Yazının önceki bölümlerini
- Alternatif Bir PP06 Değerlendirmesi – 1
- Alternatif Bir PP06 Değerlendirmesi – 2
- Alternatif Bir PP06 Değerlendirmesi – 3
- Alternatif Bir PP06 Değerlendirmesi – 4
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Konferansın ikinci haftasında sıra seçimlere geldi. Genel Sekreter Yardımcılığı için 4 aday vardı ama biri çekilmişti. Şimdi sadece 3 aday vardı. Çinli, İspanyol ve Ayhan Beydoğan. Üstüne üstlük, sayesinde Afrika ve İslam ülkelerinin desteğinin alınacağı umulan Hamadoun Toure de Genel Sekreterliği, 3 tur süren çekişmeli bir seçim sonucu, kazanmıştı.
11 kasım 2006 günü, Antalya’da 3 adayın katıldığı ITU Genel Sekreter Yardımcılığı seçimi yapıldı:
3 adaydan Çinli, hemen ilk turda, ezici çoğunlukla, 95 oy alarak Genel Sekreter Yardımcısı seçildi. İspanyol aday da 34 oy ile ikinci oldu. Ya Türk aday? Evet Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın herşeyi bir kenara iterek öne sürdüğü aday ancak 28 oy alarak “SONUNCU” olabildi. “Binali Yıldırım’ın adayı” diyorum, çünkü “adayın” Türkiye’nin adayı olduğunu kesinlikle kabul etmiyorum. Bunu 2005 yılında, Ayhan Beydoğan aday olmadan önce kendisine de iletmiş; aday olmamasını, aday olması halinde sonunun hüsran olacağını hatırlatmıştım.
Evet, 141 yıl önce ITU’nun kuruculuğunu yapmış Devlet-i Ali Osmani’nin varisi koca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin adayı olarak lanse edilen aday, 3 aday arasında 3. olmayı başardı. Evet! Bravo Binali Yıldırım, bunu başardınız(!) sonunda, sizleri ne kadar tebrik etsek azdır.
Ve bu 3. olma başarısının(!) sebeplerini açıklarken “Çinli Zhao’nun kazanması için Çin Hükümeti’nin Afrika ülkelerine para dağıttığı, borçlarını silmek üzere çok önemli vaadlerde bulunduğu” gibi bir safsataya sığınılmaya kalkıldı ki, hiç de inandırıcı olmadı. Aksine, Zhao için Çin hemen hemen hiç bir şey yapmadı, çünkü buna hiç de gerek yoktu. Zhao 30-35 yıldır ITU’daki çalışmalara fiilen katılmış olup; herkes tarafından tanınan ve asıl mesleği Telekomünikasyon mühendisliği olan birisidir. Son 8 yılda da bizzat ITU’da görev yaparak aday olmuş ve ITU ile hiç bir ilgisi olmayan Türk aday karşısında “açık ara farkla” seçimi kazanmıştır.
Yukarıda zikrettiğimiz emekler, zahmetler ve tüyü bitmedik yetimin rızkından kesilerek yapılan o kadar harcamanın sonunda bu başarı az bile!
Unutmayın, eğer harcanan bunca emek ve para gerçekten uygun bir aday için yapılsa idi, ITU nezdinde Türkiye’nin son yıllarda geldiği statü dikkate alındığında, seçimin kazanılması işten bile değildi.
Türkiye’nin mevcut yönetiminin dikkate almadığı nokta burası idi işte; dünyadaki insanlar politik kaygılardan çok daha fazla “uzmanlığa, teknik bilgi ve beceriye, ve tecrübeye” değer veriyorlar.
Makalenin devamını Alternatif Bir PP06 Değerlendirmesi – 6 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 