Son 2 yıldır tüm Dünya’da “Geniş bant” yani yüksek hızlı ve daimi bağlantılı internet (kablo internet ve DSL bağlantı) sayısı artıyor. Eylül ayında ITU’nun yaptığı açıklamaya göre Dünya’daki geniş bant kullanıcı sayısı 63 Milyon (Bkz : Dünya’daki Boradband Kullanıcı sayısı % 72 Arttı). Yine bugün sayfalarımızda göreceğiniz ve yeni açıklanan Leichtman araştırmasına göre ise ABD’de 3.çeyrekte Geniş bant kullanıcı sayısına 2 milyon yeni kullanıcısı eklenmiş (ABD’de toplam 23 Milyon kişi Bkz : ABD’deki Geniş Bant Kullanıcı Sayısı 23 Milyon). Peki 20 milyon sabit telefon hattı bulunan Türkiye’deki geniş bant kullanıcı sayısı kaç?
Rakamları utanarak söyleyeceğiz. Türkiye’ye baktığımızda Ekim 2003 itibarıyla, 30.000-40.000 civarı kablo internet ve 10.000 civarı DSL bağlantısı var. İnşallah en son 60.000 DSL bağlantısı da eklenecek ama sayı yine de 70-80.000 olacak. Yani Dünya’daki geniş bant kullanımının binde biri.
Peki bütün dünya çılgınlar gibi geniş banta yönelirken Türkiye’de neden geniş bant gelişemiyor. Bunu size biraz daha detaylı anlatalım istiyorum. Çünkü olaylar devlet-vatan-sakarya edebiyatı içinde kayboluveriyor. Bu yazımda size işin sadece DSL tarafını anlatacağım. Kablo tarafı da başka bir yazıya…
Önce ADSL neymiş onu bir hatırlatalım. ADSL (Asymmetric Digital Subscriber Line) normal olarak üzerinden telefon konuşmaları, fax, 56 kbit/s hıza kadar İnternet ve ISDN bağlantıları yapılabilen aboneleri, yani evlerimizi, telefon santrallerine bağlayan teller üzerinden gidiş ve dönüş yönü hızları farklı olan ve tellerin uzunluğuna göre değişen yüksek hızlarda İnternet bağlantısı kurma yöntemidir.
ADSL yöntemi ile geniş bantlı, yani yüksek hızlı İnternet erişimi alabilmek için abone ile İnternet servis sağlayıcısının POP noktası arasında, (santralde anahtarlama cihazlarına girmemiş) fiziksel bir çift tel, abone ile servis sağlayıcı tarafında ise ADSL modemlerine ihtiyaç var. Hepsi bu kadar.
ADSL modemleri birçok üretici tarafından yapılıp birçok satıcı tarafından satılıyor. Bunları satın alıp kullanmak için herhangi bir izin gerekli değil. İnternete bağlantı verecek lisans (genel izin) sahibi İnternet servis sağlayıcıları da mevcut. Bu servis sağlayıcılarının, hemen hemen her telefon santrali civarında POP noktaları var. Bu POP noktaları ile en yakın telefon santralleri arasında telefon teli çiftleri de genel olarak bol sayıda mevcut.
İnternet servis sağlayıcıları ADSL modemlerini almaya ve satmaya çok hevesli. Çünkü interneti en çok geliştirecek – kullanımı patlatacak olan bağlantı türü bu. Türk Halkı da telefon telleri üzerinden ADSL yöntemi ile çok uygun fiyatlı verilebilen yüksek hız, geniş bantlı İnternet hizmetini istiyor (hem bize ulaşan maillerinizden hem de ADSL konusunda yazdığımız yazıların okunurluğundan bunu biz de görebiliyoruz). Öte yandan ülkemizde yirmi milyon abone ile en yakın telefon santrali arasında telefon telleri mevcut.
Yani un var şeker var / helva yapalım mevzuu..
Ama durum böyle iken neden halkımız bu geniş bant yüksek hızlı İnternet erişiminden faydalanamıyor?
Bu sorunun cevabı: çünkü Türk Telekom A.Ş. (TTAŞ) eğer bu hizmeti ben veremezsem başkasına da verdirtmem diyerek, makul bir kira karşılığı kendi santralinde, aboneden gelen telefon hattını, servis sağlayıcıdan gelen telefon hattına bağlamıyor. Bu yüzden Türk halkı TTAŞ’nin para bulup ihaleye çıkıp ADSL modemleri satın alıp diger lisanslı servis sağlayıcılara verdirtmediği hizmeti kendisi verene kadar beklemek zorunda. . 2 yıldır da zaten bekliyor. Olay bu kadar basit ve sadece bir MONOPOL ZİHNİYETİNE dayanıyor. Bunu anlamak için ne elektronik ne bilgisayar mühendisi ne de iktisat uzmanı olmaya gerek var.
Pekiyi bu durumdan kim ne kazanıyor sizce?
– Abone hizmet alamıyor,
– Servis sağlayıcı ticaret yapamıyor,
– TTAŞ hat kirası alamıyor.
Bu sorunun cevabını bulan kişi herkese büyük bir hizmet yapmış olacaktır.
Not 1 : Bu arada aylardır temcit pilavı gibi, iptal edilip yeniden düzenlenen ADSL ihalelerini ve bu ihalelerdeki alımların ne şekilde yapıldığına dair hikayeleri de tekrarlamadım ama merak eden olursa ADSL İhalesi Konusundaki Düşünceler başlıklı yazıma ve de TT’nin açıklamasına (Bkz : Türk Telekom’dan ADSL konusunda Açıklama)bakabilir.
Not 2 : 17 Kasım 2003 Pazartesi günü 16:30’da Açık Radyo’da Avniye Tansuğ’un sunduğu İnternet ve Hukuk Programında, bu konular Av.Ali Suat Güzeloğlu, Hakan Akan ve turk-internet.com Genel Müdürü Füsun Nebil tarafından anlatılacak. Sorularınız varsa iletiniz. Bu program sırasında cevaplama şansı da olabilir.



Kaynak : 