Televizyon teknolojileri giderek hız kazanıyor. LCD, Plazma ve OLED ekranların ardından şimdi de akıllı TV’ler moda. Bu yeni teknoloji sayesinde açılma ve kapanma komutlarının yanı sıra ses alçaltma, yükseltme, kanal değiştirme gibi tüm komutları izleyiciler oturdukları yerden sözlü olarak veya el hareketleriyle verebiliyorlar. Pek çok firma ardı ardına bu yeni TV segmentinde yer alan ürünlerini tanıtmaya başladılar. Ancak mahremiyet konusu ciddi tartışmalara gebe gibi gözüküyor.
Teknolojinin hızla gelişmesi, hayatımızı her anlamda kolaylaştıran bir durum. Cep telefonunuzla istediğiniz her an internete bağlanmak ve video görüşme yapabilmek 10 yıl öncesine kadar sadece bir hayaldi. Birkaç yıl öncesine kadar evinizdeki TV’lerin sesli komutla çalışacakları, el kol hareketleri ile kanal değiştirebileceğiniz veya TV’nizin sizin yüzünüzü tanıyarak size özel içerik sunacağı söylenseydi sanıyorum kimse inanmazdı. Ancak şimdi tüm bu özellikler gerçeğe dönüşmüş durumda ve hızla hayatımıza girmeye başladılar.
Ancak tüm bu teknolojik gelişmeler, bir yandan da mahremiyet olgusunun ve sansür/kontrol mekanizmalarının hayatımızdaki etkisini farklı boyutlarıyla tartışmaya açmakta. Şüpheci çevreler ve komplo teorisyenleri, teknolojik gelişmeler ile birlikte George Orwell’in 1984 kitabında işlediği dünyanın giderek gerçeğe dönüştüğünü savunuyorlar. Bu görüşe göre, akıllı TV adı altında pazarlanan kameralı – mikrofonlu televizyonlar rahatlıkla tüketicileri takip etmekte kullanılabilir.
Bu endişe, son yıllarda çeşitli marka ve modeldeki laptop ve netbookların entegre kamera sistemi ile birlikte satışa sunulmasıyla da yaşanmıştı. Ancak TV’lerin laptop ve netbooklardan en büyük farkı kapanır bir kapakları olmayışı ve dolayısıyla da kamera sistemlerinin 7 gün 24 saat kayıt yapabileceği iddiası. Böyle bir teknolojinin hem hackerlar hem de devlete ait istihbarat organizasyonları için son derece değerli olduğu söylenmekte. Ardı ardına piyasaya çıkan bu TV’lerin hemen hepsinde internet bağlantısı da mevcut. Ancak akıllı TV üreticilerinin güvenlik önlemleri ve mahremiyet politikaları nedense hiç konuşulmamakta.
Son bir not olarak Japonya’da düzenlenen bir güvenlik fuarı, görüntüleme ve takip teknolojilerinin geldiği son noktayı göstermesi açısından oldukça enteresan. Söz konusu fuarda bir sunum yapan Hitachi firması, yalnızca 1 saniye içinde yüzünüzü tanıyan ve veritabanındaki 36 milyon kayıtla karşılaştırabilen yeni bir güvenlik kamerası teknolojisini gözler önüne serdi. Üstelik bu işlem canlı video kayıtlarında eş zamanlı olarak yapılabiliyor.



Kaynak : 