enterprise Storage Group’tan analist John McKnight, “Bu işin asıl önemli boyutu küçük ve orta ölçekli (KOBİ) firmaların farkına varmaları. Çoğunun veri koruma stratejileri olduğunu sanmıyorum. Mesela, dünkü olay Wall Street’i etkilemediyse bile, New York’ta 5-10 kişi arası elemanı olan reklam ajansları, halkla ilişkiler firmaları, mimarlar, moda evleri gibi yerlerin ne kadar veri kaybettiklerini öğrenmeyi çok isterdim. Düşük düzeyde bile olsa, dünkü enerji kaybının ekonomik bir etki yarattığı kesin.
HP İş Sürekliliği Servisleri global direktörü de aynı şeyi düşünüyor. Yani en çok küçük firmaların zarar gördüğünde hemfikir.
Küçük firmalarda genellikle UPS (uninterruptible power supply) yani kesintisiz güç kaynağı bulunuyor. Bu da sistemlerin kontrollü bir şekilde kapatılmasına imkan veriyor. Ama uzun dönemli kesintiler için jeneratör bulunmuyor. Bu da enerji sistemleri tamir edilene kadar çalışamamak anlamına geliyor.
Fowler “Ne kadar çalışamaz iseniz, müşterilerinizin rakiplerinizi arama riski o kadar artar. Biliyorsunuz yeni bir müşteriyi elde etmek, eldekini tutmaktan 10 kat pahalıya mal oluyor” diyor.
11 Eylül olayı, diğer terörist saldırılar, SARS ve son Sarbanes-Oxley türü kanun ve uygulamalar nedeniyle ABD’de İş Sürekliliği uygulamalarına duyulan ihtiyaç arttı. Fowler “2-3 yıl önceye kıyasla, artık bu konuya daha çok firma hazırlıklı.” diyor.
Bu da daha fazla sayıda küçük-orta ölçekli firmanın iş sürekliliği planları geliştirmesi anlamına geliyor. Büyük şirketlerde “felakete-toleranslı” sistemler tercih ediliyor. Örneğin HP’nin son duyurduğu StorageWorks Multi-Site Disaster Tolerant Solution. Bu sistemler “durma zamanı kabul edilemeyecek ve her bir transaction’ın önemli olduğu” durumlarda önemli.
Fowler, Felaket Planlaması yapan şirketlere “ne tür felaket olabileceğine değil, olayın meydana gelmesi sonrası neler olabileceğine ve işinize etkilerine odaklanın” şeklinde tavsiyede bulunuyor.
Son olayda HP’nin bölgedeki müşterileri arasında problem deklare eden tek bir firma çıktı. O firmadaki olayda çok kötü gözükmüyor. Bu şirketin HP ile servis anlaşması vardı. Verileri yedekleniyordu. Dolayısıyla iş HP’nin Philadelphia’daki 5000 m2’lik kurtarma merkezine yönlendirildi. Hem çalışam hem de yedekleme aynı yerden yapılmaya başlandı. HP’nin birkaç müşterisi daha, olayın daha uzun sürmesi durumunda bu merkezi kullanacağını bildirdi.
HP’nin Toronto tesislerinde 14 dış hizmet alan (outsource) müşterisi ve HP’nin iç işlemleri yapılıyordu. Hiç kesintisiz devam etti. İkili operasyon merkezleri tam yedekleme kapasitesine sahipti. Enerji kesintisi oluştuğunda, HP önce UPS sistemlerini kullandı. Daha sonra dizel jeneratörlerle sistemlerin sürekliliği sağlandı. Bu jeneratörlerin 1 tam haftaya kadar kapasiteleri vardı. Toronto’daki işlemler arasında bankacılık operasyonları türü müşteri işlemleri (hatta bir bankanın tüm Kanada çapındaki ATM’leri) ve üretim ya da finansal işlemlerin yürütüldüğü SAP ortamları var.
Toronto tesisleri ayrıca HP’nin kendi iç işlemlerini de yürüttüğü merkez. HP2nin doğrudan satış sitesi olan www.hpshopping.com sitesi de aynı şartlarda devam etti. HP Toronto’daki merkezde, pekçok değişik marka donanımı yani IBM mainframe’ler, IBM AS/400, IBM RS/6000, Sun sunucular, HP UNIX sunucular, HP Non-Stop sunucular ve Windows sunucuları, felakete-toleranslı bir konfigürasyonla yönetiyor.
ABD’deki Şirketler daha önceki felaketlerden ders almadıysalar bile, bu son olayla felaket planlamasının önemini anlamış olmalılar.
ESG’den Kenniston “İnsalar veri korumanın sadece yedekleme yazılımından ibaret olmadığını anlamak zorundalar. Enerjinizi nasıl yeniden geri kazanabileceğiniz, örneğin lisanlarınızı nerden bulacağınız, donanımı ne kadar çabuk sürede değiştirebileceğiniz, size mal/hizmet satanlara ne kadar çanuk ulaşacağınız gibi konular bile önemli. Veri Koruma / Felaket Planlaması kandi başına bir süreç” diyor.



Kaynak : 