Geçtiğimiz hafta Toronto Üniversitesinde açık kaynak ve serbest yazılım konferansı için toplanan teorisyenler ve analistler, açık kaynak yazılımların büyümesi ile ilgili kavramları ve uyuşmazlıkları tartışırken bu konuya cevap aradılar.
Aslında konferans ticari olmaktan ziyade teknik bir yapıdaydı. Akademisyen ve eğitimli insanlar, kod ve Linux yatırımlarının getirisi yerine daha çok felsefenin özü, retorik ve tarih hakkındaki düşüncelerini aktardılar.
Katılımcılar uygulamadan, olağandışı konulara kadar uzanan geniş bir yelpaze çerçevesinde tartışmalar yaptılar. Bazen ücretsiz ve açık kaynak akımlarının arzu ve heyecanı ile veya bazılarının” şeytan” diye adlandırdığı sahipli yazılım ve ilişkili patentleri hakkında ateşli nutuklar attılar.
Columbia üniversitesi ve ücretsiz yazılım vakfından Eben Moglen panel tartışması sırasında, “yazılımları kontrol edenler aynı zamanda hayatı da kontrol ederler” dedi. ”Umarım bu biz oluruz. Bu ücretsiz yazılım akımının gerçek politik anlamıdır. 21. yüzyılda bireysel özgürlüğe sahip olmak için, insanların onları çevreleyen teknolojik ortamı kontrol altına almaları gerekmektedir.”
Üç gün süren konferansın önemli konuları arasında Apache Web Sunucusunun kurucularından Moglen ve Brian Behlendorf’un düzenlediği, ”Sosyal bir Akım olarak Ücretsiz ve Açık Yazılım” tartışmasını, New York Üniversitesi, Stanford Üniversitesi, Cambridge Üniversitesi ve University of California at Berkley’den teorisyenlerin katıldığı, ”Açık Kaynağın Kanunları ve Politikası” nı sayabiliriz.
En hararetli panel tartışması Red Hat kurucusu Bob Young, Novell’den Matt Asay ve Microsoft paylaşım kaynağı girişiminin dahil olduğu açık kaynak iş modeli konusunda yapıldı. Birçok katılımcı, ücretsiz ve açık yazılım hareketinin çekirdek lisansına itiraz eden Microsoft’un konferansa katılmasını eleştirdi.
Adam Smith’in sorusuna tekrar gelirsek, Red Hat’in kurucusu Bob Young Adam Smith’in 200 yıllık teorileriyle, tüketici idaresinin modern yaklaşımı arasındaki noktaları birleştirdi.
Young dinleyicilere, ”Adam Smith’in dünya görüşü, kendine dönük, bencil bir insan topluluğunun, kendi edinilmiş çıkarları için çalışarak dünyayı en yardımsever kraldan bile daha hızlı bir şekilde iyi bir yer haline getirebileceğidir”, dedi.
Young, “benim en çok ilgimi çeken, gerçekten fazla varlıklı olmaya çalışarak müşterilerinizle ilgilenirseniz dünyayı daha iyi bir yer yapabilirsiniz,” diye belirtti.
Young’a gore internet, bizzat Linux’un doğumuyla Adam Smith’in teorilerinin doğruluğunun ispatıdır. Internetin çalışma ve yaratılış biçimi çeşitli bireysel çıkarların katkıda bulunduğu dağıtılmış bir sistem gibidir. Bu tek bir firmanın veya hükümetin yaratabileceğinden daha iyi bir olguyu ortaya çıkarmıştır.
Young’a göre, işletme sistemlerinin adaptasyonu, uygulamaların mevcudiyetine bağlıdır ve bu kuruluşunun ilk yıllarında Linux’un sahip olmadığı birşeydi. Young sözlerine, o zamanlar bunu sağlayan, Apache Web Server, DNS ve Sendmail gibi ücretsiz ve açık kaynak olanaklarıyla İnternet’in kendisiydi. Bunların hepsi Adam Smith’in teorisinin ücretsiz ve açık kaynak yazılım hareketinin büyümesine uygulanmasının kanıtıdır.
Young, sözlerine, “İnternet, Linux’un adaptasyonunu yönlendiren, çok çekici bir uygulamaydı,” diye devam etti. Ücretsiz ve açık kaynak topluluğundaki birçok kişi, Red Hat’I kar amaçlı modeli için kınadı. Young’ın belirttiğine göre, Red Hat’I kınamalarının nedeni, o zamanlarda bu topluluktaki birçok kişinin kar amacı gütmeyen kurum modelini örnek almasıydı.
Söylediklerini doğrulamak için, Young tekrar Adam Smith’in teorilerini hatırlattı. “İyi ticaret, topluma kar amacı gütmeyen bütün organizasyonlardan daha fazla yarar sağlar. Kar amacı sağlayan motivasyon aslında çok iyi birşeydir; müşterilerimize gerçek değeri sunduğumuzdan emin olmamızı sağlar.”



Kaynak : 