Ocak ayında, “Trump seçimlerinin arkasında Rusya var mı?” konulu gerçekleşen toplantıya DHS’den (Anavatan Güvenliği), NSA’den ve CIA’den yetkililer katılmıştı. İddialara göre Trump’ın oylarının Rusya’nın manipüle ettiği söyleniyordu. FBI ve CIA hala araştırmalarına devam ediyor. Toplantıda ABD’nin ‘Ulusal Güvenlik’ konuları ve siber güvenlik de konu başlıkları arasındaydı.
Toplantılarda uçuş sırasında veya terminallerde yapılacak siber saldırılara dikkat çekilmişti. Siber saldırılara yönelik bu şekilde bir önlem alınacağı söyleniyordu ve böyle bir ihtimal bulunmasına karşın; durumun sadece Orta Doğu ve Afrika ülkelerine yönelik olması da ilginç bir detay. Öncelikle durum resmiyet kazanmış olmasına rağmen, resmi ağızdan herhangi bir açıklama yapılmadı, yasağı uygulayan ABD’nin TSA (Amerikan ulaşım güvenliği kurumu) yönetiminden CNN International’ın gece bültenine bazı açıklamalar geldi. Açıklamaya bakılırsa ‘süreli’ olarak uygulanacak, akıllı telefonlardan büyük ve bünyesinde Li-on pil çalışan tüm elektronik aletler uçaklara alınmayacak. Ayrıca söylentilere göre, ABD’nin hava terminallerinde de kısa zaman içerisinde benzer kısıtlamaların getirilmesi de gündemde.
2 İhtimal var: Terör de olabilir, artan patlamalar da olabilir
İnternette kısa bir araştırma yaptığımızda sadece 1 hafta içerisinde gerçekleşen 5 farklı cihaz patlaması yaşanmış. 4 patlama ABD yolculuğunda, 1 patlama ise Pekin’den Avusturalya’ya yolculuk eden bir kişinin başına geldi. ABD uçuşu esnasında laptop’larda bulunan lityum-iyon piller patlamış, Melbourne’daki patlama ise oldukça ilginç: Bluetooth teknolojisine sahip bir kablosuz kulaklığın lityum-iyon pilleri aniden parlıyor ve kişinin suratında 1. Derecede yanık oluşturuyor. (Yanıklar 3 dereceden oluşur, 3. Derece en ağırı, 1. Derece ise en hafif yanıklardır) Kişi üzerindeki yapılan incelemeler doğrultusunda kulaklığın şarjını sağlayan piller iniş sırasında aşırı ısınıyor ve basın değişikliği ile birlikte yanmaya başlıyor.
Uçaklarda meydana gelen bu patlamaların artmasıyla birlikte hükümetler de uçağa alınacak materyalleri gözden geçirmeye başladı, bunun yanısıra bu yaşananları siber güvenlik çerçevesinde de inceledikleri ortaya çıktı. NSA’nin, Bluetooth’lar aracılığı ile saldırılar düzenlenebileceği ile ilgili bir raporu bulunuyor. Bu rapor Samsung Galaxy Note 7 dava incelemelerinde de gözden geçirilse de, Samsung’un pil raporu, NSA’nin raporunu tekrar raflara geri çekmesine neden olmuştu. Türkiye’deki güvenlik uzmanlarına, sorduğumuzda “somut kanıtlar olmasa da bu mümkün” ve Atalay Keleştemur’un “bu mümkün” yorumu, bu durumun NSA’nin paranoyaklığı olmadığını gösterebilir.
Ayrıca Orta Doğu’daki saldırı yöntemlerinin gittikçe “basit teknolojiye” indirgenmesi de bu kararda oldukça etkili. Daha önce DEAŞ’ın, bazı saldırılar için drone kullandıkları biliniyor. Dolayısıyla bu kısıtlamanın altında, potansiyel saldırılarda kullanılacak olan envanterlerin veya ekipmanların engellenmesi amaçlanıyor.
Kısıtlama ve yasak getirilen ülkeler arasında ABD’ye en çok uçuş sağlayan ülkelere ait, Royal Jordanian ve Suudi Airlines firmaları var. Yasaklarda, sonradan eklenen madde detaylı olsa da, durumu özetleyebilecek şekilde; “internete bağlanamayan cihazlar yasak kapsamında değil”
THY, İstanbul’un da aralarında bulunduğu 10 şehirden ABD’ye yapılacak direkt uçuşlarda yolcuların yanlarına cep telefonu dışında tablet, dizüstü bilgisayar ve başkaca elektronik cihazları el bagajı olarak almalarına yasak getirildiği haberini doğruladı. Geçici yasak kapsamına giren ülke ve şehirler şöyle: Türkiye, İstanbul; Mısır, Kahire; Ürdün, Amman; Kuveyt, Kuveyt; Fas, Kazablanka; Katar, Doha; Suudi Arabistan, Riyad ve Cidde; Birleşik Arap Emirlikleri, Abu Dabi ve Dubai.
Yasağın kararını uygulayan hükümet daireleri, şimdilik herhangi bir açıklama yapmaktan kaçınıyorlar fakat bu yasakların uygulanacağı ve dahasının geleceği, ocak ayındaki NSA toplantısında zaten dillendirilmişti.



Kaynak : 